10 Ekim 2011 Pazartesi

Yunan Kahvesi

Bugün hava pek bozuk biraz soğuk, isli, puslu ve yağışlı. Yemekten sonra rehavet bastı, gittim kendime şekerli kahve aldım. İşte budur! Derhal  dimağı açtı, gözler fel fecir okudu. Suriyeli bir tüccarın heybesinde Yemen Valisi Özdemir Paşa’nın hediyesi olarak İstanbul sarayına keyifler getiren o minicik kahve fincanı bugün de benim gönlümü şenlendirdi.

Evet, artık o sıkışık Taht-ul Kalenin(Tahtakale) ara sokaklarında kahve koklamaya son. Yeni kahve markaları geldi. Bunlardan birisi “Kahve Dünyası” sakızlı Türk Kahvesini ben beğenerek içiyorum, yanında da çikolata. Dost toplantılarımızın, hararetli meclislerin, fütüristlerin, falcıların en gözde içeceği Türk Kahvesi’ne Yunanlılar Yunan Kahvesi diyorlar. Birkaç yabancı arkadaştan da duyunca! Konuyu ciddiye alıp “Allah Allah bu nedir böyle” dedim. Bir araştıram soruşturam bari. Anladım ki “Yunan Kahvesi” terimi bir öç alma meselesi olmuş. Yunan Kahvesi deyişi ‘Kıbrıs olayları’ndan sonra ortaya çıkmış. Yoksa bildiğin Yunanistan’da da Türk Kahvesine Türk Kahvesi deniliyormuş.

Anadolu’ da Kahve ile çayın rekabeti de meşhurdur.  Köylü kimsesi pek yüz vermez derler kahveye! Kahve keyif işidir harcı âlem içilmez der şehirlimiz. Amma velâkin Türk Kahvesinin o minicik fincanı, fincanın ince naif haline dayanamam.  Hele o bakır kalaylı cezvesi ile bence modern dünya ile hepten tezat içindedir Türk Kahvesi. Uzatmayalım yeterince antropolojik saptama yaptık.


Fotoğraf Kaynak:wikipedia