30 Ocak 2012 Pazartesi

Nereye çekersen oraya!

İstanbul  Arel Üniversitesi öğrencileri   sosyal sorumluluk projesi olarak, çoğumuzun bilmediği ya da bilip de umursamadığı gerçeği yüzümüze vuruyor! Hani yazın kaldırım taşları üstünde ıslak lekeye benzer şeyler var ya, işte onlar çiğnenip kaldırımlara, sokaklara atılan sakızlar. Belediyeler bu iğrenç görüntüden kurtulmak için o kadar çok uğraşıyorlar ki! Çok zor oluyor, milyonlarca liralık kaynaklarımız heba oluyor! Bir de yere atılan o sakızlar kuşların ölümüne neden oluyor! Zavallı kuşlar yiyecek umuduyla gagalarına aldıkları sakızları yutamıyorlar ve açlık ve susuzluktan ölüyorlar! İşte Arel Üniversitesi’nden öğrenciler bu konuda duyarlılık yaratmaya çalışıyorlar. Sokaklara sakız kutuları konulmasını öneriyorlar. Peki, “neden normal çöpler varken sakız kutusu öneriyorlar” diyebilirsiniz, basın bülteninde buna dair ayrıntı yok ama ben şöyle açıklayabilirim. Eğer sakızımızı çöpe atarsak çöpten beslenen kuşlar da bu sakızı yemeye çalışıp ölebileceklerdir. Evet, gelin bu arkadaşlara, aferin diyelim onları alkışlayalım! 
Vaay, rot, balans, ayar merkezi oluverdin ha!
Yanlış anlaşılmamak için iki şeyi not olarak ekliyorum! Üçüncüsü etimoloji severlere bonusum olsun!

Not: 1- Ben çiğnemeyi beslenmenin tekelinden koparıp almış sakızlara düşman değilim! Ben de bilumum sakızları çiğnedim, tipi tip, bigbabol, özcan, falım, vivident, first... artık köşedeki büfede ne varsa! 
2-“Belediyeler bu iğrenç görüntüden kurtulmak için o kadar çok uğraşıyorlar ki!” şimdi kendimle çelişeceğim ama ben İstanbul’da  hiç sakız temizleme ekibi görmedim! Biri var derse buna da inanmaya hazırım. Olması gerekeni yazdım!
3-Bazen sakızı çiklet diye isteyenler var, neden ki? Çiklet Amerikalı Cadbury Adams şirketinin ürettiği "Chicklets" adlı markanın çiklet şeklinde okunuşundan kaynaklanıyor.