25 Şubat 2012 Cumartesi

İstanbul neresi?

Küçüklüğümden bu yana evimizde balık yapılmış olmasından mıdır bilemem. Her hafta sonu balık yemesem bir yanım eksik kalır sanki. O yüzden her cumartesi benim için balık günüdür. İstanbul ve balık deyince aklımıza Boğazın efendisi lüfer, palamut, uskumru ve istavrit gelmelidir. Çünkü Haliç’e ismini veren palamuttur, İstanbul’un sikkesinde resmi olan palamuttur. Lüfer desen Boğazın efendisidir ama tezgâhlarda artık ramazan pidesi kadar nadir gördüğümüz bir balıktır. Kendisini bekleyen FSD ve İstanbul ahalisi ekim ayında “Lüfer Bayramı” ilan etmiştir. Uskumru Estambul’un köylü güzelidir, Uskumruköy’ün adıdır. Uskumrunun halakızı İstavrite gelirsek o İstanbul’un bereketli yüzüdür. İstanbullunun protein kaynağı, kaynakların en ekonomik olanıdır. Hiçbir zaman İstanbulluya kendini hasret bırakmamıştır. Hatta bir İstanbul gezisinde Kubilay’a (lovesfromfashion.com) başlık da olmuştur. Daha ne olmamıştır ki İstaklal Caddesinde İstavrit Kitapçı ve Kafe olmuştur, yaz günleri aşkına tişört olmuştur, mavi jeans’e koleksiyon olmuştur. Eh, bugün de bana mükellef bir akşam sofrası olmuştur daha ne olsun istavrit. Son olarak Ezginin Günlüğü’nde “öteki İstanbullunun” sesi ve müziği olmuştur istavrit.