26 Ağustos 2010 Perşembe

Dööööndüm Döndüm Durdum


Başlıktaki teşbihle konuya ne kadar uyar bilmiyorum ama benim bugün yazmak istediğim şey, değerlerimiz hakkında. Değerlerimizden kastım milli ve evrensel değerler. İşte bu değerlenden hem milli hem evrensel olanlardan biri de Mevlana yolu olan "Mevlevilik". Bir kısım arkadaş oturduk ne yapsak da kendimizi şöle dışarı atıp faideli bişeyler bulsak deyip kültür sanat hayatını eşeledik, Nihal sağolsun "Yenikapı Mevlevihanesi" dedi, iyi de etti. Yenikapı Mevlevihanesini ziyaret etmeye karar verdik. Pazar günü ilk giden ben olmuşum daha toplanmamıza 45 dakika var ama ortalıkta bir çok turist var bir kaç tanesi adres soruyor ben de "fully in place" yada müze sorana" pass the park" cümleleri kuruyorum. İnsanların yüzlerinde mutluluk. Kızcağız 24 yaşında Torontodan atlayıp geliyor, diğeri Fransa'dan öbürü Yunanistan'dan Almanlar da var. Post geliyor kudüm vuruyor mutrip çoşuyor dervişler uçuyor oysa benim kafama takıldı. İnsanlar dünyanın öbür ucundan kalkıp İstanbul'a geliyor. Yenikapı Mevlevihanesi'nin Yenikapıda değilde Zeytinburnu sınırları içinde olduğunu biliyor veya zahmet edip buluyor. Bizden 45 dakika önce geliyor Ayin-i Şerif'i en önde en güzel yerden seyrediyor. Evet Kanada' onun için Kanada, Fransa böyle vatandaşları olduğu için Fransa. Biz başka bir ülkeye gitsek ne yapardık diye düşündüm.