14 Şubat 2012 Salı

Sıradan İstanbullu

Hiç huyum değildir ama artık iki satır yazmasam vicdanım sızlayacak! Malum, son iki haftadır devletimizin kurumları birbirine girişmiş. Başbakana bir tür meydan okuma durumu var anlaşılan. Her dönem çeşitli tipte vatan sevicilerimiz var biz bu tiplerden bir türlü kurtulamıyoruz. Kâbus gibi biri gidiyor öbürü geliyor. “Ahanda şeffaflaşıyoruz heyyoo” derken bir de gördük ki bazıları devletin kadrolarında saf tutmuşlar. Hani haktı, emekti, hukuktu, guguktu, liyakatti,  kul hakkıydı. O “kul Hakkı” biz oluyoruz. Adımız Hakkı olmuyor da Ahmet, Mehmet, Elif, Can, Sinem, İpek oluyor. Siz, bizim adımıza size hiçbir zaman vermediğimiz ve vermeyeceğimiz hakla “goygoya” devam edin.  Devletimiz biz sıradan insanların asaletiyle müreffeh hale gelecek. Bir cedelleşme ki sormayın gitsin! Bu zihniyet kısırlığına rağmen İstanbul yine New York Times’a konu olmuş. İstanbul’da sanat patlaması var. Gazete çağdaş sanat merkezi olarak adlandırabileceğimiz SALT’a özellikle işaret etmiş ki bu kuruma destek veren Garanti Bankasını ve Vasıf Kortun'u kutlamak lazım böyle bir proje için. Yazıda ayrıca Tayfun Serttaş, Taner Ceylan, Kutluğ Ataman, Banu Cennetoglu Emre Hüner, Erol Akyavaş, Orhan Pamuk, Gözde İlkin, Halil Altındere, Ali Akay, Beral Madra, Ali Kazma, Ömer Koç, Ayse Erkmen, Sarkis, Hale Tenger,  Tayfun Serttaş, Gülsün Karamustafa gibi birçoğuyla tanışma fırsatı bulduğum sanatçılarımız anılıyor. Sıradan insanların büyük başarısını kutluyorum. Yaşasın sıradan vatandaşlık! Çok merak ettim bakayım şu New York Times yazısısına Bolat diyorsanız böyle buyrun.

İllüstrasyon Kaynak:www.trendkupu.com

Not: Bu yazıyı yazarken fark ettim ki, Word hazretleri “yanlış yazıryosun oğlum düzelt cedelleşme değil cebelleşme olacak” diyor. Ben size söyleyeyim, cedelleşme doğru kullanımdır, münakaşa etmek demektir. Cebelleşme ise dağlılaşma anlamına gelir ki bu kullanımı tercih etmeyiz diye düşünüyorum.