25 Haziran 2017 Pazar

İstanbul'da Bir Bayram Sabahı

Kaynak: bizevdeyokuz
Kaynaşmak nedir? Toplu taşımada insanların vıcık birbiri ensesine üflediği durum mudur? İnsanlar nasıl kaynaşır! Sohbet ederek, konuşarak, görüşerek! Müjdeler olsun kaynaşma ihtiyacımız kalmamış olacak ki bayramları toptan tatile dönüştürdük. Toplumsal yapımız için yara sayılabilecek bu durum kapitalizmin mümessilleri tarafından doluluk oranları, turizm ve ekonominin canlanması olarak ifade ediliyor. Sosyoloji bilimini sevmeyen bir millet olduğumuz için garipsemedim!

Bayramlaşmayı unutacağız anlaşılan! Bayramlar sevdiklerimizi ziyaret ve sevgi dolu bakış demektir. Bayramları Bodrumda, Çeşmede, Marmaris'te, Alanya'da, Antalya'da dalgalara maya çalmak olarak algılamaya başladıysak vay halimize. 

Bayram mı tatil mi? Bayram ile tatil arasındaki farklar!


Bayramda tatile çıkıyoruz! Bayramla, tatiller arasında fark olması gerekmez mi? Tatil, kanunlar gereğince çalışılmadan dinlenerek geçirilecek gün demek! Peki, bayram ne demek? Bayram,özel olarak kutlanan gün demek! Demek oluyor ki Türk halkı artık bayramı sahilde kutlayacak! 

Peki, toplumsal yapımızın hücrelerini yenileyecek bayramlaşma merasimleri telefonlara mı kalacak! Uzaktaki annenizle, babanızla, yakın ya da uzak akrabalarınızla sadece sesinizle mi bayramlaşacaksınız! Ya sonraki bayramda o akrabalardan birini kaybederseniz! O yokluğa nasıl alışacaksınız! Bayramlar turizm para kazansın diye mi var! Şimdi zinciri kırıp modernleştiğimizi düşünebilirsiniz. 

"Birkaç gün tatil var denize girsek ne olacak Blogger Bolat neden atar yapıyorsun!" diyebilirsiniz!

 "Günah mı yani denize gireyim, tavuk gibi yanayım, havuza gireyim, otelde tüneyeyim ne var bunda!"

Ne demeli bilemedim fakat geleceğe güzel bir miras bırakıyorsunuz diye düşünüyorum. 

"Heh yola gel şöyle işte!" 

Diyorsanız cümle bitmedi! Siz yaşlandığınızda muhtemelen çocuklarınız da bayramları sizin gibi tatil olarak görerek tatil beldelerine akacak. O yokluğu kaldırabileceğinize kendinizi inandırabiliyor musunuz?

Aile kelimesinin kökeni "Ayl" dayanak, destek demektir


Aileler toplumumuzun temelidir. Aile dünyanın en anlamlı kelimesidir! Nedir aile kelimesinin kökeni? Aile Arapça bir kelime olup "ayl" yani "destek, dayanak" kökünden türemiştir. Bayramları kaynaşmak aile yapımızı güçlendirmek için bir vesile olarak görmemiz gerekir. Aile dünyanın en korunaklı yeridir, ailemizden güç almak, bağları kuvvetlendirmek gerekir. Başınıza bir iş geldiğinizde sizin sorunlarınızı, o çok fiyakalı oteller, tatil kulüpleri ya da tur şirketleri çözemez! 

İmdat çığlıklarınıza cevabı sadece aile ve dostlarınızdan alacaksınız buna emin olun! Toplumumuz hızla çözülüyor! Kendi kültürel yapısından, geleneğinden uzaklaşan toplumların sonu yok oluştur. Aman diyeyim en azından 1 gününüzü ailenizle bayramlaşmak için ayırın derim! 

Abdürrahim Karakoç Bayram şiirinde şöyle der:


Kar çiçeğim solmuş kar yatağında
Can verir ırmağın dar yatağında
Arife gecesi yer yatağında
Üstüme serdiğim bayramlar hani?
Bayram demek takvimdeki yazı mı?
Bayram hasret, bayram ağrı, sızı mı?
Açıp yüreğimi, yumup gözümü
Özüne girdiğim bayramlar hani?

Mutlu bayramlar, esenlikler dilerim…



20 Haziran 2017 Salı

Eskiden Buralar Hep Dutluktu İstanbul


Dut ağacının ve dut kelimesinin ilginç hikayesi


Dut Ağacı Boyunca Dut Yemedim Doyunca....
İstanbul için söylenen en önemli cümlelerden biri şudur herhalde: “Eskiden buralar hep dutluktu.” Maalesef Blogger Bolat insanı olarak biz İstanbul’un dutluk olduğu yılları göremedik. Ama gönül bugün de “Buralar hep dutluk” diyebilmeyi arzu ederdi, cümlenin sonuna dili geçmiş zamanı koymadan. İstanbul’un en önemli dutlukları Şişli, Nişantaşı semtinde yer alıyordu. Topağacı semti kocaman bir dut ormanıydı. Büyük anane anlatırdı.

İstanbul’un o koca boşlukları, kocaman tarım arazileri cinnet geçiren bir mirasyedilik tavrı ile hebe-lüp talan edildi. Artık "dut" görmek için Anadoluya gitmeniz gerekiyor. Bu da bir seromonidir gidin memlekete dut silkeleyin aman sakın ha ağaçtan düşmeyin kulaklarım çınlamasın. Yaz denince akla gelen en önemli meyvelerden biri duttur diyoruz çünkü "dut"  aşkın meyvesidir. Aşk gibi dadlıdır. Anadolu’da TOKİ’nin gazabından ve açgözlü inşaatçıların kem gözlerinden korunabilmiş çok yer var burada bahçelerde halen çok sayıda dut ağacı vardır.

8 Haziran 2017 Perşembe

Lunaparklar, Eğlence Merkezleri, Tema Parklar ve İstanbul

Lunaparklar, Çocuklar ve İstanbul'da Bayramlar!


Lunaparklar, Temaparklar İstanbul'da Nerede?
Bayramlar yaklaşıyor. Blogger Bolat insanı 40'ı geçti 2 de çocuk sahibi. Hal böyle olunca çocuklar ve eğlence kelimeleri bizi istanbul lunaparkları, eğlence merkezleri ve İstanbul'un tema parkları ile ilgili yazı yazmaya itti. Çoluk çocuk, torba boncuk lazım olur diyerekten blog yazımızı kaleme alıyoruz. Maksat ammeye hizmet olsun efem!

Lunapark Kelimesinin Hikayesi, Kökeni, etimolojisi? 


Etimoloji hastası Blogger Bolat İnsanı, Lunapar Kelimesinin Kökeninde araştırdı. Öyle ise buyrun Lunapark kelimesinin kökeninin hikayesini etimolojisini açıklayarak blog yazıma başlayayım.

Lunapark kelimesi, İtalyanca'dan dünya dillerine geçmemiştir. "Luna" ay demek "Park" ise çiçekli böcekli bahçeli geniş alan demek değildir! Lunaparkın isim babası bir Rus! Lunapark kelimesinin ilginç bir hikayesi var! Rus aydını, Rus politikacı Anatoli Lunaçarski, Çarlık Rusya'sına karşı duran bir adem evladıdır. O da her aydın gibi doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar misali doğruyu eğmeden bükmeden söylemiştir. "Çarlık mı olur güzel kardeşim, aş, iş, emek, işçi, adalet" dedikçe Çarlık tarafından anarşist ilan edilip Fransa'ya kaçmak zorunda bırakılmıştır! 

3 Haziran 2017 Cumartesi

Canım Ciğerim Asmalimescit Taksim Beyoğlu'na Gidelim

İstanbul'un En İyi Ciğercileri


Canım Ciğerim-Taksim-Tünel-Beyoğlu-Asmalımescit
Taksim’e çıktığımda aklıma gelen ilk mekânlardan biridir. Eğer uzun zamandır evde Arnavut ciğeri filan da yapılmamışsa çöldeki vaha gibidir Canım Ciğerim. Ayaklar kendiliğinden İstiklal Caddesi'nin kalabalığı içinde mıknatıs gibi beni oraya çeker. Sakatat olayına İstanbul, Beyoğlu, Taksim’de alışmış Blogger Bolat insanı “..Ah ciğerimiiiin köşesi” diyerekten akar Tünel’e Tünel'e doğru.


Arnavut Ciğerine İhanetim Canım Cigerim Ciğer Şişleri


Abartısız, mütevazi ve cüzdan yakmayan salaş bir yerdir Canım Ciğerim. Lavaşı, maydanozu, közde biberini mi yoksa rokası, mis gibi taze nanesi, teresini, ezmesi, közde domatesini öveyim bilemedim. Ramazan ayına yakışır bir şekilde yeme içme ile ilgili bir blog yazısı yazayım derken aklıma ilk gelen mekân Asmalımescit Canım Ciğerim oldu. Evde Arnavut ciğerini çok seven ben şimdi size şişlere takılmış ciğerleriyle ünlü Asmalımescit Canım Ciğerim adlı restaurantı anlatacağım. Benim gibi Arnavut ciğeri ve Edirne usulü ciğer sevenleri darıltmadan başlayalım blog yazımıza.

Sumaklı soğan salataya karşı ağız kokusu giderecek sakızlarımız hazır mı? O zaman başlayalım! İsmi ile müsemma bir mekân. Canımız, ciğerimiz gibi severiz. Burada seçim diye bir derdiniz yok! Ne yersiniz sorusuna vereceğiniz 2 tür cevap var! Ya ciğer şiş ya et şiş! Olay bu kadar basit yani.

28 Mayıs 2017 Pazar

Allah namerde, merde, hiçbir ferde muhtaç etmesin!

Çok sevdiğim Bektaşi geleneğinde bir söz vardır. Onun bir uzantısı olarak bugün deriz ki "Allah namerde muhtaç etmesin" oysa atasözünün tamamı böyle değildir. İşte o atasözünün tam hali şöyledir:


Allah namerde, merde, hiçbir ferde muhtaç etmesin!


Türk-İslam Kültürünün Önemli Motifi Bektaşi Babaları
Özellikle Allah kimseyi "Namerde" yani gerçek anlamda adam olmayana, gerçek bir insan olmayana, "Merde" yani adam olana, iyi insan olana, "Hiçbir ferde" sana, bana, ona, buna yani hiç kimseye muhtaç etmesin!

Bu güzel atasözünün etimolojisi teolojik bir geçmişe sahiptir. Edebiyat tarihçimiz Abdülbaki Gölpınarlı hocamızın derlemesine göre: Bektaşilerin "büyük gülbank" denen cemlerinin sonunda baba tarafından okunan bir sözdür. Bu güzel gülbanklarda olduğu gibi hiç kimsenin kimseye muhtaç olmadığı, kimsenin kimseyi kırıp üzmediği güzel günler diliyorum. Sofralarımız bereketli, evlerimiz huzurlu, işlerimiz bol kazançlı olsun!

Hayırlı Ramazanlar Diliyorum!


24 Mayıs 2017 Çarşamba

Kurumsal Bloglar Markalar ve Türkiye Örnekleri 2017

Kurumsal bloglar faydalı mıdır?



Kurumsal Bloglar Nasıl Olmalı?
İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı Bahçesi'ndeki kafede bir grup dostumuzla konuşurken söz döndü dolaştı "kurumsal-bloglar"a geldi. Biz  konuyu yaklaşık 2 saat tartıştık! Ben de bu konudaki düşüncelerimi buraya döktüreyim istedim. Müthiş bir dijital dönüşüm içindeyiz. Kurumsal bloglar hızla artıyor. Değişime ayak uydurmak isteyen kurumlar da acayip bir telaş içinde. Çünkü firmalar fark kettiler ki kurumsal bloglar aynı zamanda dijital rekabetin gizli bir aracı.


Ben "kurumsal blog" fikrini uzun süre beğenemedim. Halen de tam olarak içime sindirebilmiş değilim, kafamda deli soru işaretleri var! Çünkü blog dediğimiz şey özel olduğu için çok değerlidir. Eğer kurumsal bloglar haber sitesi mantığıyla anonim haberlerden, basın bültenlerinden oluşacaksa ki bugün maalesef çoğu öğle ben bu şekilde oluşturulmuş ya da oluşturulacak olan blogların koca bir veri çöplüğünden başka bir şey olmayacağını düşünüyorum. Ama tersi geçerli olursa da faydalı bulurum.

Kurumsal blogların kuruluş amaçları nelerdir?


15 Mayıs 2017 Pazartesi

Vikingler, İskandinavlar Türk Soylu mu?

Roskilde-Music-Festival / Danimarka

Festival Kavramının İçine Etmek!


Semi, Roskilde Müzik Festivali’nden bahisle bir blog yazısı paylaştı. Viking diyarındaki Roskilde Festivalinin videolarını izleyince, bizdeki, şiir festivali! Balık tutma festivali! Öykü festivali gibi festivaller aklıma geldi! Kavramlar paramparça! Şuna şiir günü, balık tutma şeysi filan deyin illa adı festival olmak zorunda değil! Festival başka bir şey!

Blogger Bolat'ın Sevdiği Avrupalı Halklar


Blogger Bolat insanının sevdiği Avrupalı gruplar vardır. Macarlar, İzlandalılar, İsveçliler, Norveçliler, Danimarkalılar, Finlandiyalılar, Polonyalılar! Balkanlar hepten akraba onları saymıyorum! İngiltere içinde de Keltleri severim! Vikinglere, “Viking” ismini “soyguncu” anlamında İngilizler vermiştir! Tüm İskandinav halkı bu kelimeden muzdariptir. Tüm İskandinav halkına Viking demek hoş değildir. Viking nitelemesini, macera için, ganimet için yola çıkan İskandinavlar için kullanabiliriz. Peki, bazı İskandinavlara neden  yağmacı, soyguncu denmiş!

"Viking" Demek Soyguncu, Yağmacı Demek!


Çünkü İskandinav halkı hem Fransa’yı hem İngiltereyi yarı yarıya feth etmiştir! İşte bu karın ağrılarından dolayı tıpkı Attila'ya ve bize “Barbar” dedikleri gibi! Kendilerinden olmayana yapıştırmışlardır pisliği ve "soyguncu" demişler tüm İskandinav halkına! Bükemediğin bileği öpeceksin arkadaş! O gemicilik bilgisini İskandinavlara borçlusunuz, bunun için biz size "hırsız"lar diyor muyuz!

25 Nisan 2017 Salı

Blogger Bolat'tan Trollere Şerbetlenme Dersleri

Bilgi Çağının Goygoycu Başları İnternet Trolleri

İnternet Trolleri (Ilustrayon:www.thesurge.com)

Bazen ağır eleştiriler alıyorum. “Nabza göre şerbet” verdiğimi söylüyorlar! Hayır, “nabza göre şerbet” benim mizacıma uygun değil. Eğer fikirlerimi savunmam gereken bir an ve ortam oluşursa elbette ben de her insan gibi düşünceleri söyler gerekirse, tartışırım. Ama tartışılmaya değer olmayan konuları, tartışmaya değmeyecek insanlarla tartışmam!

Çocuklar! Gidin başka ortamlara takılın benim blog sizi kasar!

Yavru trollerim çoğu insan “Trol” kelimesinin ne olduğunu bilmezken biz o yollardan dönüşe geçmiştik. Şu gördüğünüz ilustrasyondaki kafayı siz trafo işareti sanırken biz onunla eğlenirdik!

İnternet Trolleri İstanbul'u Dar Ederse


Taş yağmuruna tutsanız da ben size havlamam insanımsılar! Çalıyı dolaşır kuyruğunuza yine basmam! 

İstanbul sokaklarında Kan Kusup Kızılcık Şerbeti İçerim amma size dalaşmam!

Ayrıca genel kültürünüz biraz gelişsin, buraya kadar okumaya zahmet ettiğiniz blog yazısı “murdar” olmasın, bir gıdım bilgi sahibi olun diye size “Şerbetlenmek” deyiminin etimolojisini, kökenini açıklamaya çalışayım dedim!

Kapiş!!!!!! Başlıyoruz gençler hazır mıyız?

10 Nisan 2017 Pazartesi

İstanbul'un İlginç Tekkeleri ve İsimleri

Sohbetle İnsan Demleyen Tasavvuf Yapıları, Tekkeler

Yahya Efendi Tekkesi  Avlusu/ Beşiktaş Yıldız Parkı Yanı

İstanbul kültürel mirasının bir bölümünü tekkeler oluşturur. Tekkeler, Hünkar Hacıbektaş Veli deyişiyle "72 millete bir nazarla bak"mak üzerine inşa edilmiştir. Tekkelerde Anadolu İslam geleneğinin bir ürünü olan tasavvufun temeli sohbettir. Geçmiş zamanlarda ortak yönleri güzel ahlak, edep, hoş görü olan tekkeler bugün sadece mimari bir form olarak hayatın bir köşesindedirler. 

Tekke kelimesi dilimize Arapça "Tekye" kökeninden girmiştir. 


Etimolojik Olarak Tekke Kelimesinin Kökeni


Türk Dil Kurumu Sözlüğü'ne baktığınızda Tekke kelimesinin ilginç anlamları vardır. TDK Sözlüğü'ne göre:

Tekke: Tarikattan olanları barındıkları ibadet ve tören yaptıkları yer, dergah.
Tekke: İşsiz güçsüz insanların buluşup sığındıkları yer!
Tekke: Esrar içilen üstü kapalı yer!
Tekke: Hapishane!

İslam Ansiklopedisi'nde yer alan tanıma göre "tekke" kelimesi şu anlama gelir:
"Bir şeyhin yönetiminde tasavvuf eğitimi verilen mekan."

8 Nisan 2017 Cumartesi

Stalker veya Stalklamak Ne Demek?

Stalk, Stalker, Stalkerlar ve Stalking 

Graffiti Sanatı İstanbul İETT Garajında / Stalker
Tek tanıdığım stalker İETT garajına graffiti yapmış “Stalker” imzalı sokak sanatçısıdır. Sosyal medya hayatımıza girdi gireli birçok yeni sözcük günlük hayatımıza girdi. Blog, blogger, twit gibi kelimelerin dilimize girişini anlayışla karşılıyorum.

Stalklamak, Stalker Ne Demek?


Kimse alınmasın ya da alınmak isteyen alınsın umurumda değil ama başkalarını aşağılamak için kullanılan “varoş”, “kezban” “ezik” gibi kelimeleri kullanan tiplerin dillerine doladıkları 2 kelimedir. Birini gözetlemek, dikizlemek, izlemek, röntgencilik veya dikizcilik kelimeleri o geniş kelime dağarcıklarında olmadığı için akıllarınca havalı buldukları İngilizce kökenli kelimeden uydurdukları kelimelerdir. 

Takip etmek, iz sürmek veya birisini izlemek olarak adlandırabileceğimiz bu sözcükler Şeytani “merak” duygumuzun nerelere vardığını göstermesi açısından önemlidir. Aynı merak duygusu her nedense sanatta, edebiyatta, tarihte, arkeolojide, bilimde ortada yoktur!

Stalker Kötü Niyetlidir!