16 Mayıs 2012 Çarşamba

Bu Mim o Mim değil!

Bu aralar çok mim aldık birikti ama bir gün vakit bulup yazacağım. Çok geyik attık bu yazıda biraz ciddi bir konudan bahsedeyim istedim şimdiden affınıza sığınıyorum. Gençlik ve Spor Bayramımız 19 Mayıs yaklaşıyor. Bir sürü tartışma var kutlanacaktı kutlanmayacaktı stattaydı değildi… Denir ki İstanbul’un Kurtuluş mücadelesinde pek rolü yoktur. Doğrudur çünkü İşgal altında ve çok sıkı denetlenmektedir fakat bu İstanbul’da hiç mücadele olmadığı anlamına gelmez. Örneğin İstanbul’da Anadolu hükümetine bağlı olarak faaliyet gösteren ilk gizli Milli Mücadele örgütü Mustafa Kemal Paşa’nın emri ile kurmay Yüzbaşı Neşet Bey tarafından kurulan “Hamza Grubu”dur.
          Hamza Grubunun özelliği Anadolu Hükümeti’nin İstanbul’da kurduğu resmi gizli örgüttür. Amaç Anadolu’ya personel, silah ve başka ihtiyaç maddesi kaçırmaktır. Başlangıçta başarılı olmayan bu grup askeri imalat fabrikalarının subay ve memurlarından oluşan Milli Mücadeleci bir diğer gizli örgüt olan, “İmalatı Harbiye Grubu” ile birleşince işin rengi değişir. Bir elin nesi var iki elin sesi var atasözü gerçek olur. Birleşmeden sonra hızlı bir şekilde Anadolu’ya malzeme gönderme faaliyetine girişilmiş, ilk motor kaçakçılığı 5 Aralık 1920’de ilk vapur kaçakçılığı da 10 Mayıs 1921’de gerçekleştirilmiştir. Hamza grubu çeşitli sebeplerle deşifre olduğundan bir süre sonra “Mücahit”, daha sonra “Muharip” ve en son olarak “Felah” adını almış, Kurtuluş Savaşı sonuna kadar bu ad kullanılmıştır. 
          Başka bir milli mücadele teşkilatı da Teşkilatı Mahsusa’nın son başkanı Hüsamettin Ertürk ve Fevzi Çakmak Paşa tarafından kurulan Müdafaa-i Milliye adlı askerî teşkilattır.  Teşkilat, adının baş harflerinin  Osmanlıca okunuşundan dolayı“Mim Mim” diye anılıyordu. Mim Mim, Anadoluya silah, mühimmat ve subay kaçırdı, düşman karargâhlarından elde ettiği bilgi ve belgeleri Ankara’ya aktardı. Neler yaşadı bu koca Estambul dostlar!  Şimdi hepimiz sıcak evlerde, karnımız tok sırtımız pek internet âleminin dalgalarında sörf yapıyoruz. Umarım bir daha Kurtuluş Mücadelesi vermek zorunda kalmayız.
          Fotoğrafta ordumuz İstanbul’a yeniden girerken görülüyor ve benim boğazıma bir şey düğümleniyor arkadaş! Atatürk'ü anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun!