11 Şubat 2017 Cumartesi

Mecidiyeköy Kimliksiz Bir İstanbul Semti

Bir semtin ruhuna Fatiha! Mecidiyeköy

Bir zamanlar buralar da dutluktu /Mecidiyeköy
Bir zamanlar (yaklaşık 60 yıl önce) buralar da hep dutluktu! Padişahın bir ihsanıyla kurulmuş bir köyken bugün İstanbul'un en çirkin alanlarından biri oluverdi! Çiftlikler, bağ evleri, karanfil kokan bahçeler yok oldu! Ortasından yol geçti, her yanını gecekondular sardı. Sonra iş hanları alışveriş merkezleri dikildi derken 20. yüzyılda başka modern bir gecekondulaşma daha yaşadı bu semtimiz!

Nereyi anlatıyorsun Blogger Bolat!

Adındaki 2 değerli sözde şey "Mecidiye" ve "Köy"


Mecidiyeköy'ü anlatmaya çalışıyorum. Adını Sultan Abdülmecid'ten alan köy. Her halde İstanbul'da hiç yaşamayı tercih etmeyeceğim semtlerin başında gelen bir semt. Ruhunu çoktan teslim etmiş, kimliksiz bir semt Mecidiyeköy. Tek  sözde değerli şeyi ismindeki "Mecidiye" ve "köy" sözcükleri! Ortada ne "Mecidiye" var ne de "Köy"

Ali Sami Yen'li Mecidiyeköy Yılları
Mecidiyeköy denince benim aklıma, ulaşım akslarından biri geliyor. Yaşadığım yere varmak için içinden geçmek zorunda kaldığım yerlerden biri! İğfal edilmiş bir İstanbul semti!

Tek matah yanı, metrobüsü, metrosu, belediye otobüsü durakları!

Allah razı olsun ki orada bir gayrimüslim mezarlığı var! İyi ki de var! Yoksa o alanlara da dikerlerdi binaları! 3-5 ağaç görmek de yalan olurdu İstanbullu için İstanbullu!

Mecidiyeköy, bir yanı Fulya'da diğer yanı Kuştepe'de; bir yanı Gültepe'de diğer yanı Gülbahar'da bir Şişli semti.

Mecidiyeköy adı İstanbulluların dilince en çok zikredilen ama gelip geçilen bir semt!

Mecidiyeköy: Kalabalık, gürültülü, tekinsiz, telaşlı, ruhsuz ve kimliksiz bir semt!

Nerede şehircilik, nerede kültür, nerede ata mirası, nerede ekoloji! Lafügüzaf!

Kutu kutu konut yaparak modernleşilebileceğini zanneden bir toplumuz!

Estetik değerlere ve şehirleşmeye verdiğimiz önem sıfırın altında!

Elin oğlu New York'ta Empire State binasını 1931 yılında inşaa etmiş. Biz daha bunun kötü kopyalarını dahi 2017'de yapmakta zorlanıyoruz!

Fotoğraf Kaynak: İstanbulium.net


28 Ocak 2017 Cumartesi

Atilla Hülagü İstanbul Boğazı'nı Yürüyerek Geçen Adam

İstanbul Boğazı'nı Yürüyerek Geçme Hayali!


 Walking on water / Bosphorus / İstanbul / Turkey
İstanbul Boğazı’nı sadece İstanbullular mı sever? Bana göre İstanbul Boğazı yeryüzünde yaşayan herkesin görmek istediği bir yerdir. Böyle bir coğrafyanın var olduğunu bilip de gezmeme isteği akılla izah edilebilir bir durum değil. Her İstanbullu gibi ben de İstanbul Boğazı’nı çok seviyorum. Sarıyer’de oturduğum yıllarda neredeyse haftada 3 günüm Boğaz’da yürüyüşle geçerdi. Ama İstanbul Boğazı'nın trafiği İstanbulluyu çıldırtır. Peki, ya İstanbul Boğazı'nı yürüyerek geçseydik! "Bu ne saçma hayal Blogger Bolat" dediğini duyar gibiyim! Hayal değil gerçek!

Atilla Hülagü Kimdir?


Bugün ben size İstanbul Boğazı’na sevdalı başka birini tanıtmak istiyorum. "Haydi söyle kim kim" dediğinizi duyar gibiyim. Evet açıklıyorum: Atilla Hülagü! "Kimdir, necidir, ne iş yapar Atilla Hülagü?" Kendisi o yıllarda yüzbaşı rütbesinde bir deniz subayımızdır. İstanbul Boğazı’nı yürüyerek geçmiş tek insandır! "Af buyur ne dedin ne dedin!" İstanbul Boğazı’nı yürüyerek geçmiş tek insandır! Ne yazık ki kendisi hakkında gov.tr, bel.tr uzantılı hiç bir adreste dişe dokunur bir belge bulunmamaktadır. Neden hayret ediyorsam!

22 Ocak 2017 Pazar

Blog Yazarları Savurganlık Çıgırtkanlığı ve Tasarruf

Evlerimiz Gereksiz Hediyeler Çöplüğü Oldu



Yazar Öykü Odabaş'ın Kitabı Peri'yi Babaya Alıyoruz
Malum okullar yarıyıl tatiline girdi. Teo’nun karnesi çok iyi olunca onun ödüllendirilmesi gerektiği konusunda bir ortak karara vardık eşimle. Madem Teoman’a hediye alıyor, ödüllendiriyoruz Öyküye almazsak olmazdı ona da hediyeler almaya çalıştık. Çocukların odalarına baktım hayatım boyunca böyle çok oyuncak görmedim içerisi plastik yığını. olmuş.


Blogger Bolat'tan Öneri: Özgür Bolat ve Beni Ödüllen Cezalandırma Kitabı


16 Ocak 2017 Pazartesi

Kadıköy Belediyesi ve Zeytinburnu Belediyesi'ne Sorular!

Geçen gün Kadıköy Belediyesi bir basın bülteni göndermiş. Meteoroloji Genel Müdürlüğü kendilerinden gözlem istasyonu kurmak için yer istemişler. Oysa aynı Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün  12 yıl önce ihaleye çıkarılan 44.000 m2’lik eski meteoroloji arazisi bilmem ne inşaat şirketine satılmış! Aradan zaman geçince satılan arazinin yanı başında bulunan Göztepe Özgürlük Parkı’na Otomatik Meteoroloji Gözlem İstasyonu (OMGİ) kurulması için Kadıköy Belediyesi’nden yer istemişler. İstedikleri alan satılan meteoroloji arazisine sadece 300 metre uzaklığında. Şimdi Kadıköy’de satılan meteoroloji i arazisinde 4 gökdelen duruyor!
İçine İstasyon Kurulacak Olan Göztepe Özgürlük Parkı

Kadıköy Belediyesi yaşananlara rağmen parkın içine istasyon kurulmasına izin vermiş. 


KADIKÖY BELEDİYESİ'NE SORUYORUM, NEDEN İZİN VERDİNİZ GİTSELERDİ GÖKDELENLERİN BAHÇESİNDEN İZİN ALSALARDI, NEDEN İZİN VERDİNİZ?

Şimdi devlet arazisini hoyratça satanlara sesleniyorum. Yahu İstanbul'da çadır kuracak arazi kalmadı devlet ihtiyaçları için biraz da gelecek nesillere bırakın bu arazileri. İlla inşaat şirketlerini memnun etmek gibi bir derdiniz mi var! 

Kadıköy’deki bu durum benim aklıma “Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak” deyimini aklıma getirdi.


Dimyata Pirince Giderken Evdeki Bulgurdan Olmak

14 Ocak 2017 Cumartesi

Blog Yazarı Blogger Alexander Lapshin Neden Tutuklandı?

Zaman zaman blogsferdeki olayları sizinle paylaştığımı biliyorsunuz. Bunlardan biri de  İsrail, Rusya, Ukrayna gibi birçok ülkenin vatandaşı olan blogger Alexander Lapshin'in Belarus polis teşkilatına tarafından Azerbaycan hükumetinin talebi doğrultusunda Minsk'te tutuklanması oldu.

Blog Yazarı Alexander Lapshin Devletler Arası Sorun Oldu

Blog Yazarı Alexander Lasphin Kimdir? 


İsrail medyası Haaretz’e göre Lapshin, Moskova'da doğmuş ve İsrail Savunma Kuvvetlerinde görev yapmış bir kişi. 20 yıl önce İsrail'e göç etmiş. İsrail, Rusya, Ukrayna vatandaşlığına sahipmiş.


Peki, neden tutuklandı blog yazarı Alexander Lapshin? 


Ermenistan'ın işgali altındaki Azerbaycan toprağı Dağlık Karabağ bölgesini ziyaret etti ve buradan hem Azerbaycan Devleti hem de Devlet Başkanı Sayın İlham Aliyev hakkında ağır yazılar yazdı. Bunun sonucunda da Azerbaycan devleti kendisi hakkında işgal altındaki Azerbaycan topraklarına izinsiz olarak giriş yaptığı için tutuklama kararı çıkarttı.

İsrail medyası ayakta, Belarus’ta tutuklu bulunan Alexander Lapshin İsrail’li yetkililer tarafından tarafından ziyaret edilmiş. Şimdi Azerbaycan’a baskı yapıp İsrailli  blog yazarı Alexander Lapshin’in serbest bırakılması için çalışıyorlar.

Blogger Alexander Lapshin'in Türkiye ve KKTC Ziyaretleri


7 Ocak 2017 Cumartesi

İstanbul'un Karlı Hallerleri ve Kar İsimleri

İstanbul'da beyaz esaret! İstanbul'da beyaz felaket! Kar İstanbul'u esir aldı!



Gece Yağan Karın Işık Oyunları - İstanbul / Blogger Bolat
Bunlar medyada yer alan klişe söylemler. Bu arkadaşlar çoğu zaman ne yazdığının farkında bile değil. Longozlara "kurutulması gereken bataklık yer" yazanları bile görmüştür bu gözler. Gamlı baykuşların kötümser cümleleri kar yağışı gibi güzel bir doğa olayını sevmemize engel değil!

Tabiatın en güzel hali kar yağışı! Kar: Havada beyaz ve hafif billur, kristal biçiminde donarak yağan su buharıdır. Havadaki su buharının sıfır derecenin altında donup kristalleşmesiyle kar meydana gelir. Yağmurdan sonra dünyada büyük oranda kar yağışı görülürmüş.


Kar bereketin sigortasıdır


Kar, yeryüzündeki en güzel en bereketli ve en gerekli örtülerden birisidir. Kar yağmur kadar hayati bir yağış şeklidir. Hatta ülkemiz tarım arazilerinin sigortasıdır desek yeridir. Toprağın nemli kalması yönüyle yağmurdan daha çok aranır. Toprağı ve toprak üstündeki bitkileri uzun bir süre korur. 

Kar kelimesinin etimolojisi kökeni


23 Aralık 2016 Cuma

Blogger Forumu Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Yerleşkesi'nde

Değerli Blog Yazarları Bloggerlar,

7 Ocak 2017 Cumartesi günü saat 12:30-16:00 (Güncelleme: Etkinlik uçuş iptalleri ve kötü hava koşulları nedeniyle yeni bir tarihe ertelenmiştir, güzel bir günde buluşmak dileğiyle) saatleri arasında Türkiye blog yazarları Bahçeşehir Üniversitesi, Beşiktaş Kampüsü’nde Blogger Forumu’nda bir araya geliyor. 

Blog Yazarları ve Blog Eko-Sistemini Konuşacağız

Türkiye’nin blog ekosistemi, bir süre sosyal ağların baskısı altında kalsa da büyümeye devam ediyor. Ülkemizde farklı konularda sayısız içerik üreten blog yazarları bulunuyor. 

Blog Dünyasının Trendleri

Bloglar bilgi ve deneyim paylaşımıyla da satın alma kararları etkiliyor. Doğal (native) reklam uygulamalarının yaygınlaşıyor olması önümüzdeki yıllarda blogların yıldızını daha da parlatacak. 

13 Aralık 2016 Salı

Beleştepe değil Şehitler Tepesi!

İstanbul Beşiktaş Beleştepe - Şehittepesi /Faiktribunu.com
Hiç yazacak halim yok!
Hiç moralim yok!
Hiç töleransım yok!
...
Hiç insanlıktan nasip almamışsınız!
Hiç İstanbul'u hak etmiyorsunuz!
Vatansızlar, haymatloslar!
Vandallar, insan kılığına girmiş şehir hayvanları!
...

Şehit ettiğiniz vatan evlatlarının ahı tutsun sizi! Vatansızlar, haymatloslar! Allah'ın gazabı üzerinize olsun! Ki ona da inanmıyorsunuz şeytanın soytarıları! 

10 Aralık 2016 Cumartesi

Blog Dünyası Blogger Dan Bilzerian, Trevors Beynon

Blog yazarları ve blogger atmosferinde neler oluyor neler!

Blog denince aklınıza "layf stayılım" ben diye ortalıkta dolaşan yeni yetme oğlanlar, moda uğruna kendini etkinlikten etkinliğe vuran,  ama onlar şu aleti verdi sizde hediye yok mu gibi nahoş diyaloglara giren, 3-5 Allah ne verdiyse talep eden ponpon kızlar akla gelmesin!

İşin hakkını veren şahane lifestyle ve moda bloğu yazarı, blogger hanımlar beyler de var.


Kimseyi ayıplamıyoruz, kimseye kızmıyoruz, blog yazarları başımızın tacı, internet onlarla güzelleşiyor, internet bloggerlarla zenginleşiyor. Bana hep sorarlardı, neden yeni yetmeler gibi blog yazıyorsun! Sordukları yıllarda yeni yetme sayılırdım. Blogger Bolat olarak söylüyorum, biz bloggerlar olmasak internetin tadı tuzu olmaz. Blog atmosferi interneti güzelleştiriyor.

6 Aralık 2016 Salı

Ahşap Oyuncak, Geppetto Usta ve Pinokyo

İstanbul Çocukları Masalını Arıyor


gepetto oyuncak pinokyo
İstanbul'da Oyuncak Müzesi kurmak Sunay Akına Yaraşır
Üretim çılgınlığı ile doğadan o kadar uzaklaştık ki sahte bir dünya yarattığımızın ancak farkına varabiliyoruz. Çocuklarımızı naylon ve petrol türevi parklarda oynatıyor evimizi doğanın yüzyıllarca dönüştüremeyeceği atıklarla dolduruyoruz. Dünyayla birlikte onunla uyumlu bir şekilde yaşamak değil, onu fethetme gibi düşünce içindeyiz.

Eyüp Oyuncakçılığı Tarihe Gömüldü