16 Temmuz 2012 Pazartesi

Dalga geçme lütfen!

Hayat bazen o kadar kalleş acımasızdır ki size oynayacağı oyunu hayal bile edemezsiniz. Yer Arnavutluk Avlonya Limanı, bir bahar  günü 29 Nisan 1913. Vapur iskelesinde kurşunlar yeri göğü inletir ve adamın biri yere yığılır, insanlar toplaşır ve öldürülen kişinin Hürriyet Kahramanı ve Hareket Ordusu Subaylarından Resneli Niyazi olduğu anlaşılır. Kendi koruması tarafından vurulmuştur. Türk tarihinin aydınlatılamamış çirkin sahnelerinden biridir! Ölümü için "Ne şehittir ne de gazi, pisipisine gitti Niyazi" diye alay edilmiştir.
          Herkesin hayatında en az bir kaç kere kullandığı deyimi öğrendik. Resneli Niyazi Bey’in Başakşehir İlçesi sınırları içinde kalan bir çiftliği hala ayakta! Çiftlik, Sazlıdere Vadisi'nin hemen arkasında yani Küçükçekmece viyadüğünün arka tarafında. Resneli Niyazi Bey'in adını taşıyan Şişli’de  bir okul var. Sen dağlarda komitacılarla  çarpış, Yunan İsyanında, Bulgar isyanaında, Makedon isyanında kelleyi koltuğa al sonra gel kendi arkadaşlarının ihanetine uğra! Hatta kendi koruman tarafından katledildi! Hey gidi dibi delik dünya!
          Fotoğrafta gördüğünüz geyiğin hikâyesi de şudur: Resneli Niyazi Bey’e katılmak için birliğinden firar eden Manastırlı bir grup Jandarma yolda bir geyik yavrusu görür. Geyik askerlerden korkmaz, askerler de geyiği severler ve bunu iyi bir işaret olarak algılarlar. Geyik Hürriyet Ordusu ile birlikte İstanbul’a gelmiştir. Hatta Refik Halit Karay hatıralarında bu geyiğin Letafet Apartmanı’nın bodrum katında Cemiyet-i Mukaddese adına para ile gösterildiğini yazmaktadır. Sen Hürriyet Geyiği/Gazal-ı Hürriyet Manastır Dağlarından İstanbul’da bir Apartmanın Bodrum katına düş! Hayat işte böyle! 

Not: Ey okuyucu lütfen, bu hikayeyi okurken içinde geyik var adam kim vurduya gitti filan diye geyiğe bağlama! Dünya o kadar acımasızdır ki bu kahramanın başına gelenin başka bir versiyonu da seni incitebilir! Olmaz olmaz deme! Hikayeyi ilk okuduğumda da biraz evvel yazarken de içim burkuldu!