13 Nisan 2012 Cuma

Aloo Matmazel

Alexander Graham Bell telefonu icat ettiğinde, Amerikalı bir belediye başkanı  “Bir gün her kentte bir tane telefon olacak” demiş fakat bu gerçekleşmesi çok zor bir ön görü kabul edilmiş! İngiltere postahane başmühendisi “Amerikalıların telefona ihtiyacı var bizim yok bizim elimizde bir yığın haberci çocuk var”diyerek olayı küçümsemiş! Bak o koskoca İngiltere nal topluyor artık! Bizimkiler telefonun icadından 5 yıl sonra Estambul, Yıldız Sarayı’na telefon hattı döşetmiş fakat sonra Sultan Abdülhamit yasaklatmış, biz neden nal topluyoruz anlayın! Telefon İstanbul’da 1908 den sonra yaygın olarak kullanılmaya başlanış. Telefon İdaresi Fransız ortaklığı olduğu için İstanbullular “Aloo Matmazel şu numarayı bağlar mısınız?” şeklinde görevliyle iletişime geçermiş.  Bir de taze hikâyecik aktarayım gerçi pek taze sayılmaz ama anıları ve anlaşmazlıkları her dem taze! Yıl 1974, ilk barış harekâtı yapılmış Kıbrıs ayakta, anlaşma imkânsız ortalık toz duman! Rahmetli Bülent Ecevit Cenevre’de, 11 Ağutos sabahı otel lobisinde Prof. Haluk Ulman’la şöyle bir muhabbete girer! Hocam bu ne allasen ya! Konuş konuş aynı yerdeyiz, nolucak bu halimiz! Çok şımarmış bunlar, şu NATO olmasa çakacam elimin tersiyle! Bak Yalovaya tatile gidecektik, Allahın dağına geldik! Bari Turan Güneş Bey’e söyleyin,  Ayşe tatile çıkmak istedi, hazırlıklar tamam, eğer iş uzayacaksa gitmesini söyleyeceğim! Ayşe, Turan Güneş’in kızıydı “tatile bir çıktı” çıkış o çıkış her dem tatilde Ayşecik! Tatil mi yaradı, Kıbrıs’ı mı sevdi, işine öyle mi geldi bilemem! İşte bir telefonla neler oldu bakın görün!