2 Nisan 2012 Pazartesi

Günahkar tatlı: Profiterol


Semi, İnci dedi, profiterol dedi, topu kucağımıza bırakıp Malta’ya gitti. Olsun biz kendisine İstanbul’dan kucak dolusu selamlarımızı iletiyor ve bizden istediği profiterol hikâyesini anlatmaya başlıyoruz. Hazır mıyız? Yıl 1944, Lucas Zigoridis İnci Pastanesini Beyoğlu İstiklal Caddesi 124 numaralı dükkânda kurar. Pastanenin şimdiki sahibi Musa Ateş, işe çırak olarak 1960’da burada başlar ve pastane bugünlere kadar gelir. İnci Pastanesi artık yıkılacak! Onunda kaderi de Markiz Pastanesi gibi olacak! 

Kültürel miras dediğin şeyin içinde markalar ve insanlar da vardır ama bizim "medeniyet" anlayışımız “AVM” düzeyinde olduğu için, çok lafa hacet yok! Pastane sahibi bay Luka bir röportajında profiterol için “kendim bir şey icat edip, bir de isim uydurunca çok iyi tuttu, profiterolün kendisi de adı da uydurma.” Demiş ama işin aslı öyle değil. Nasıl yani? Şimdi, aç gözleri, topla kendini okumaya devam et! Profiterol tarihte 16. yüzyılda ortaya çıkmış bugünkü anlamını ise 19. yüzyılda kazanmıştır. 1888 de basılmış olan “La cusine” adlı kitapta Profiterol için: İçinde geyik eti ve yermantarı ile doldurulmuş kuru ekmek olarak tarif edilmiş F. Rabelais’in Gargantua ve Pantagruel romanında profiterole atıfta bulunulmuş ve profiterol için  “günahlardan elde edilen küçük karlar” olarak bahsedilmişProfiterolün günahkar olduğu doğrudur, selülit yapar, kilo yapar, iştah açar, rejim düşmanıdır. İnci Pastanesi'nin önünden geçerken camdan gelen dış ses " gel, yeni beni, bir kereden bir şey olmaz" günahkar davetine icabet etmemek lazımdır. 

Profit (kar) demektir, sonuna eklenen “ole” küçültme anlamı taşır. Buradan da anlaşıldığı üzere “profiterol” kelimesi “küçük karlar” anlamına gelir ki doğrudur koskoca İnci Pastanesi neredeyse Profiterolle bugünlere kadar gelebilmiştir. Ayrıca bazı kaynaklar “profit”(kar) ve “rolle”(çubuk) yani karlı-kazandıran çubuklar şeklinde ele alır bu da doğrudur. Ooo Bolat, sen de her şeye doğru diyorsun! Çünkü yukarıda İnci Pastanesi'ndeki fotoğrafta görünen çatallara çubuk dersek "kazandıran çubuklar" kelimesi de uygun bir etimolojik açıklama olmaz mı? Bence olur.  Aslında cumartesi gidip İnci Pastanesi'nde hem profiterol yiyip hemde resim çekme gibi bir planım vardı ama olmadı. Görmüş olduğunuz fotoğraf Sezin Erbil tarafından çekilmiştir, kullanmama izin verdiği için kendisine teşekkür ederim.