24 Kasım 2010 Çarşamba

Tapu Kadastro Yazısı

Dün gece iş çıkışı yemeğimi yemişim, kahvemi içmişim oh keyifler gıcırında. Bir zaplayayım neler var televizyonda diye kumandayı aldım. Ahmet Hakan’ın programına biraz takıldım söylemler, yüzler aynı belli ki Ahmet Hakan da sıkılmış. NTV’ye geçtim amanın oda ne İsmet Özel, Bülent Somay, Mehveş Evin diğer stüdyoda Hilmi Yavuz. Konu Hilmi Yavuz’un Zaman Gazatesinde ‘Naipaul’ ile ilgili yazdığı bir yazı. Bu yazıdan dolayı Naipaul’un tırsıp(ki son derece haklıdır adam) İstanbul 2010 Ajansı’nın bir etkinliğine katılamayacak olması.
Hilmi Yavuz hocayı severiz, e kitaplarını da okuruz amma velâkin öyle sözler söyledi ki yayındaki insanın okuduğum Hilmi Yavuz ile alakası yok.  Sürekli  Türk entelijansiyası’nı aşağıladı. İsmet Özel’i muhatap almayacağını belitti, İsmet Özel konuşurken güldü şahsen bu davranışını çok yakışıksız buluyorum! Hal böyle olunca İsmet Özel’de ajan, parayla yazan kalem, bir nevi sömürge aydını, yavuz hırsız demeye getirdi.  Milliyet Gazetesi'nden Mehveş Evin bütün zerafeti ile çok yerinde sözler etti. Söyledikleri ders niteliğindeydi. Hiilmi Yavuz Hoca'nın öğrencisi Bülent Somay inceden inceye göndermeler yaptı.
E, oldu mu şimdi Hilmi Yavuz Hocam Naipaul’a faşist dediniz, sömürge aydını dediniz, İslama, Müslümanlara hakaretler ediyor aşağılık kompleksine girmiş dediniz. Müslümanlar adına gelmesin dediniz ama siz bu ülkede Müslümanların tapu kadastro müdürü müsünüz? Belki Müslümanlar değil de Türkiye’deki Zerdüştler, Ataistler, Hiristiyanlar, Yahudiler, Hindular ve sizin gibi düşünmeyen Müslümanlar dinleyecekti. Keşke Naipul gelseydi aykırı da olsa fikirlerini söyleseydi. Davete icabet etmiş bir kişiye karşı böyle bir kampanya yapmayı doğrusu size yakıştıramadım. Yazdığınız gazete fikir hürriyetini savunuyor, dinler arası diyalog, medeniyetler arası ittifak, demokrasiyi, yeniden demokrasi, beşinci cumhuriyet…ıvır. ıvır… E oldu mu şimdi?
Hilmi Yavuz'un Bugünkü yazısından alıntılar:
"Naipaul, bir turnusol kâğıdı. Naipaul, bilinçdışıları, Avrupa medeniyetinin tek ve mafevk medeniyet olduğuyla yapılanmış zihinleri ile -tıpkı ve tastamam onun gibi-, kendi yerli ve madun (subaltern) kimliğinden tiksinen bir kısım Türk entelijansiyası için 'dialoga girilecek' ideal bir muhataptır.....İngilizler Hindistan'da, Kenya'da İngilizceyi; Fransızlar Cezayir'de, Tunus'ta, Fas'ta Fransızcayı, yerli halklara, dilleri sadece kendilerine kalsın diye mi, kafalarına vura vura zorla öğrettiler?"

Şimdi Soru şu Hilmi Yavuz Hocam

Siz hiç Türkçe Olimpiyatlarında Afrika bebelerine istiklal marşımızı söyletiklerine şahit olmadınız mı? İstiklal Marşı bizim için anlamlı, belki o bebelerin büyük dedeleri İngiliz ordusunda bize karşı savaştı. Mozambikli çocuğa İstiklal Marşı söyletmek neden göğsümüzü kabartsın! Eleştirdiğiniz Fransızdan, İngilizden farkınız ne ozaman! Sorguladığınız kolonyalist anlayış her yerde uzakta aramamanız gerekir! Eleştirilen zihniyetin taklit edilmemesi gerekir! Bu zihniyetin İslamla alakası iyi araştırılmalıdır!

Bakınız Zaman Gazesinden alıntı
 "Allah'ın Kenyalısı, Mozambiklisi şakır şakır Türkçe konuşuyor, bundan ötürü gurur duymamız lazım"

İnsanı insan diye sevelim bu yetmez mi. Hepsi bir yana gene de sizi seviyoruz, okumaya devam edeceğiz! Bence yanlış bir vakitte talihsiz bir yazıydı hepsi bu. Sevelim Sevilelim Dünya Kimseye Kalmıyor.


 

Abstract
Well-known Indian-British writer Sir Vidiadhar Suraiprasad Naipaul’s invitation to speak at an Istanbul literary event has prompted controversy due to the author’s critical statements about Islam....Hürriyet Dailnews
Photo Source: telegraph.co.uk