30 Mart 2012 Cuma

Kale seni kiraya vereyim mi? Ver baba ver!


İstanbul’un bir ucunda Garipçe Köyü vardır. Eğer şehir canınızı sıkarsa atlayın arabanıza ya da arabanız yoksa Sarıyer’e gelip Belediye otobüsüyle Garipçe Köyü'ne gedin. Sarıyer tepelerine geldiğinizde bünyeniz huzur bulmaya başlayacak, gözünüz yeşile doyacak köye geldiğinizde “Aferin be Bolat” iyi ki postu yazmışsın deyip kulaklarımı çınlatacaksınız. Deniz orada, yeşil orada, köy orada, yerellik orada, tarih orada! Ceneviz Kalesi bakımsızlıktan bitmek üzere! Estambul'da gudubet apartmanlarla, milletin 1800'lü yıllarda dikmeye başladığı gökdelenlerle, 2012 yılında övünen bizler için, şehircilik, kültürel miras kavramları biraz uzak! Ben Garipçe’de şunu hissettim, bu köyde insanın ömrü uzar. "Garipçe köyünün adı da bir garip Bolat! Senden kelimelerin öyküsünü dinlemeye alıştık, de hele neden Garipçe’ymiş köyün adı."  Altına hücum devrinde taşı toprağı altındır diye İstanbul’a gelen Karadenizli garibanlar şehre gelip gerçeği gördüğünde “uşağım ha bu İstanbulda yaşanmaz da!" deyip şehrin Karadeniz kıyısına yerleşmelerinden dolayı bu köye Garipçe Köyü denmiştir. Hürriyette okumuştum Kültür ve Turizm Bakanlığı buradaki Ceneviz Kalesini 49 yıllığına kiraya verecekti, kültürel amaçlı kullanım için, fikir güzel ama kalenin restorasyonu için milyon dolarlar gerekli bu yatırımı sanat için dökecek adam bulunur mu Türkiye'de. Bulunur!  Güler Sabancı, Rahmi Koç, Ferit Şahenk, Hüsnü Özyeğin, Mehmet Emin Karamehmet, Pegasus'um Ali Sabancı'm siz yaparsınız bu işi ancak! Başımızda taşırız sizi!  Neyse efem biz dönelim Garipçe'ye: Madem gariban köylü İstanbul'dan kaçtı biz köylüye İstanbul'u götürelim babından üçüncü köprüyü Garipçe Köyüne dikiyoruz iyi mi? Kültür Bakanlığının 49 yıllığına özelleştirmek istediği Garipçe Kalesi için hazırladığı  Bilgi Föyü'ne  buradan bakabilirsiniz içinde güzel fotoğraflar da var.

Fotoğrafkaynak: korumakurulları.gov.tr