28 Ocak 2012 Cumartesi

Çarşı, yedi sekiz Hasanpaşa'ya karşı

Çorumlu Yedi Sekiz Hasan Paşa 


Eski semtim Sariyer yalıları kadar konak ve köşkleriyle de özel bir yerdir. Bu yüzden Sariyer'e "Paşalar Köyü" denir. Size Yedi Sekiz Hasan Paşa Köşkü ve köşkten yola çıkıp Paşanın hayatını anlatayım istedim.Yedi Sekiz Hasan Paşa, Osmanlı Ordusu'nda erlikten mareşalliğe yükselse de askerlikte benim kadar iyi yemek duası yaptıracağına inanmadığım tarihi kişiliktir. Çorumludur. Askerliğine kadar demirci ustası olan babasına çıraklık etmiştir. 
Daha henüz paralı pullu askerlik icat edilmediğinden 'Vatan borcu namus borcudur' deyip sülüs kâğıdıyla İstanbul'da kışlanın kapısından içeri dalmıştır. Kırım savaşında büyük faideler göstermiş, Kafkas cephesinde gösterdiği üstün başarı ile erbaş olmuştur. İstanbul’da çırıl çırıl elbiseler içindeki muhafızları görüp, yandaki çavuşa:

"tertip bunlar kim ola yahu"
dediğinde yandaki çavuş:
"ooolum bunlar Çerkez ülen, ahanda öbürleri Arnavut!  İşte o gün muhafız olmaya karar vermiştir. Beyazıt meydanında turist kıza asılan çantacılara attığı dayakla baş zabitin dikkatini çeker ve muhafız olur ama yeterince açık ten, yeşil, mavi göz Evropalı gözükmediğinden gözden bu kara kuru adama uzak yerlerde muhafızlık verirler. Muhafız olarak katıldığı bir hac seferi sonrası içinde bulunduğu  
gemiyi batmaktan kurtarınca,  altın hızma  mülazımlık yani teğmen payesi alır. 

Sultan Abdülaziz'in saltanatında Çarşının Beşiktaş’ı Cirit takımının taraftarları içip içip Beşiktaş semtinde huzuru asayişi bozmuşlardır. Ahali şikâyetçidir! Gürültüden ve sloganlardan bıkan Sultan Abdülaziz Hasan Paşa’yı Beşiktaş’a karakol amiri olarak atar. Henüz Kazan Birahanesi yok ama Çarşı’nın zıpkın gençleri gene kafayı bulmuştur. Fakat Hasan Paşa elindeki zopa ile Sinan Paşa camiinin oradan köyiçine doğru bir tur atmış olaylar derhal durulmuş çevik kuvvet polisleri paşaya selam durmuşlardır.

Bir gün Çırağan’da II. Abdülhamit’i devirmeye gelen Galatasaraylı müderris Ali Suavi’nin kafasında bastonu parçalar. Keşke hadise yaşanmamış olsaydı! Ali Süavi Bey ölür. Ali Süavi esrarengiz bir kişiliktir, öyle başıbozuk biri değil, Paris, Londra görmüş gazeteci, jön Türk, Batılı, hem de İslamcı bir şahsiyet, anlayacağınız kafası herkes kadar karışık. 

Ama “Çarşı darbeye de karşı” 

Çorumda  yerel tarih çalışmaları yapan Ethem Erkoç'a göre, Yedi Sekiz Hasan Paşa çocukluğunda medresede dirsek çürütmüştür. Ancak imzasını Arapça yedi ile sekiz rakamlarını yazıp bu sayıyı bir çizgiyle birleştirdiği doğrudur. Onun okuma yazma bilmediği iddiası doğru değildir.

Kanımca, Çorumlulara has bir pratik zeka ürünüyle aşağıda Sariyer’de bir banka memuresi ile benim aramda geçmiş nahoş diyaloğu önlemek amacıyla böyle bir imza atmıştır! Yedi Sekiz Hasan Paşam futuristtir, geleceği ön görmüştür. Bakın banka memuru ile ben arasındaki diyalog şöyle oldu:

Banka Memuru: Beyefendi imzanız tutmuyor bu parayı size ödeyemem!
Ben :  Bakın hanfendi kimliğim burada!
Banka Memuru: Yok olmaz iç denetim müfettişleri sicil tutar hakkımda!
Ben: E o zaman göster imzayı bi daha atayım bare! Attım 15 - 20 imza....
Banka Memuru: I..Ih gene olmadı beyefendi, parayı ödeyemem.
Ben: E- napıcaz şimdi!
Banka Memuru: Müdürümle görüşün!
Ayak sesleri... Karşı camekanlı oda... Tıt tık tık.. müdür bey!(müdür yerinde yok)
Ben: Müdür nerde!
Banka Memuru: Dağa kaçtı
Ben : Leyyyyyyyyyyyyyyynnnnnnn başlarım sizin müdürünüze de imzanıza da, verin paramı!


 Eğer Paşam olsaydı o gün, 7 ve sekiz rakamlarının ortasına bir çizik atar banka memuresi ile dalaşmak durumunda kalmazdı. Paşamız Çorumda bir saat kulesi ve harika bir yalı bırakarak terki diyar etmiştir. Hizmetleri için kendisine müteşekkiriz! Bugün Paşa’nın torunu kimdir dersiniz? Paşayı tanımasak dahi torunu Ece Vahapoğlu’nu tanıma şerefine eriştik.

Çizgi Karakter Tasarımı: Erdoğan Oruç