8 Şubat 2012 Çarşamba

Godin'in İstanbul'u!

İnanıyorum ki istisnasız her insanın içinde bir bilge insan var. Bunu kaderimizin bir parçası olarak düşünelim. Ne yazık ki içindeki bu bilge insanı keşfedenlerin sayısı çok azdır. Tarihte içindeki yüce yazgıya ulaşarak dünyayı güzelleştiren insanlara gıpta ediyorum. Çoğu zaman içimizdeki akıl kutusu bilge kişiden kaçarız. Çünkü kendimize belirlediğimiz amaç, içimizdeki bilge kişinin amacına karşı güdük kalmıştır. Yaşadığımız koşulları korunaklı liman olarak gören bizler içimizdeki bilge kişiyi susturur, zincirlere vururuz, kendimizi güçsüz sayar yenilgiyi peşinen kabul ederiz.

Bakın bugün dik durabilen, eleştirebilen, sorumluluk alabilen, farklı iş yapabilen kaç insan var. İçimizdeki bilge kişi biraz cesaret verdiğinde; çıkıntılık yapma! Sana mı kaldı! Şeklinde düşünüp sorumluluk ve öncelik almaktan kaçınırız! Bugünlerde eleştirilen Atatürk’e bakın. Ya Samsun’a çıkmaya cesaret etmeseydi! Taşın altına elini koymasaydı. Çok sevdiğim bir alman atasözü var “Herkes kendi kaderinin demircisidir” der. Hadi cesur olun. Korkularınızın esiri olmayın! “Cesaret korkunun yokluğu değil, korkuya direnmek, korkuya hükmetmektir"  demiştir Mark Twain. Hadi planladığın en son şeyi yap bakalım. İşte hep bir tereddüt korku içindesin, binlerce kez plan yapıp, mükemmele ulaşmak istiyorsun! Ama aynı yerdesin, nasıl olacak! Küçük Kara Balık gibi uzak denizlere yelken açmanın zamanı gelmedi mi? 


Pazarlamanın dehası Seth Godin: mükemmeli yakalamayı beklerseniz daha çok beklersiniz diyor. Siz mükemmeli beklerken iyi, daha iyi ya da çok iyiyi yakalayan birçok insan sizden önce sizin istediğiniz yere ulaşır. Aslında mükemmeli seçme ya da bekleme nedenimiz, korkularımızdır. O yüzden Mükemmel kötüdür…Dolayısıyla asıl hata mükemmeli ararken kötürüm kalmaktır. İşte Marketing Türkiye Dergisi’nden Duygu Atahan’ın  Seth Godin ile yaptığı röportajı okuyunca bu yazıyı yazmak istedim. Seth Godin HR Dergi’nin düzenlediği bir konferans için 21 Şubatta İstanbul’a gelmişti.

Fotoğraf Kaynak: Sethgodin