17 Ocak 2011 Pazartesi

Ata Mirası

Camın öyküsü beş bin yıl öncesine Mısır’a dayanıyor. Bu topraklarda camın sanata dönüşmesi Fenikeli tüccarlarla başlar. Onda doğanın saflığı ve sanatın masalsı estetiğini buluruz. Helenistik ve Roma dönemlerinde cam, sevginin ve hüznün ifadesine de aracılık eder. Sonsuzluğa uğurlananlara, geride kalan sevenleri, içlerine gözyaşlarını koydukları minik şişelerle eşlik ederdi. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde camla olan aşkımız Atatürk’le başlar 1935 yılında onun direktifleri ile İş Bankası ortaklığıyla  kurulan Paşabahçe cam fabrikası açılır. Şişecam dünyanın en önemli 100 şirketi arasında gösterilmektedir. Tahminim o ki cirosu 2. milyar doları aşmış olmalıdır. Bugün Şişecam deyince aklıma Şahap Kocatopçu geldi, kendisi 95 yaşını doldurmuştur Şİşecam’ın uzun süre genel müdürlüğünü yapmıştır. Şahap Kocatopçu Atatürk’ün yurtdışına gönderdiği 800 öğrenciden biridir, halen İstanbul Nişantaşı’nda yaşamaktadır. Böyle büyüklerimizin biyografilerinin yazılması gereklidir. Bizim toplumumuzun en büyük eksikliği anı yazma eksikliğidir. Biyografiler toplumda ortak ortak bilinç oluşturmak için gereklidir.
Abstract
The adventure of Şişecam which was established in accordance with the instruction of our grand leader Atatürk, by Türkiye İş Bankası on November 29, 1935 with one facility in Paşabahçe, pursuant to the establishment order published on February 17, 1934, and bearing the signatures of Atatürk and his companions in arms today continues as a success of a giant performing production in 8 countries at 91 facilities for comfort of the world people. Şahap Kocatopcu Şişacam's former general manager. He live in İstanbul Nisantasi now.