4 Mayıs 2012 Cuma

Bloggerlar ve Anneleri

Anne olan tüm bloggerları saygı ile selamlıyorum

Annelerimizin üzerimizdeki emeğini ciltler dolusu kitap,  yüz binlerce blog post yazsak anlatamayız. Herkesin annesi ile ilgili yüreğine dokunan bir hikayesi vardır.

Bekle beni anne


İnsan çocuk sahibi olmayınca gerçekten anneliği babalığı gerektiği kadar idrak edemiyor. Allah her isten insan evladına anne ve baba olmayı kısmet etsin.

Bir arkadaşımın doğum günü için Beyoğlu'ndan saat 2.30 civarında dönünce onu koltukta uyuklarken buldum. İşte o gün geldi aklıma. Annem,  Taksim'den eve sabaha yakın döndüğüm o geceyi koltukta uyuklayarak geçirmiş. Estambul korkutucu anneler tedirgin.

Bir çocuğun annesini izlemesi


İşte ben o gece annemi izlemiştim uzun süre. Alnındaki kırışıkları saymıştım  tek tek!  Acaba alnındaki o üç çizgiden biri ben miydim anne! Yıllar geçti, bak benim de alnım da  çizgiler oluştu biri sensin anne! Kırkıma doğru giderken yataklara düşünce “anne anne” diye zırlayan ben, bir taksi mesafesindeki sana neden sık uğrayamam anne! O kadar yoğunum ki, bak göğsümde madalyalar parlıyor! Haytalığıma, haylazlığıma ver, sen üzülme anne! Yanına gelemesem de unuttuğumu sanma! Ben bu dünyada en çok seni sevdim be anne! Dara düşerim aklıma gelirsin, efkârlanırım yanımda bitersin, kanatlı meleğim misin anne! Omzumda birden çok yük, eşek misali oradan oraya taşımakla geçiyor ömrün, hep daha iyisini istiyorlar anne! Gelince o büyük netameli günler, herkes dağılıyor da bir sen kalıyorsun, evimin direği misin anne! Soğuk kış günlerimin güneşi, kara gecelerimin şafağı, ağustosumun çınarı mısın anne! Varlığın varlığımın neşesi, yokluğun ömrümün çilesidir, Allah uzun ömürler versin anne. Bir gün bana; Oğlum sen benim neyimsin diye sorarsan “canımın içisin” diyeceğim anne, canımın içisin! 

Tüm blogger arkadaşların annelerini hatırlaması dileğiyle...


Fotoğraf Kaynak: painting-palace.com