25 Haziran 2011 Cumartesi

Öküzün Kafası

istanbul altınşehir

Yazının İcadı ve Kalem

Mısırlılar “Öküz” kafasından “A” harfi yaptı, Fenikeliler bunu alfabemizin ilk harfi olarak belirledi. Sonra “G” harfi geldi “Gimel” Fenikeliler için deve demekti. Yok deve demeyin deveye de benziyor yani “g” harfi. Elif, bet, gimet…Elif sopaya benziyordu tabanı olmayan “1” gibi düşünün. Sonrası geldi het, yon, faf, lamet, şin, tav… sonra atalarım “J” harfinin aynına “Bolat”ın “B”si dediler…

Aradan yüz binlerce yıl geçti insanoğlu, kaya parçasıyla, kemik kırığıyla, öküzün boynuzu ile yazmayı bırakıp kalemle yazmaya başladı, sonra klavye dönemine girdik. Yazma alet edevatlarımız kolaylaşırken yazı yazmak zorlaşıyor. Dünyanın en önemli şehri İstanbul ile ilgili kaynaklar o kadar tek düze ve sığ ki! Umarım daha yeni ve derinlikli yayınlar çıkar. 

Yarımburgaz Mağarası

Birazcık dilimize meraklı iseniz şöyle buyrun. Kayıt sürecimiz bugün bloglar ve bloggerlarla optik mağaralara yazarak devam ediyor. Yarımburgaz'da mağara duvarına yazan adamdan farkın ne ki! Aslında bir de istanbul kalem ilişkisini konu alan post yazmalıyım.