4 Ekim 2010 Pazartesi

İstanbul'u Topa Tuttular

Savarona ile ilgili haberleri izlerken aklıma düştü. Bizim kültürel miraslarımıza karşı sevgimiz müthiştir! Ata'nın yatı çürümekte iken bir işadamına satırız! Adam restore eder el koyarız! Bu sevgiden Yavuz Zırhlısı'da nasibini almıştır!İtalyanlara jilet niyetine pazarlanmıştır! Geçen aylarda Sakarya Karasu'da Acarlar Longoz'unda TRT için yapılan çekimler sırsında sualtı tarihçisi, belgeselci Tahsin Ceylan üstat ile konuşmuştuk bu U-Boot'ları. O zaman kendilerini kıskanmıştım gerçekten bende o dalışı yapan insanlardan biri olmak isterdim. Sakaryadaki U-Boath'ları Almanlar götürecekmiş. U-20 bulundu, U-19 ve U-23'ün de bu bölgede olduğunu sanıyorum. Keşke bizde bu kadar duyarlı olabilsek tarihi mirasımıza.

Bir zamanlar Churchill, "Türkler'in gırtlağı Boğazlar'dır. Onu demir bir elle şöyle bir sıkmak yeter," demişti hatta gırtlağımıza basmışlar ve müthiş bir savaş vermiştik Çanakkale'de. O savaşın ateşi İstanbul'u da az kalsın yakıyordu.

Çanakkale savaşları süresince boğazdan Marmara Denizine toplam 27 geçiş yapan İngiliz, Fransız ve Avustralya denizaltıları akıntıdan faydalandılar. Osmanlı Ordusu Çanakkale Boğazında doğrudan harekât merkezine bağlı ve Baykuş diye adlandırılan ileri gözcülük teşkilatı kursa da denizaltıların İstanbul’a ulaşmalarına engel olamadı. Ocak-Aralık 1915 arasındaki dönemde özellikle İngiliz Denizaltıların Marmara denizinde büyük başarı ile icra ettiği harekât ile bir çok Destek Gemilerinin batırılmasından dolayı sadece savaşın cereyan ettiği Çanakkale bölgesinde değil aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’da gıda akışı kesildiğinden kıtlıklar yaşanmıştır. İstanbul halkı üzerinde büyük korku ve telaşa neden olmuştur. Kaptan Nasmith'in kendi tabiri ile"İstanbul içine dalmış" bulunuyordu. İstanbul’da Galata Rıhtımı'ndan gemilere bindirilen askerleri hedef aldı. Asıl hedef Tarabya Koyu'nda demirli bulunan Yavuz'u torpidolamaktı. Ancak İstanbul Boğazı'nın güçlü ve değişken akıntıları nedeniyle bunu başaramadılar. Hatta İngiliz denizaltıları Yeşilköy açıklarında 700 yaralıyı taşıyan Hilaliahmer'e ait Lili Rikmers Hastane Gemisi'ne hücum etti ve attığı torpido hedefe isabet etmedi.İstanbul Limanında personel yüklemesi yapan gemilerin torpillenmesi üzerine halk üzerinde büyük koku yaratmış, halkın savaşma azim ve iradesine zarar vermiştir.

1915 yılında Otto Hersig adında bir yüzbaşı U-21’ i ile müttefiki Türklere yardım amacıyla Cebelitarık’tan girip Çanakkale’ye hareket eder. Ege Denizi’ni ihtiyatla ve 40 metre derinde seyrederek geçip, Saros Körfezi’ne girer. Sahile yakın ağır yolla seyreden bir zırhlı görür. Bu Triumpy’tur. Takır takır Türklere saydırmış askerleri öğle yemeği tatilindedir. U21’in onu patlatır, ardından Majestik cehennemi boylamıştır. Ordular işi gücü bırakıp bu batışları seyretmiştir.U-21’in daha bir çok başarısı vardır. Otto’nun ya da U21’in istanbul için önemi büyüktür. Marmara denizini trol gibi taramış ve gönlümüzdeki yerini almıştır! Bence Otto Hersing yada U-21'inin heykeli istanbul’a dikilse yeridir.