13 Eylül 2011 Salı

Ortaya karışık İstanbulpark

Geçen gün başbakan açıkladı.
"Formula 1 İstanbul’da yapılmayacak." Sebebini de açıklayınca hak verdim doğrusu. Hem organizasyon gelirlerinin tamamını al, üstüne de 25 milyon dolar para iste.
Yağma Hasan böreği mi bu?
İstanbul’un PR çalışmasına F1’in etkisi sınırlıdır kim kime PR yapar. Eğer yeryüzünde yaşayıp da İstanbul’u bilmeyen insan varsa o kendi ayıbı  içindedir.
Formula1 dünyanın en büyük spor organizasyonlarından biridir. F1 için hazırlanan pist zaten toplam 260 milyon dolara tamamlanmıştı.Şimdi başka organizasyonlar için gün doğdu. Mesela geçen hafta insigniateam  Opel OPC modelleri Insignia, Corsa ve Çevreci Ampera'nın sürüş etkinliğine katıldı. Diyeceğim o ki İstanbulpak boş kalmaz geçen hafta güneş enerjisi ile çalışan komik arabalar oradaydı.

Önemli olduğuna inandığım bir ayrıntıyı daha sizinle paylaşayım istedim. Önceleri İstanbul Parkın adı “İstanbul Speed Park” olarak belirlenmek istenmiş fakat kamuoyu Türkçe dil duyarlılığı dikkate alınarak iğreti duran “speed” kelimesi çıkarılmış ve “İstanbul Park” olarak kayıtlara geçmiştir.

Meraklısına:
Yağma Hasan’ın Böreği deyimi tam olarak neyi ifade eder? Açıklamaya çalışayım: Her önüne gelenin kolayca yararlandığı, kimsenin korumadığı, hesap sormadığı, her yanından sömürülen kaynaklar için kullanılan terimdir ki bunların %99 devlet malıdır.
Yağma Hasan’ın malı hariç!
Yağma Hasan ticarete atılmış bir Yeniçeriydi. Tükanı onca hava parası verip, Karaköy'e açmıştı. Osmanlının son dönemleri OUTLET denen kelime henüz icat olmamış! İstanbul’un fakirinin bol olduğu savaş yılları. Kaliteli börekler üreten Karaköy börekçisi beğenmediği börekleri dükkânın önünde bir yere küfeler içine koyar halkta bu böreklerden kapmaya çalışırdı.İşte beleştir freedir parasızdır diye kapmaya çalışılan böreklere "Yağma Hasan" böreği denilirdi.