27 Şubat 2012 Pazartesi

Sadist misiniz?

Bir toplumda, toplum ve kamu kurallarını kendi lehine kullanmaya alışmış insanlar sadist değilse nedir? İstanbul trafiğinde emniyet şeridi kullananlar, önünüzde yılan gibi şerit değiştirenler, sırasını beklemeyip araya adam sokanlar, insanların arabasını çizenler, İETT otobüsü yakanlar, sadist değilse nedir! Bu olaylar bana Marquis de Sade öykülerini hatırlatıyor. Marki’nin yazdıklarını okurken onun oyuncağı olmuş onun fenalıklarına uğramış kadınlar için “off ne berbat yıllarmış” derdim ama yıllar değişmemiş. Sabahleyin aracıyla kadını sıkıştırıp hem de gülen adam gördüm! İnsan olma ortak değerini boş verilip “kendi yararını koruma” güdüsünde olanlar  kendilerini“sadizm” de  bulacaklardır.  

Not: Sadist-Sadizm: Marquis de Sade’ın romanlarında var olan ortaya karışık zorbalık, şiddet, şehvet ve bunlardan zevk alma duygusunu ifade etmek için, yazarın adına ithafen Alman psikiyatrisi Krafft Ebing tarafından ortaya atılmış bir terimdir. Bir sadist’in en belirgin özelliği vahşi arzularına engel olmaması ve bu arzuları başkaları üzerinde kullanması;  başkalarını ruhsal, duygusal ve  fiziksel olarak sömürmesi ve bundan keyif alması; yakınlarının özgürlüğünü sınırlaması; acı ve zarar vermek amacıyla dedikodu ve yalan üretmesidir. Bu saydığım duygulardan ikiden fazlasına sahipseniz psikiyatrise görünmekte fayda var.