16 Eylül 2011 Cuma

Yaz gitti ZaZ geliyor

İstanbul insanın üzerinde tempo baskısı kurar, oradan oraya koşturur bir ömrü böyle koşturma içinde tüketirsiniz. Bu şehirde yaşamanın en küçük bedeli budur. İstanbul’daysanız bundan keyif almak durumunda kalırsınız. Hayatın içine dalmak, çeşitli deneyimlerde bulunmak, İstanbul müzelerinde geçmişi keşfetmek, resim yapmak, tasarlamak, hayal etmek, yazmak yada konsere gitmek temponunun parçasıdır. İstanbul’u öğrenmek için illa okumaya gerek yotur. Bazı insanlar “diskleksi”dir yani okuyarak öğrenme yerine bakarak, görerek, hayal ederek, dinleyerek öğrenirler. Albert Enstein, Leonardo da Vinci, Rodin de disleksiydi. Bugün bende paso dinleyerek öğreniyorum! Sebebi şudur. Yaz gitti Bozcaada haricinde tatil yapamadık. Akbank Jazz Festivali kapsamında ZaZ geliyor dinleyemeceğiz, bilet bitmiş bu kadar mı çabuk! Ben de kendimi bu şarkı ile avutuyorum.
Konsere gidemeyeceklere de tavsiyemdir. 
İstanbul’da mevsimler geçiyor anacım “daha dün yazdı mevsim sonbahar oldu bile/L'automne déjà, c'était l'été hier encore” metropol ağaçları hep yeşil. Geçenler geçer yerine yenileri gelir mealinden ZaZ’ın ses tellerine vurduğu gibi , passe, passera  ...

Fotoğraf kaynak: horsducommun.net