11 Haziran 2011 Cumartesi

Ah be Türkan Abla!

Türkan sinema

Türkan Saylan'a Vefa

Türkan’ı izledik Star City Sinemalarında. Film esnasında anlaşıldı ki en lazım şeyi unutmuşuz. Peki, nedir bu gerekli olan şey diyecek olursanız? “Mendil” diyorum. Film, her anlamda güzel olmuş, gerçekçi olmuş ve her şey kıvamında, abartısız. Bu ülke, kendi evlatlarını yiyen kötü kediler ülkesine benziyor. Kadına yapılmayan eziyet kalmadı, devlet üstüne cüret edip kendi yapamadıklarının hesabını Türkan Saylan’dan sordu. Hem de ölüm döşeğinde... 

Bağnazlık, iki yüzlülük, edepsizlik diz boyu! Oldu da ne oldu! Kızlarını okutamayan devlet bu çocuların elinden tutmaya çalışan vatandaşından hesap sordu. Gerisi boş laf bunu bilir bunu söylerim! 

Devlet derken elbette Türkiye Cumhuriyeti’ni kastetmiyorum zira bu devlet hepimizin devleti. Ben,  devlet derken milletin çıkarından çok bireysel ve zümresel çıkarını önde tutan, kendi geleceğini düşünen bir avuç bukalemun tipli bürokratı kastediyorum! 

Milletine kendini adayan her birey bu tip kıskançlıklara hedef olacak, kumpasa gelecektir, herkes buna kendini önceden hazırlasın! Filmde İstanbul Boğazı'ndan Arnavutköy'den Kız Kulesi'nden güzel görüntüler gördük ama acı hepsini bastırdı!

Bazen diyorum ki çalışmamak lazım millet için çalıştıkça başına işler açılıyor. Boş boş otursan öyle mi, rahat ediyorsun.