27 Mart 2017 Pazartesi

İstanbul Kütüphaneleri ve Kütüphaneler Haftası

Beyazıt Devlet Kütüphanesi - İstanbul

Kütüphaneler Haftası Kutlu Olsun

Mart ayının son haftası ve Nisan ayının ilk haftası ülkemizde Kütüphaneler Haftası olarak kutlanılıyor. Her ne kadar bilginin dijitalleşmesi devam etse de insanlığın gerçek bilgi mirası dünyanın kütüphanelerinde bulunuyor. Bu vesileyle ülkemiz kütüphanecilerinin Kütüphaneler Haftası'nı  tebrik ediyorum.

Dün gibi hatırlıyorum ilk kütüphane maceram Jules Verne'nin Denizler Altında Yirmibin Fersah adlı kitabıyla başladı. Bu mekanların havası insana, kültürü, sanatı, çalışkanlığı hatırlatır. Sanırım 2009 yılıydı Almanya'da Dortmund Üniversitesi'nin kütüphanesine gittiğimde şunu gördüm bütün masalar doluydu. Ve bir Allah'ın kulu başını kaldırmıyor bizdeki gibi sağa sola bakmıyordu. Oysa biz üniversite öğrencisiyken kütüphaneler boş, kantinler dolu olurdu. İstediğin kadar Almanya'yı eleştir! Çalışkan millet, işini hakkı ile yapan bir millettir Almanlar.


İstanbul'da beğendiğim kütüphaneler var. Bunları sıralayacak olursam şöyle sıralarım:


1- Beyazıt Devlet Kütüphanesi
2- Atatürk Kitaplığı - İBB 
3- İSAM Kütüphanesi 
4- Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesi
5- Şemsi Paşa Halk Kütüphanesi
6-Salt Galata Kütüphanesi


Devlet Kütüphanesi Nedir?


Kitap, dergi, film gibi eserlerin yanında afiş ve broşürler müzik kayıtları da bazı kütüphanelere gönderilir bu kütüphanelere devlet kütüphanesi denir. Türkiye'de bildiğim kadarıyla 3 tane devlet kütüphanesi var. Ankara'daki Milli Kütüphane, İstanbul'daki Beyazıt Devlet Kütüphanesi ve İzmir'deki Devlet Kütüphanesi'ne yayımlanan tüm eserler gönderilir. Bu yasal bir zorunluluktur.

ABD gibi bazı ülkelerde kütüphaneciler  doktora mezunu olur. Onlar ihtisas kütüphanelerinde çalışıp araştırmacılara yardımcı olurlar işte bu insanlara ayaklı kütüphane deriz.


12 Mart 2017 Pazar

Haliç'in Zincirleri Kültürel Mirasımız

Zincir Kelimesinin Kökeni ve Haliç Zincirleri

Haliç Zincirleri - Aya İrini Müzesi. Foto: Abdullah Biraderler

Zincir kelimesi kadınlarla ilintiliymiş! Nasıl yani! Dediğini duyar gibiyim. "zenne", "zengin" "zincir", "zindan" kelimeleri aynı kökten geliyormuş. Farsça'da "Zenne" kelimesi kadın demek. Çocuk düşüren kadınların zincire vurulması veya hapsedilmesi gibi eski ve kötü bir Fars adeti varmış! "Zindan" kelimesi kadın hapsolunan yer demekmiş. Kısa bir etimolojik açıklamadan sonra gelelim asıl maksadımıza! Geçen bir kurumun duvarında büyük bir zincir baklası gördüm. Aklıma Haliç'i koruyan zincirler geldi, unutmadan yazayım istedim. Siz o meşhur Haliç'in zincirlerini gördünüz mü? Başka bir ülkede olsa yıllık 3 milyon ziyaret alırdı. Varlık içinde yokluk çekmek nasıl olur diye sorsalar "Türkiye"yi örnek göstermek isterim. 

6 Mart 2017 Pazartesi

CNR-Kitap Fuarı'nda Wattpad Kitap Blog Yazarları

Wattpad yazarları CNR Kitap fuarına damga vurdu



Wattpad Türkiye Kitap Bloğu Yazarları
CNR Kitap fuarını ziyaret ettim. Bazı yazar arkadaşlarla konuştum. Gençlerin fuar içindeki bazı stantların önünde kuyruk oluşturmasına yanımdaki arkadaşım şaşırsa da ben şaşırmadım. Çünkü onlar blog yazarlarıydı yani Wattpad blog yazarları! Gençler kendilerinin dilinden anlayan akranlarının imza günlerine hücum etmişler. Kimler bunlar blogger Bolat diye soracak olursan yazayım okuyucum. İşte o kitap blog yazarları: Filiz Puluç, İrem Demirbaş, Zeynep Sey, Dilara Keskin ve Tuğçe Doğan.


Kitap fuarında eş dost ziyareti


19 Şubat 2017 Pazar

Bir Blogger 11 Faklı Ayna 11 Marka

Hüzünlü bir şarkı vardır, biraz mırıldanınca hemen dilinize pelesenk olacak! Nedir bu şarkı:

Harmanım ben harmanım! Kırk satırlık fermanım! Yok dizinde dermanım 
Eyletmen beni, Söyletmen beni, Ağlatman beni, Ayyynalaaar ayyynaalaar! 

Moda Blog Yazarı Inna 11 Faklı Mağazada

Alışveriş merkezinde hırsız muamelesine ses çıkarmamak!


Bu alışveriş işini hep sıkıcı bulmuşumdur. 2 yıl önce ünlü bir markanın Marmarapark AVM’sinde bir gömlek denemek isterken görevli kız çantamı açmamı söyledi! Çantamı açmadım ama! Açtım ağzımı yumdum gözümü! Göz göre göre hırsız muamelesi yapıyorlardı! Beyefendi öyle, beyefendi şöyle dedilerse de “herkesi kendiniz gibi mi sanıyorsunuz, bu ne büyük terbiyesizlik” deyip mağazadan ayrıldım! Ben sandım ki sadece bana yapıyorlar! Oysa birkaç kişi beni çevirip bunu çantası olan herkese yapıyorlar dediler! Bu daha korkunçtu! Bir ben miyim arızalı olan! Neden hırsız muamelesine tabi tutulmayı normalleştiriyoruz! İşte bu nedenle bu AVM'ye mecbur kalmadıkça gitmiyorum!

11 Şubat 2017 Cumartesi

Mecidiyeköy Kimliksiz Bir İstanbul Semti

Bir semtin ruhuna Fatiha! Mecidiyeköy

Bir zamanlar buralar da dutluktu /Mecidiyeköy
Bir zamanlar (yaklaşık 60 yıl önce) buralar da hep dutluktu! Padişahın bir ihsanıyla kurulmuş bir köyken bugün İstanbul'un en çirkin alanlarından biri oluverdi! Çiftlikler, bağ evleri, karanfil kokan bahçeler yok oldu! Ortasından yol geçti, her yanını gecekondular sardı. Sonra iş hanları alışveriş merkezleri dikildi derken 20. yüzyılda başka modern bir gecekondulaşma daha yaşadı bu semtimiz!

Nereyi anlatıyorsun Blogger Bolat!

Adındaki 2 değerli sözde şey "Mecidiye" ve "Köy"


28 Ocak 2017 Cumartesi

Atilla Hülagü İstanbul Boğazı'nı Yürüyerek Geçen Adam

İstanbul Boğazı'nı Yürüyerek Geçme Hayali!


 Walking on water / Bosphorus / İstanbul / Turkey
İstanbul Boğazı’nı sadece İstanbullular mı sever? Bana göre İstanbul Boğazı yeryüzünde yaşayan herkesin görmek istediği bir yerdir. Böyle bir coğrafyanın var olduğunu bilip de gezmeme isteği akılla izah edilebilir bir durum değil. Her İstanbullu gibi ben de İstanbul Boğazı’nı çok seviyorum. Sarıyer’de oturduğum yıllarda neredeyse haftada 3 günüm Boğaz’da yürüyüşle geçerdi. Ama İstanbul Boğazı'nın trafiği İstanbulluyu çıldırtır. Peki, ya İstanbul Boğazı'nı yürüyerek geçseydik! "Bu ne saçma hayal Blogger Bolat" dediğini duyar gibiyim! Hayal değil gerçek!

Atilla Hülagü Kimdir?


Bugün ben size İstanbul Boğazı’na sevdalı başka birini tanıtmak istiyorum. "Haydi söyle kim kim" dediğinizi duyar gibiyim. Evet açıklıyorum: Atilla Hülagü! "Kimdir, necidir, ne iş yapar Atilla Hülagü?" Kendisi o yıllarda yüzbaşı rütbesinde bir deniz subayımızdır. İstanbul Boğazı’nı yürüyerek geçmiş tek insandır! "Af buyur ne dedin ne dedin!" İstanbul Boğazı’nı yürüyerek geçmiş tek insandır! Ne yazık ki kendisi hakkında gov.tr, bel.tr uzantılı hiç bir adreste dişe dokunur bir belge bulunmamaktadır. Neden hayret ediyorsam!

22 Ocak 2017 Pazar

Blog Yazarları Savurganlık Çıgırtkanlığı ve Tasarruf

Evlerimiz Gereksiz Hediyeler Çöplüğü Oldu



Yazar Öykü Odabaş'ın Kitabı Peri'yi Babaya Alıyoruz
Malum okullar yarıyıl tatiline girdi. Teo’nun karnesi çok iyi olunca onun ödüllendirilmesi gerektiği konusunda bir ortak karara vardık eşimle. Madem Teoman’a hediye alıyor, ödüllendiriyoruz Öyküye almazsak olmazdı ona da hediyeler almaya çalıştık. Çocukların odalarına baktım hayatım boyunca böyle çok oyuncak görmedim içerisi plastik yığını. olmuş.


Blogger Bolat'tan Öneri: Özgür Bolat ve Beni Ödüllen Cezalandırma Kitabı


16 Ocak 2017 Pazartesi

Kadıköy Belediyesi ve Zeytinburnu Belediyesi'ne Sorular!

Geçen gün Kadıköy Belediyesi bir basın bülteni göndermiş. Meteoroloji Genel Müdürlüğü kendilerinden gözlem istasyonu kurmak için yer istemişler. Oysa aynı Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün  12 yıl önce ihaleye çıkarılan 44.000 m2’lik eski meteoroloji arazisi bilmem ne inşaat şirketine satılmış! Aradan zaman geçince satılan arazinin yanı başında bulunan Göztepe Özgürlük Parkı’na Otomatik Meteoroloji Gözlem İstasyonu (OMGİ) kurulması için Kadıköy Belediyesi’nden yer istemişler. İstedikleri alan satılan meteoroloji arazisine sadece 300 metre uzaklığında. Şimdi Kadıköy’de satılan meteoroloji i arazisinde 4 gökdelen duruyor!
İçine İstasyon Kurulacak Olan Göztepe Özgürlük Parkı

Kadıköy Belediyesi yaşananlara rağmen parkın içine istasyon kurulmasına izin vermiş. 


KADIKÖY BELEDİYESİ'NE SORUYORUM, NEDEN İZİN VERDİNİZ GİTSELERDİ GÖKDELENLERİN BAHÇESİNDEN İZİN ALSALARDI, NEDEN İZİN VERDİNİZ?

Şimdi devlet arazisini hoyratça satanlara sesleniyorum. Yahu İstanbul'da çadır kuracak arazi kalmadı devlet ihtiyaçları için biraz da gelecek nesillere bırakın bu arazileri. İlla inşaat şirketlerini memnun etmek gibi bir derdiniz mi var! 

Kadıköy’deki bu durum benim aklıma “Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak” deyimini aklıma getirdi.


Dimyata Pirince Giderken Evdeki Bulgurdan Olmak

14 Ocak 2017 Cumartesi

Blog Yazarı Blogger Alexander Lapshin Neden Tutuklandı?

Zaman zaman blogsferdeki olayları sizinle paylaştığımı biliyorsunuz. Bunlardan biri de  İsrail, Rusya, Ukrayna gibi birçok ülkenin vatandaşı olan blogger Alexander Lapshin'in Belarus polis teşkilatına tarafından Azerbaycan hükumetinin talebi doğrultusunda Minsk'te tutuklanması oldu.

Blog Yazarı Alexander Lapshin Devletler Arası Sorun Oldu

Blog Yazarı Alexander Lasphin Kimdir? 


İsrail medyası Haaretz’e göre Lapshin, Moskova'da doğmuş ve İsrail Savunma Kuvvetlerinde görev yapmış bir kişi. 20 yıl önce İsrail'e göç etmiş. İsrail, Rusya, Ukrayna vatandaşlığına sahipmiş.


Peki, neden tutuklandı blog yazarı Alexander Lapshin? 


Ermenistan'ın işgali altındaki Azerbaycan toprağı Dağlık Karabağ bölgesini ziyaret etti ve buradan hem Azerbaycan Devleti hem de Devlet Başkanı Sayın İlham Aliyev hakkında ağır yazılar yazdı. Bunun sonucunda da Azerbaycan devleti kendisi hakkında işgal altındaki Azerbaycan topraklarına izinsiz olarak giriş yaptığı için tutuklama kararı çıkarttı.

İsrail medyası ayakta, Belarus’ta tutuklu bulunan Alexander Lapshin İsrail’li yetkililer tarafından tarafından ziyaret edilmiş. Şimdi Azerbaycan’a baskı yapıp İsrailli  blog yazarı Alexander Lapshin’in serbest bırakılması için çalışıyorlar.

Blogger Alexander Lapshin'in Türkiye ve KKTC Ziyaretleri


7 Ocak 2017 Cumartesi

İstanbul'un Karlı Hallerleri ve Kar İsimleri

İstanbul'da beyaz esaret! İstanbul'da beyaz felaket! Kar İstanbul'u esir aldı!



Gece Yağan Karın Işık Oyunları - İstanbul / Blogger Bolat
Bunlar medyada yer alan klişe söylemler. Bu arkadaşlar çoğu zaman ne yazdığının farkında bile değil. Longozlara "kurutulması gereken bataklık yer" yazanları bile görmüştür bu gözler. Gamlı baykuşların kötümser cümleleri kar yağışı gibi güzel bir doğa olayını sevmemize engel değil!

Tabiatın en güzel hali kar yağışı! Kar: Havada beyaz ve hafif billur, kristal biçiminde donarak yağan su buharıdır. Havadaki su buharının sıfır derecenin altında donup kristalleşmesiyle kar meydana gelir. Yağmurdan sonra dünyada büyük oranda kar yağışı görülürmüş.


Kar bereketin sigortasıdır


Kar, yeryüzündeki en güzel en bereketli ve en gerekli örtülerden birisidir. Kar yağmur kadar hayati bir yağış şeklidir. Hatta ülkemiz tarım arazilerinin sigortasıdır desek yeridir. Toprağın nemli kalması yönüyle yağmurdan daha çok aranır. Toprağı ve toprak üstündeki bitkileri uzun bir süre korur. 

Kar kelimesinin etimolojisi kökeni