20 Ekim 2010 Çarşamba

Kasımpaşalı Redhouse

İngilizce deyince aklımıza gelen ilk şey “Redhouse” tur. Bu sözlüklere adını veren Sir James Redhouse kâbus gibi geçen çocukluk yıllarının ardından İstanbul’a gelerek bugünkü Redhouse’un temellerini atar.

William Redhouse, Biritanya Krallığında 1811 yılında Londra’da doğar, talihsiz bir çocuktur 5 yaşındayken yetim kalır. İlk mektepte çakar 8 yaşında okuldan atılır. Donanma’ya personel yetiştiren bir okula yazılır. Denizcilik üzerine eğitim alırken, uzun bacaklı İngiliz hatunlarıyla fingirdeşmek uğruna birkaç defa okulu kırar, okuldan atılır. Okuldan atıldıktan sonra gemilerde miço ve kamarot olarak çalışır. Çalıştığı gemi Akdeniz’e yaptığı bir seyahat sırasında İstanbul’a uğrayınca bir fırsatını bulup gemiden kaçar. Böylece Osmanlı İmparatorluğu’ndaki yılları başlamış olur.

James Kasımpaşalı olmuştur, tersanelerde tornacı ve teknik ressam olarak çalışmaya başlar. Türkçeyi hızla öğrenir. Türk donanması ıslahat dönemindedir. Devletin İngilizce tercüman ihtiyacı James Redhouse için tam bir fırsat olur. Babıâli tercüme odasına alınır daha sonra teknik alana kaydırılarak Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyun’da yani Deniz Mühendishanesi’nde İngilizce dersleri vermeye başlar. İstanbul’da artık “İngiliz Mustafa” diye anılır.
Redhouse Müntehabât-ı Lügat-ı Osmâniyye(Osmanlı lisanından seçmeler) adlı eserini 1853’de yazar adı belirtmeden İstanbul’da bastırır. Bu çalışmasından dolayı Padişah tarafından ödüllendirilir. Dil bilgisi sayesinde hariciye mensuplarıyla hatta Abdülmecid devrinin sadrazamı Hüsrev Paşa’yla bu dönemde dostluk kurar.

Görevinin ilk yıllarını Erzurum’da geçirir. Redhouse, Osmanlı Devleti ile İran arasındaki barış görüşmelerine katılır. 1853’de sağlık sorunları gerekçesiyle, ülkesine geri döner kendisine Osmanlı Devleti tarafından emekli maaşı bağlanır. Osmanlıca kelimelerin etimolojik kökenini veren Külliyât-ı Azîziyye fi’l-Lugati’l Osmâniyye adlı hacimli bir çalışmaya başlar. İşte bu etimolojik eseriyle benim gönlümde taht kurmuş bir ingilizdir.

Şöyle de bir şehir efsanesi vardır. Gençlik döneminde bahriyeliler arasından İngiliz Mustafa namıyla şöhret bulmuştur lakin iddia edildiği gibi Müslüman olmamıştır. Arşiv kaynaklarında “Redhouse” veya “Redhouse el-İngilizi” olarak geçer. Redhouse'un elyazması 12 cilttir ve British Museum'dadır. Gidip görmek lazım, bunu şimdiden görmem gereken kültürel miras listesine ekliyorum.

Abstract:
Sir James William Redhouse (1811-1892) authored the original and authoritative Ottoman - English dictionary. He was commissioned by the American Board of Commissioners for Foreign Missions for his dictionary. He was orphaned. His work was later used as the basis for many Turkish - English dictionaries. His original work in British Museum. It is my culturel heritage list.