26 Mayıs 2012 Cumartesi

Palamutlar Nerede?

Ben tüm balık türlerinin hepsini severim ama kırmızı etli balıkları daha çok severim. Palamut güzel balıktır, lakerdasına bayılırım tazesi için eylül, ekim aylarını dört gözle beklerim. Biliyorsunuz balık için yasaklı mevsim başladı. Sezonun açılmasını bekleyeceğiz taze balık için. Bir öykücümüzün dediği gibi “Fukara’nın kestanesi Palamut’tur.” 

Bizans döneminde de fakirin ekmeğiydi ama ben İstanbul’da olalı beri palamutun ucuz olduğunu hiç görmedim. Devir değişti fakirin balığı hamsi oldu İstavrit oldu artık! Çünkü akılsız balıkçılarımız, yeteneksiz hükümetlerimiz, vurdumduymaz sanayicimiz elbirliği edip  Marmara Denizi’ni, acımasızca Kerbelaya çevirdiler.  Halbu ki Haliç palamut kaynardı hatta Haliç’e “Golden Horn” denilmesine palamutlar sebep olmuştur. Nasıl yani? Şöyle ki: 
         Boğazın en dar yeri Kadıköy yakınlarındaki Kızkulesi kayalıklarını gören balıklar ürkerek Byzantion Burnu'na yani şimdiki Haliç girişi olan Sarayburnu’na doğru yönelirler sonunda burada bereketli bir av yaşanırdı. Öyle ki tarihçiler buradaki yoğun palamut süründen elle dahi  balık tutulacağını yazarlar. İsa’dan önceki eski çağ Estambul paralarının bir kısmında bu yüzden palamut resmi vardır.  Bu toprakların en önemli tarihçilerinden biri olan Strabon’da palamutlardan bahseder. Bildiğiniz üzere Strabon Amasyalıdır alıp okumak lazımdır. Bazı oryantalist aydınlar Türklerin balık sevmediğini balık kültürü olmadığını yazar ve bizim bazı  çakma aydınımız da evet biz Türkler balık sevmeyiz der ki bu sadece bir ön yargıdır. Atalarımız lüfer, palamut, yılanbalığı gibi daha birçok balığı yer bunlardan dolma, pilav, kebap, çorba hatta turşu yaparlar, havyar yerlerdi.

          Bugün dikkatimi çekti Metro Toptancı Market TÜDAV ile birlikte''Palamutlar Nerede?'' adlı bir projeye destek veriyor.  5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde İstanbul Beykoz Dalyanı'nda düzenlenecek etkinlikle ilk palamutları markalayıp denize bırakacaklarmış. 
          Bu Metro Toptancı Market ve TÜDAV alkışlıyorum. Bayram Hocam(prof.dr Bayram Öztürk) tebrikler.Greenpeace, TÜRÇEK, FSD, TÜRMEPA, TÜDAV, gibi sivil toplum örgütlerinin denizlerle ilgili daha çok duyarlılık çalışması yapması gerekir. Tabii ki bizim de onlara daha çok destek vermemiz gerekir.
  
Not: Bu balık türünün bebesine vanoz-gaco denirken boyutlarına göre sırayla çingene palamutu, palamut, kestane palamutu, zindandelen, torik, sivri, altıparmak ve peçuta şeklinde adlandırırız.