6 Aralık 2016 Salı

Ahşap Oyuncak, Geppetto Usta ve Pinokyo

İstanbul Çocukları Masalını Arıyor


gepetto oyuncak pinokyo
İstanbul'da Oyuncak Müzesi kurmak Sunay Akına Yaraşır
Üretim çılgınlığı ile doğadan o kadar uzaklaştık ki sahte bir dünya yarattığımızın ancak farkına varabiliyoruz. Çocuklarımızı naylon ve petrol türevi parklarda oynatıyor evimizi doğanın yüzyıllarca dönüştüremeyeceği atıklarla dolduruyoruz. Dünyayla birlikte onunla uyumlu bir şekilde yaşamak değil, onu fethetme gibi düşünce içindeyiz.

Eyüp Oyuncakçılığı Tarihe Gömüldü


Eyüp'ün oyuncak ustaları kaybolalı yıllar oluyor. Modernleşme uğruna ustalarımızı, el emeği göz nurumunuzu kaybettik. Gepetto ustayı bilmeyen yoktur, hani şu Pinokyo'nun yaratıcısı. Geçen gün İçerenköy Carrefour'da Gepetto Usta'nın Atölyesin'de çocuklar minik elleriyle ahşap oyuncakları zımparalarken, ahşap tahtaları boyarken çocukluğumda kıt kanaat bulduğum oyuncaklar aklıma geldi. Oyuncaklarım bana nasıl bir hayal dünyası yaşatırdı size anlatamam.
pinokyo ilgin hikaye
Pinokyo Yalanlarına Boğuluyor

Doğaya Kulak Ver İnsanoğlu!


İnsan doğanın önemli bir parçası olduğunu unutsa da genetik kodları bunu unutmuyor, evde beslediğimiz hayvanlar doğadan kopamamanın parçası, evde balkonda baktığımız çiçekler bu kodlamanın önemli bir belirtisi, büfelerde, kesonlardaki hayvan bibloları buna işaret ediyor.

3 Aralık 2016 Cumartesi

Hançerli Hanım ve bir İstanbul efsanesi

Blogger Bolat'tan Bir İstanbul Efsanesi

Hançerli Hanım Efsanesi
Bu İstanbul hikayesini "İstanbul Efsaneleri" isimli kitaptan okudum. Anlatıya göre: Bir zamanlar Boğaziçi'nde, tepelere sırt vermiş bir büyük taş konakta güzeller güzeli, simsiyah ipek saçlı, bir hanım yaşarmış.
Bu gizemli hanım, gündüzleri hiç ortalıkta gözükmez ama geceleri bordo kadife perdeli kabininden iner dört safkan İran kısrağının çektiği at arabasıyla şafak vakti dışarıya çıkarmış. İstanbul ahalisi bu gizemli konak hanımını merak eder hakkında çokça konuşurmuş. Şafak vakti Boğaziçi tepelerindeki konağından çıkan kadın ve İstanbul'un en güzel manzaralı sayfiye yerlerine gider, emsalsiz manzarasıyla Boğaziçi'ni seyredermiş.

29 Kasım 2016 Salı

Blogger İpek Atcan ve İstanbul'un Arka Yüzü

Blogger Bolat'ın Pişmanlığı

Geçmiş olsun blogger İpek Atcan
Blogger İpek Atcan İstanbul Metrosunda yaşadığı bir hadiseyi bloğundan paylaştı. Haberi okuyunca bir kız babası olarak midem bulandı. Abuk subuk şeyleri kanun taslağı diye gündeme getirenlerin kulağına küpe olsun! Gelenek diye, görenek diye ipe sapa gelmez şeyleri dile getirenler aklını başına alsın! İstanbul'un tekinsizliği körüklemek istemiyorum ama bu kadar ahlaktan bahseden, bu kadar anadan, bacıdan bahseden toplumda bu tahammülsüzlük, bu şirret, bu kin, bu nefret neden? Sokaktaki kadını yalnızca bir arzu nesnesi olarak görülmesi insanı dehşet içinde bırakıyor.

Her gün yüzü gözü mosmor edilen, her hafta kadın cinayeti görmenin korkunçluğunu anlatamam. Geçmiş olsun blog yazarı İpek Atcan! Geçmiş olsun blogger İpek Atcan! Üzüntümü nasıl dile getirsem bilemedim! Gelecek için endişeliyim!

20 Kasım 2016 Pazar

Naylon Hikayesi ve Laylon İstanbul

Naylon Kelimesinin Hikayesi ve Geçmişi

Bir Naylon Hikayesi

Blogger Bolat'ın etimoloji tutkusunu biliyorsunuz. Geçenlerde bir toplantı esnasında Akform Fabrikalar Müdürü Yaşar Bilada ile tanışma fırsatı buldum. Etimoloji ve sayılarla arası iyi, ODTÜ mezunu olunca sayılarla arasının iyi olması gayet normal. Bana naylonun hikâyesini anlattı ilginç buldum paylaşıyorum.

İkinci dünya savaşı yıllarıdır. Savaştan önce Japonya dünya ipek üretiminin en önemli ülkesidir. Dayanıklı ip yapımında kendir kenevir gibi tarımsal maddeler bulunsa da hiçbiri ipeğin yerini sağlamlığının ve hafifliğinin yerini tutmuyordu.

İpek özellikle paraşüt ipi yapımında dayanaklı, esnek ve hafif olması nedeniyle tercih ediliyor ve büyük bir ticari kazanç sağlıyordu. Olası bir Japonya savaşı için BD’lilerin bolca paraşüte ihtiyacı vardı. Amerikalılara ipeği Japonlar vermeyeceğine göre ipek yerine ipek kadar sağlam hatta ondan daha ucuz bir ürün gerekiyordu.

Amerikan hükümeti ihtiyacını piyasaya bildirince Fransız orijinli Amerikan şirketi Dupont uzun bir araştırma ve geliştirme işleminden sonra ipeğin yerini alacak bir maddeyi bulur. Şimdi Japon Nippon ayvayı yemiştir. İnce bir gönderme olarak Dupont şirketi buldukları bu sağlam maddeye "Now You Lost Old Nippon” diyerekten bu kelimelerin baş harflerinden akrostiş yapmıştır.

Nippon'a Amerikan Akrostişi "Now You Lost Old Nippon"

Now
You
Lost
Old
Nippon

29 Ekim 2016 Cumartesi

Blog yazarları, bloggerlar için İstanbul ve Türkiye dünya mirasi listesi

İstanbul’da Dünya Mirası Listesine Alınmış Alanlar Yapıtlar

Yeryüzünün ilk şehri Türkiye'de kuruldu haberin var mı?

Garip davranışları olan bir milletiz. Gözümüzün önündeki güzelliklere gözümüzü kapatarak yaşıyoruz. Tüm Ege sahillerini dolaştığı halde İstanbul Arkeoloji Müzesi'ne’ne taş yığını diyen üniversite mezunu insan biliyorum, insan taşa döner yahu, arkadaşım demeye utanıyorum o da ayrı bir durum.

Bu dünya mirası listesini blog yazarları blogger arkadaşlarım için hazırladım. Tiz elden gezilmeyen yer kalmaya bu listede. Bu yaz kısmet olursa Çorum Alacahöyük ve Boğazköy'e blogger arkadaşlarımı organize ederek bu güzel yurt toprağını blogger arkadaşlarımla tekrardan, tekrardan gezmek istiyorum, gezmeye doyamadığım yer burası, ben gizli Çorumlu muyum diyorum! Listemizde 8 kişilik kontenjan var katılmak isteyen bloggerlar buyursun iletişime geçsin. Çorum Valiliği'ne, ÇTSO Çorum Sanayi Ticaret Odası'na, Çorum Belediyesi'ne duyurulur.

23 Ekim 2016 Pazar

Mağcan Cumabayev'in Türkiye Sevgisi

Mağcan Cumabayev ve Alaş Orda


Mağcan Cumabayev / Uzaktaki Kardeşime
Osmanlı Devleti tarumar olurken, Türkiye'nin vatanseverleri büyük bir kurtuluş savaşı veriyordu. İşte tam bu sıralarda Orta Asya'da bir aydınımız Anadolu mücadelesine katkı vermek için kapı kapı dolaşıyordu. Şehir şehir dolaşıp Kurtuluş Şavaşı veren yiğitlere toplayabildiği kadar para ve değerli mücevher  toplayan Mağcan Cumabayev onları Atatürk'ün Moskova'ya gönderdiği büyükelçimize teslim ediyordu. 



Uzaktaki Kardeşten Uzaktaki Kardeşe Mektup


Yazdığı "Uzaktaki Kardaşıma" adlı şiiri ile Türkiye ve Kazakistan'ın aynı yüreğe sahip olduğunu anlatan vatansever Mağcan Cumabayev, Türklerin Kazak boyundan bir şairdi. Türk çocukları bu ismi asla unutmayacaktır. Ruhun şad olsun atamız, büyüğümüz aydınımız Alaş Orda’nın yiğit evladı Mağcan Cumabayev, varlığın varlığımız olmuştur. Seni kalbimizin ortasına yazıyoruz.

8 Ekim 2016 Cumartesi

Dünyanın en ünlü Türk blogger'ı Anıl Polat

Türk Blog yazarı Anıl Polat'ın başarısı

Blog yazarı Anıl Polat ve bloğu foxnomad.com
Çok uzun zamandır tartışıp dururduk, neden bir Türk blogger dünyada gündem olamıyor diye. Sağ olsun blog yazarı Anıl Polat yüzümüzü güldürdü. Teşekkürler Anıl. Blogger Anıl Polat bir bilgisayar mühendisi, Anıl seyahat edenlerin hayatını kolaylaştıracak bir uygulama ile  gündeme geldi. Dünya basınına da konu olan  Türk blogger  Anıl Polat, tüm havalimanlarına ait Wi-Fi şifrelerini tek bir harita üzerinden yayınladı. Böyle olunca dünya basınında uygulaması haber oldu. Polat'ın uygulaması harita üzerinde sürekli güncelleniyormuş. Uygulama harita üzerinde havalimanlarının yerini seçerek, o havalimanına ait Wi-Fi bilgilerini görebiliyoruz. Eline koluna aklına sağlık Anıl Polat. Blogger Bolat için şuanda yeryüzünün en meşhur blog Türk blog yazarı sensin. Olay budur, seni İstanbul'dan selamlıyoruz, aklına sağlık kardeşim...

Blog yazarı Anıl Polat'ın bloğunu şu linkten ulaşabilirsiniz.