27 Eylül 2010 Pazartesi

Evliya Çelebi UNESCO Yılı

UNESCO Evliya Çelebi Yılı istanbul

Evliya Çelebi ve Seyahatlari


Be hey Çelebi, ne kadar özenirim sana! Olsaydı bir küheylanım takılsaydım peşine. Varsaydık Nil deltasına timsahlardan dem vurup Kahireyi yazsaydık. Girit meyhanelerinde demlenip, manastır önlerinde buhurdanlar tüttürseydik, elimde okka divit notları ben tutsaydım. Yazarken ulen bu kara mizahı torunlar okuyunca çipi yakacak mı acaba diye kıkır kıdır gülseydik. O çağda o yoksun koşullarda ciltler dolusu külliyata yardımcı çelebi olsaydım. Hanlar hamamlar gezerken sana yoldaş olsaydım. İçseydim ölümsüzlük iksirinden Boğdan yollarında Karadenizde dalgalara kafa tutsaydım. Tam 50 yıl diyar diyar gezseydik.

UNESCO Evliya Çelebi Yılı 


UNESCO tarafından 2011 yılının sana tahsis edilmesine pek sevindim fakat Türkiye’yi bırak İstanbul’da adına bir etkinlik yapılmaması ne garip. Hatta ilk etkinliğin şahane serginin Londra’da yapılmış olması Türkler için ironik. Taşın altına elimi koyup bir etkinlik planlamam lazım. Atık ne zaman yapabilirsek.

Evliya Çelebinin Hayatı


Hakkında çıkan birkaç kitaptan okuduğum kadarıyla 1611 yılında İstanbul’da doğar Evliya Çelebi’nin babası Sarayın kuyumcubaşısı Dervis Mehmed Zıllî’dir. Annesi ise Abaza asıllı olup Vezir Melek Ahmed Pasa’nın akrabasıdır. Varlıklı bir ailenin çocuğu olan Evliya Çelebi, mahalle mektebinden sonra yedi yıl medrese eğitimi görür. Babasından hattatlık öğrenir. Melek Ahmet Pasa sayesinde IV. Murat’ın huzuruna kabul edilip Enderun’da eğitimine başlar. Sipahi Ocağına katılır. Küçük yaslarda babasının arkadaşlarından dinlediği gizemli ve heyecanlı seyahat hikâyeleri onda gezme isteği uyandırır. 1630 yılında bir gece rüyasında gördüğü Hz. Muhammed’e “Sefaat yâ Resûlallah!” diyecek yerde “Seyahat yâ Resûlallah!” demesiyle şefaatle seyahate kavuşup seyahatlerine baslar.

Kimi zaman kendi imkânlarını kullanarak, kimi zaman da çeşitli görevler vesilesiyle yaklaşık 1680 yılına kadar, Osmanlı İmparatorluğu topraklarının yayıldığı Asya, Avrupa ve Afrika’nın çeşitli yerlerini gezer. Son yolculuğunda hac farizasını yerine getirdikten sonra Mısır’a geçen Evliya Çelebi, orada yaklaşık on yıl kalır. Nerde, ne zaman öldüğü ve mezarının nerde olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber 1684/85 yıllarına kadar yasadığı tahmin edilmektedir.

Evliya Çelebi, kesintilerle elli yıl kadar süren seyahatlerinde gezip gördüğü yerleri camilerinden meyhanelerine, dillerinden müzik aletlerine kadar ayrıntılı bir biçimde on ciltlik seyahatnâmesinde anlatmıştır. Seyahatnâme’nin adının ve içeriğinin belirlenmesinde babasının öğütleri etkili olmuştur.

Evliya Çelebi'nin Rüyası 



Evliya Çelebinin rüyası ile ilgili olarak günahını almayayım ama babasını tavlamak için uydurmuş olabilir. İş Bankası Yayınlarını, Yapı Kredi Yayınlarını Çelebi külliyatı için kutlamak lazım. Estambul'dan yeni Evliya Çelebiler çıkması lazım.