30 Ekim 2010 Cumartesi

Jale'nin Horozları

Bir Kataloğun Anımsattıkları
Dosyalarımı karıştırırken  Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından Tophani-i Amire Kültür Sanat Merkezi'nde de düzenlenen "Türk Seramik Tarihi" katağona takıldım. Yıllar ne çabuk geçiyor tam üç yıl olmuş. Katalog Türkiye'de seramik sanatının modernleşme sürecini anlatıyor. Sergi de çok güzeldi. Füreya Koral'a ithaf edilmiş bir köşe yapılmıştı. Benim en dikkatimi çeken sanatçılarımız Füreya Koral ve Jale Yılmabaşar. Füreya Koral seramikte doğuyla batıyı en iyi sentezleyen benim gibi kuşlara hayran bir insan. Eserlerindeki, baykuşlar, güvercinler, kuğular bunun en bariz örnekleri. Ayşe Kulin'in Füreya'sı onun otobiyografisi. Saygıyla anıyorum. Jale Yılmabaşar ise soyadıyla müsemma sanatçımız, Türkiye'nin ilk seramik profesörü, hayvansever insan. Selçuklular'la altın çağını yaşayan Türk seramik sanatı 17. yüzyıldan itibaren unutulmaya başlamıştır. Cumhuriyetimizle birlikte tekrar canlanmaya başlayan seramik sanatı kendisini çabuk toparlamıştır. Bunun nedeni her santimetresinden seramik fışkıran Anadolu Medeniyetleri üzerinde yaşıyor olmamız. Füreya Hanım ve eserlerini ayrı bir yazıda konu edeceğim. Jale Yılmabaşar'ın kamuya açık alandaki eseri İstanbul İl Özel İdaresi'nde bulunuyor. Başka yerde var ise de o da benim cahilliğim olsun. Bu arada kataloğun tasarımı hiç de fena değil.

Abstract:
Füreya Koral is a pioneer woman in the initiation, development and recognition of the modern ceramic art in Turkey. Birds, fish and owls are the themes of her plates. Jale Yılmabaşar has gained the title of first Ceramic Professor in Turkey.