11 Temmuz 2008 Cuma

Yedi Tepeli İstanbul

Estambul istanboel
Aslında çoğumuz Estanbul'un 7 tepeli olduğunu biliriz fakat tepelerin yerini say desek öylece donar kalırız. Ama herkes için İstanbul "Yedi Tepeli Şehir" dir.

Akşam Gazetesinde okuduğuma göre ünlü yazarlar bu konuda görüş ayrılığı içindeyniş. Bazıları 7 tepe var diyor, diğerleri hayır yok diyor. 

Peki onca şair, onca yazar boşuna mı şiir yazdı roman yazı öykü yazdı.Nihayetinde gazete konuyu incelemiş ve 7 tepeli şehir efsanesinin Roma mitlerinden kaynaklanıp bu güne geldiğini beyan etmiş. Doğrudur. Bildiğiniz üzere 7 efsanesi o dönemin astronomik olayları ile ilgilidir. Mesela araştırmada ilginç alıntılar yapılmış:

Tek tepe Cerrahpaşa

Prof. Dr. Semavi Eyice-Arkeoloji ve Sanat Tarihi Uzmanı

Tepe diye ortada belirgin bir şey yok. İstanbul'un tabii topografyası, yangınlar ve depremlerle yüzyıllar içinde değişmiştir. İstanbul'da dolgular o kadar yüksek ki 8-10 metreye kadar dolan yerler var. Ancak 10 metre aşağıda, ana toprağı bulabiliyoruz. "Yedi Tepe" tanımlamasını ilk kimin kullandığını bilemem. Ama İstanbul'un fethi sırasında burada bulunduğu söylenen Nestor İskandar adındaki bir Rus keşiş, yazdığı hatıratta yedi tepe ibaresini kullanmış. Tepe diyebileceğimiz tek yer, Haseki Hastanesi ile Cerrahpaşa Hastanesi'nin olduğu yerdir. Bizanslılar da orayı tepe saymışlardı.

Yedi tepe imgesi ayrıcalık
Jak Deleon-Yazar

Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, yedi tepenin jjeolojik varlığı konusunda şu bilgileri verir: "İstanbul'a yedi tepeli şehir nitelemesini kazandıran yedi tepe, şehrin suriçi kesiminde yer alır. Boğaziçi ile Haliç vadilerinin 2. ve 3. zamandaki kırılmalarıyla oluşmuş bu yükseltilerin her biri üzerinde gerek Bizans gerekse Osmanlı dönemlerinde şehrin önemli anıtsal yapıları bulunuyordu." Seyyahlar, yerli ya da yabancı İstanbul yazarları, Ortaçağ'dan beri yedi tepenin varlığından söz ederler. Önemli olan bu tepelerin fiziksel yapıları değil, zaman içinde (anıtlarıyla birlikte) İstanbul kimliğinin ayrılmaz parçaları haline gelmeleridir.


Tepe değil burun

Doğan Kuban- Emekli Mimarlık Tarihi Profesörü

Topografik olarak İstanbul'un yedi tepesi yok. Edirnekapı'dan biraz yükselerek giden yerler var. Bunlar da tepe değil, burundur. Haliç'e doğru inen vadiler, dereler var. İstanbul'da tepe denecek tek yer Cerrahpaşa. Eski Roma'nın yedi tepe üstüne kurulduğu rivayeti vardır.


Olmuş yetmiş yedi tepe

Deniz Som-gazeteci-yazar

İstanbul, geçekten tepeler üstüne kurulu. Suriçi'nde yer alan tepelerde, Bizans döneminde anıtlar yapılmış. Osmanlı döneminde de anıtlar dikilmiş. Hükümdarların manzaraya egemen bir alanda anıt, saray yaptırmaları da normal. Yahya Kemal'in, "Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul" şiiriyle bu olay, sembolleşmiş. Ancak kentin düzensiz yapılaşması nedeniyle Maltepe, Gültepe gibi yeni tepeler oluşmuş. Yani yedi tepe olmuş, yetmiş yedi tepe.

Eski Roma'dan kalmış olabilir

Çelik Gülersoy- Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı

Eski Roma'nın yedi tepe üstüne kurulduğuna ilişkin rivayetler vardır. Ancak topografik olarak böyle bir şey yok. Osmanlı da hiçbir zaman "Yedi tepeli" ibaresini kullanmamış. Yalnız belirli bir imar politikası izlemiş. İstanbul'da tepe olsa bile yedi tane değil.

Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi

Kültür Bakanlığı ve Tarih Vakfı'nın ortaklaşa yayınladığı, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi'nin 1993 basımlı 7. cildine göre, "İstanbul'un yedi tepesi" şöyle sıralanıyor:

1. tepe: Sarayburnu'ndan içeri doğru yükselen Ayasofya'nın, Sultanahmet Camisi'nin ve Topkapı Sarayı'nın bulunduğu yükselti.

2. tepe: Nuruosmaniye Külliyesi'nin bulunduğu, Çemberlitaş'ın yer aldığı yükselti.

3. tepe: İstanbul Üniversitesi merkez binası olan eski Harbiye Nezareti'nin bulunduğu yer.

4. tepe: Üstünde Fatih Külliyesi bulunan, güneyde Lykos Deresi vadisine ve Aksaray'a doğru inen, kuzeyde dik yamaçlarla Haliç sahiline kavuşan tepe.

5. tepe: Sultan Selim Külliyesi'nin yer aldığı tepe.

6. tepe: Edirnekapı ve Ayvansaray'ın kurulduğu, şehrin batı surlarını taşıyan tepe.

7. tepe: Aksaray semtinden surlara ve Marmara sahiline kadar giden bölge.


Kaynak:Akşam Gazetesi Cumartesi Eki/30 Mart 2003/Özden Atik