26 Haziran 2012 Salı

Kahve ve şehir

Havalar o kadar sıcak ki bir de üstüne yemek yiyince iyice rehavet basıyor insanı! Yemekten sonra kendime bir Türk kahvesi yaptım güzel oldu köpüğü tam yerinde. Bu kahveciler Arçelik’e Telve adlı kahve makinesi için teşekkür etmeli. Kahve'nin markasına baktım Kahve Dünyası  yazıyor. Nedir ne değildir diye araştırdım bu alanda çok eski bir firma değil. Birol Altınkılıç isminde bir müteşebbisimiz tarafından Mısır Çarşısı’nda kurulmuş işe kahve ticaretiyle başlayıp! Yeter yahu kendi markamızı yapalım artık demiş olmalılar ki 2004 yılında Eminönü’nde ilk kahve dükkânını açmışlar. 
          Kahve Dünyası 2010 Avrupa Kültür Başkenti faaliyetleri kapsamında mağazalarında özel ürün yapmışlardı. Gerçekten alkışlanacak bir durum. Kaç firma var yaşadığı şehre duyarlı? Bizim oradaki 5M Migros yandı ve oradaki kahve dünyası da gitti ve sanki ben yetim kaldım! Firmanın takdir ettiğim diğer yönü envai tür çikolatayı dükkânlarında bulundurmasıydı, kahve ve çikolata vazgeçilmez ikili. 
         İstanbul markası böyle olmalı! Kaliteli, yaşadığı şehre sahip çıkan, İstanbul’un ritmine ayak uyduran. Markayı ayrıca “Kahve Dünyası” gibi Türkçe ad seçtiği içinde kutlamak lazım. Türkiye’de Türkçe bir isim marka ismi olunca sevinir hale geldik. Neyse efenim starbucks, Gloria Jeans, Cafe Nero gibi markaları geçip benim gönlümde liderliğe oynayan firma için de içtim kahvemi. Bu bir gizli reklam postu mu? Zinhar öyle bir şey yok. Bir blogger'ın beğendiği kahve markasına kıyağı diyelim. E, bu kadarı da olsun artık. 

Not: Kahve tüm dünya dillerine Arapça'dan geçmiştir. Ama iddia ediyorum Araplar da dahil buna tüm dünyada bizden daha estetik kahve diyen olamaz. Yaşasın İstanbul Türkçesi.