8 Ocak 2012 Pazar

Şikayetim var!

Biz İstanbullular şikâyete pek alışığız hatta şikâyeti çok severiz! Çoğu zaman işin ucundan tutmak istemeyiz, başkaları bunu bizim adımıza yapsın isteriz! Biz öyle elimizde kumanda sıcak evimizde kanal kanal gezerken birileri bizim haklarımızı korusun isteriz. Para ile her şeyi satın alabileceğimizi düşünürüz. İstanbul trafiği bizi zıvanadan çıkardığında sakin olamayız! Birinin aracına çarptığımızda ya da biri bizim arabamıza çarptığında ilk işimiz “geçmiş olun” demek yerine karşımızdakinin gırtlağın sarılmak olur! İşimizde kötü bir gün geçiriyorsak o kadar derbeder oluruz ki, dünya başımıza yıkılır yani hayatımız sanki o işe bağlıdır! Araçsız kaldığımızda sudan çıkmış balığa döneriz, oysa ayaklarımız bunun için vardır 1 kilometre ötedeki yere ayaklarımızla da gidebiliriz. Yağmur yağarsa sokaklar göl olur, sıcak olursa çöl olur, kar yağarsa beyaz afet olur. Bugün tüm gün evdeyim son iki hafta çok yoruldum. Herkese iyi pazarlar.