29 Kasım 2011 Salı

Kara üzüm habbesi

Şimdi okuyacağın bu satırları düşünerek benim “otacı” olduğumu filan düşünme lütfen. Üzerinize afiyet biraz üşüttüm ve hafif bir kırgınlık var. Rahmetli babaannem böyle zamanlarda “bir avuç içi kara üzüm ye evladım” derdi. Ben de öyle yapacağım. Bilim insanları bu olayı şöyle açıklıyorlar. Son yıllarda yapılan araştırmalarda, siyah üzümün birçok faydasından söz ediliyor. Kara üzüm, güzellik iksiri, zihin açıcı, zayıflama rejimlerinin ana ürünü olarak kullanılıyor. Daha da önemlisi renkli kabuklarında bulunan resveratrol maddesi kansere karşı savaşır. Antioksidan görevi sayesinde yağlı bileşiklerin kılcal damarlarda birikmesini engelliyor, kanı sulandırarak koroner kalp hastalıklarına karşı insanları koruyor. Başka Başka, daha başka... Efenim, bağışıklık sisteminikuvvetlendirir. Vücudun harcadığı enerjinin kısa sürede depolanmasını sağlar. Böbrek ve karaciğerin çalışmalarını hızlandırır.Cildimizin taze ve temiz bir görünüm almasını sağlar. Hücrelerde değişim sonucunda tümör oluşumuna izin verebilecek hücre için moleküller üzerine serbest radikallerin saldırısını bloke eder ve sonuçta kanser oluşumunu engeller. İyi de nereden bulabiliriz kurutulmuş kara üzümleri? Köşedeki kuruyemişçi ilk alternatifsinizdir. “Yok, ben daha özel bir şey istiyorum” derseniz İstanbul’da bu işin cenneti Eminönü Mısır Çarşısı’dır bunu herkes böyle bilir.

Not: Otacı, yalnızca bir şampuan markası değildir. Eskiden hastalıklara derman bulmak amacıyla, doğadan elde ettikleri bitki ya da hayvansal ürünleri tedavide kullanan kişilere “Otacı”denirdi. Bugün onun adı alternatif tıp oldu galiba. Başlıktaki “habbe” kelimesi detane demektir.