6 Temmuz 2012 Cuma

O Mahalle bu Mahalle!

Mahalle kavramının hepimizin hayatında önemli bir yere sahip olduğunu düşünüyorum. Kavram bu kadar sıcak olunca bunu markaya çeviren de oluyor. İstanbul’da Mahalle deyince akılıma gelen ilk mekân Nişantaşı Topağacı’ndaki Mahalle Kafe’dir. Maçka karakoluna sırtınızı verip Topağacına doğru inerseniz (bu arada caddenin sağındaki solundaki güzel butiklere de bakmanızı tavsiye ederim) yaklaşık 300 metre sonra Akbank’ın bitişiğindeki Mahalle Kafe’yi göreceksiniz. Bildiğin Mahalle ortamı masalar sokakta yaz boyunca. Nişantaşı mahalle kavramını çok sevmiş olmalı ki Nişantaşı’nın ikinci Mahallesi de İzzet Çapa önderliğinde geliyor. İzzet Çapa City’s in içinde kurulacak olan Mahalle’nin çok orijinal olacağını iddia ediyor. Şimdi Cahide15, Beirut, Al Jamal, Limonata gibi güzel mekanlar açan birinin haliyle kredisi var tabi tarafımızda, kendisine inanıyoruz. Nişantaşı’na yolunuz düşerse City’s in sinema katında bulunan Limonata’nın Boğaz Manzaralı terasını tavsiye ederim. İzzet Çapa "Dijital ortamdaki sosyal medyayı biz gerçek hayata taşıyoruz.” Şeklinde bir güzel laf etmiş bakalım bizi nasıl Mahalle’nin müdavimi yapacak! Olmadı bizim Mahallenin Muhtarı ile çay kahve içmemize vesile olur, bu da bir şeydir en azından. Son olarak şunu yazmak isterim bana göre çocuksuz, kedisiz, köpeksiz mahalle olmaz arkadaş! Olursa da ben ona mahalle demem.