23 Şubat 2012 Perşembe

İçimizdeki canavar

Elif Varol Ergen’in Mısır Apartmanı, cda projects'teki "Incognito" adlı kişisel sergisini izlediğimde çarpıldım. Ne yazık ki şiddetin her şeklini görüyor duyuyoruz. Hatta itiraf ediyorum şiddete başvurduğum zamanlar da oldu. Nasıl oluyor da melek yüzlü çocuklar büyüyünce canavarlaşıyor. Tespitim şudur; sevgisiz evlerde yetişiyor, şefkatsiz toplumlarda yaşıyor, sevgisiz öğretilerle büyüyoruz, dolayısıyla temeli sevgi olmayan her öğreti çöküyor ya da öğreti sahibini canavarlaştırıyor. Sanatçı, içimizdeki sevgisizliğin doğurduğu canavarları gözümüze sokmak istemiş olmalı. Bolca parmak, el, kol ve göz figürü kullanmışŞiddet suçların en kaba ve en eski olanıdır. Suç ya da suçluluk, insanlık tarihi kadar eski bir olgu, belki onu bitiremeyeceğiz ama şiddetin her türlüsü ile mücadele etmeliyiz. Bu mücadele önce kendimizde başlamalı. Çocuklar sevgisiz kalıyor. O şiddet hali akrep gibi bireyi ve toplumu zehirliyor. Sanatçının ilüstrasyon tekniği de farklı. İnsan bedenini çizgilerle manipüle ederek her şekilde içimizde gizlenmiş canavarı bize görünür kılmaya çalışmış. Gizlenme, izleme, gözlenme ve insanın şiddeti uyguladığı kafa, ağız, göz, el, kol, ayak gibi uzuvları ön planda. Tabi bunlar benim çıkarımlarım belki Elif Varol Ergen bambaşka şeyler tahayyül etmiş olabilir.