11 Eylül 2011 Pazar

Ellerine bakar mısın?

Nedeni olmadan ellerime baktım ve bu yazıyı yazmaya başladım. Birkaç dakikada aklıma onca şey getirdiler! Gözlerimiz görür, kulaklarımız işitir, burnumuz koklar, dilimiz tadar, kafamız düşünür, ayaklarımız yürür.

Ya eller! Eller, onlar bizim en gözde, en göz önündeki organımız. Şefkatle okşayan, cömertçe veren, yumruk sıkan, tokat atan, hırsız gibi çalan da onlar! Sevaplı, günahlı  eller! Yapan eller, yıkan eller, yakan eller, savaşan eller, kavgacı, barışçı eller.
Kalbi ameliyat eden eller, sandalyemizi yapan eller, resimleri çizen eller, klavyeye dokunan eller, kâğıda duvara yazan eller. Gitarın, sazın, tamburun, kemanın teline, piyanonun tuşuna basan eller, darbukaya, davula vuran eller.
İğneyi saplayan, tasarımı yapan, makası, mezurayı tutan, ütü yapan, yemek pişiren, kürek çeken, ağ atan, direksiyon tutan eller.
Kıyada kalmış köşe başında el açan eller. Tanrıya yakaran eller.
Televizyonu açan, fidan diken, bilgisayarı kapatan, insanı-hayvanı uçuruma iten eller,  kuyudan çıkaran yada boğazlayan eller.
Resim çizen çocuğa model olan eller. Sanatçıların, zanaatçıların, çiftçilerin, askerlerin, doktorların elleri…
İşte size çok makbul ellerin bloğunun adresini yazıyorum. Biz onlara “sketcher” yani çizen eller diyoruz. Dünya şehirlerini gezen, İstanbul’a gelmekle kalmayıp İstanbul’da gördüğünü de çizen ellerin bloğu. Kendilerini saygı ile selamlıyorum. Dünya kültür mirasına katkıları büyüktür, eserleri yıllar sonra müzelerde sergilenecektir.
Gelin birlikte bir çalışma yapalım ellerle ilgili deyim, söz, çağrışım, atasözü, tablo, heykel ve her şeyi not edelim. 
Var mısınız?
İşte ilk çağrışımlar, atasözü, deyim ve kelimeler benden:
Elin oğlu, Alan El veren Elden üstündür, Elin kızı, El değmemiş, Ellemek, El üstünde tutmak...

Sketcher: Samantha Zaza