2 Mart 2012 Cuma

Başka bir Kağıthane, valla!

“Ooooo Bolat napmışsın sen! Çok uzun okuyamam” diyorsan! Saygı duyarım, değerli vaktini ziyan etme. Ama okurum vaktim de var diyorsan okuduğuna pişman olmayacaksın. Kelt rahibi druidlerin viskiyi damıtması gibi yazıyı imbikten geçirelim. Yazıyı bitirip pişman olursak yorum açık, mayhoş mayhoş blog sahibine saydırmak serbest! 

İnsan evladının en büyük buluşlarını, yazı, pusula, barut ve kâğıt olarak sıralayabiliriz. Barutu koy ver gitsin. Kültür tarihimizin en nadide buluşu bence yazı ve kâğıt. Mağara duvarlarına grafiti ile başlayan kaydetme sürecimizde yazma ve kayıt aracı olarak neleri kullanmadık ki, taşlar, kemikler, ağaç gövdeleri, kil, maden, papirüs, parşömen ve canımın için kâğıt. Bakın bun önemli buluşlar hep doğudan geldi. Bugün İngilizce “paper” olarak kullanılan kelimenin kökeni Mısır icadı “papirüs”ten türemiştir. Tamam da Bolat, biz neden papür, paper ya da papirüs demiyoruz da “kâğıt” diyoruz de bakalım?

Şöyle ki: Kâğıdın dünya tarihinde resmi bulucuları Çinlilerdir ama çok önemli bilim adamları derler ki Çinliler kâğıdı Türk kabilelerinin keçe yapımından esinlenerek icat etmişlerdir. Mesela Singrid Hunke’nin tezi budur. Daha iki yıl önce Hereke diye köy kurup Hereke Halısı'nı esinlendiklerine göre. Huy bu değişmiyor yani. Neyse, bakın kâğıt nasıl oluşuyor: Ağaç ve bitki lifleri aletlerle dövülüyor, saçaklanıyor, ıslatılıyor, su verilerek şişiriliyor ve bunlar çeşitli aletlerle kesilerek safiha (düz, yassı levha) haline  getiriliyor… bıla..bıla.. Şimdi Hunke’ye hak vermeyenimiz var mı? Bildiğin keçe yapımı yani. Türkler ipek liflerinden tokmaklama tekniği ile elde ettikleri safihaya (yassı, levha) “Kakat” adını vermişlerdir. Kakmak, vurmak, tokmakla dövmek anlamına geliyor. Kamusi Türki’de “kak” ve “kakat, kakaç” sözcükleri yer alıyor zamanla kelime “kağat” şeklini almış ve bu biçimiyle doğu dillerine girmiş biz de “kâğıt” ı Farsçadan almışız iyi mi!

Kâğıdın dünyaya yayılmasına öncülük etmişiz, Çinliler bunu sır olarak saklarken onlardan öğrenip kâğıt kullanmayı bilmeyen milletlere kâğıt öğretmek amacıyla anayurttan sıcak memleketlere doğru yola çıkmışız. Yol uzun kavim kalabalık, ekmek derdi her dem önemli, ister istemez gittiğimiz yerde istenmemişiz, kalabalıktan mütevellit hır gür çıkmış. Barbar olduğumuzu iddia edebilirler ama biz medeniyet götürmek amacıyla gelmişiz buralara kadar. Neden barbarlık olsun külliyen yalan.

Bu kadar kâğıttan bahsettin ama merak ediyorum “İstanbul bunun neresinde” Bolat! Şimdi sadede geliyorum “Kâğıthane” diye bir yer var biliyorsun! "Evet Şişlinin komşusu semt."  Yok o değil Kağıthane diye “tükan” gördüm de ben!

Bir kere ismine bayıldım KağıthaneBilemiyorum kaç kişiler ama tebrik ediyorum bu güzel insanları ya da insanı. Çok beğendiğim bir tasarım ve iş fikri. Kâğıttan özel tasarım malzemeler.Yaratıcı tasarımlar! Günlük kullanım için neleri var görmek lazım. Ben en çok Amerikan servis İstanbul sokak adlarından oluşan tasarımlarını sevdim. Şöyle yurt dışına ya da İstanbul dışına çıkarken hediye diye eşe dosta alınmaz mı? Alınırrr. Yemelik İstanbul Sokakları.

Bu yazı reklam mı? Yooo, kimsenin böyle bir talebi yok. İstanbul’da güzel olan her şeyi anlatmak aktarmak misyon, fizyon, amaç, hedef, iş planı, performans karnemde hatta değerlerimle örtüşüyor. O kadar yazdın, "iyi o zaman ver bakalım internet sayfasını."


Fotoğraf kaynak: Kağıthane

Şimdi mim olayına geliyorum. Mim bana darılmasın ama bir türlü anlayamadığım için kendi yöntemime göre mimliyorum :) Tüm takipçilerimi mimliyorum.