21 Temmuz 2010 Çarşamba

İstanbul ve İstanbulluluk

şehirlilik istanbul

Hep hareket etmek zorunda mıyız bu İstanbul'da? Yani şöyle bir sağa sola baksak, biraz tembellik yapsak, eşi dostu görsek. Nişantaşında bir kafeye postu serip kafa dağıtsak zul mü olur? Bu hareket halindeki gemiden düşer miyiz? Lojistik, medya, prodüksiyon, kürasyon, STK bu ne alla sen ya!

Sabah fatura ödedikçe sinirlerim tepeme çıkmaya başladı sonunda kafayı yiyip Cemal Gülas gibi dağa bayıra vuracağım kendimi. E ben hareket istedim Allahım, harekette bereket vardır diye ama kantarın topuzunu fazla kaçırdım heralde.

Bundan kelli kendime yeni bir yol haritası çizmem lazım. Yaş 36 yolun yarısını geçtik! Hareket hareket nereye kadar, keseceğim bu İstanbul'un Aşil tendonunu görecek. Ulen Estambul ben sana ne diyeyim.

İstanbulluluk nedir? 

Nerelisiniz? Sorusuna Karslıyım, Diyarbakırlıyım, Edirneliyim, Vanlıyım yerine Kadıköylüyüm, Beşiktaşlıyım diyebilmektir. Kendini İstanbullu hissedebilmektir. Şehir kültürünü benimsemiş olmak lazımdır. Çok kültürlülüğe açık olmak örneğin azınlık gruplarından en az bir kaç tanıdığın olması lazım. Fatihli, Eyüplü, Kadıköylü, Beşiktaşlı olmak. Eğlenme kültürünü, yeme içme adabını bilmek ve  nezaket sahibi olmak da bir göstergedir. En azından İstanbullu olma bilincine sahip olmak gerekir.

Grafik tasarım: Kemal Yargıcı