25 Ağustos 2012 Cumartesi

Hangi Yoldan Gideyim Abi!


Biliyorum ülkemizin çok büyük sorunları var ama ben yine de bir mikro İstanbul sorununu tartışmak istiyorum. İstanbul taksileri için kural yoktur, düzen ve özen mi dediniz? O ne ki! Fütursuzluk almış başını gitmiş! Hiç mi iyi taksiciye rastlamadık çok nadir de olsa evet. Beni ayar eden en önemli sözleri “hangi yoldan gideyim” şimdi bu laf mealen taksici için şöyle bir anlam ifade eder “bakalım keriz yolu biliyor mu?” Benim aklımda da şunu uyandırır, sana araç verenin ya da sana taksici diyenin…..!
          Kader, kısmet ya da kazaen 20 yıl önce 15 bin dolar verip bir taksi plakası almış olsaydınız ya da aileniz size bu kıyağı geçmiş olsaydı bugün 515.000 dolara sahip olacaktınız. Nerde böyle yağlı kapı var arkadaş! Bizler 25-30 bin TL’lik klimasız araçlarda seyahat ederken bu değer nereden geliyor? Çok nadir durumlar dışında hiçbir taksi fiş kezmez ben fiş kesmek isteyen bir taksi esnafına rastlamadım! Üstelik TAKSİ, kelimesi Fransızca(taxi) vergi kökünden dilimize geçmiştir! Çoğu taksici esnafı hayattan bezmiş halde, kerhen bu mesleği yapıyor görüntüsünde. Bazen de başka iş yapan arkadaşlar taksiye çıkıyor. Bu kadar ucuz mu bu meslek! Bu kadar denetimsiz mi! Genellikle taksileri taksi sahipleri kullanmıyor taşere ediyorlar. Bazen bindiğim taksi şoföründen tırstığım oluyor! Birçok şoför hırpani kılıklı, taksilerde temizliğe dikkat edilmiyor, nezaket kuralları desen yok!
          Gelir artıyor, nüfus artıyor ama taksi sayımız henüz 18.000 civarında haliyle böyle abuk paralar ortada dolaşıyor. İstanbullu taksiciler alınmasın ama verdikleri hizmet üçüncü dünya ülkesi düzeyinde!
Bir de korsan olayı var! Taksi olarak sen Ağustosta müşterini cayır cayır yakarsan müşterin kendi aracını da kullanır, korsan taksiye de biner! Metrobüse de biner, senin aracından farksız otobüse de biner! Önce hizmet kaliteni yükselteceksin, sonra şikâyet edeceksin!
          Şimdi sizinle şöyle bir hesap yapalım İstanbul’da 18 bin taksi var ve taksi plakası 515.000 dolar, çarpalım Estambul’daki mevcut toplam 18.000 taksi ile eşittir kaç yapar? 9.2 milyar dolar! Oh ne güzel ballı hayat! Meğer ne zengin sektörmüş taksicilik sektörü! Peki, çözüm nedir? Nüfusu 20 milyona dayanmış bir şehire 18 bin taksi ile hizmet edeceğine açarsın bir ihale bu sayıyı çoğaltırsın ben de beğendiğim taksiye binerim. Taksi sahibi de yan gelip yatacağına kendisi işe çıkar alın teri ile para kazanır! Yattığı yerden plakası para kazanmaz! İstanbulluyu çile içinde bırakıp taksiyi yatırım aracı olarak gören zihniyete ne diyeyim ben şimdi!
          Bakın, 1 hafta önce taksici ile aramdaki diyaloğa, okulun yanındaki caddeden geçiyoruz oraya bir kasis konulmuş, çocuklar rahat geçebilsin diye.
Taksici: Yaa, önüne gelen yere kasis koyuyor  ip…neler!
Bolat: Bak okul var çocukları korumak için o kasis!
Taksici: O kadar nüfus var ölecek olan ölür!
Bolat: Durdur aracı!
Taksici: Ne oluyoruzz ağabi yaaa!
Bolat: Sen şimdi insan mısın?
...
Not: Aklıma takıldı Bolat taksi plakaları bu kadar ediyor mu? Sallıyorsun, şeklinde bir düşünce olur da zihninde şekillenirse aman diyeyim şuradan bir kontrol ediver taksi fiyatlarını. Şimdi sen "taksici de ne demek, taksi şoförü ya da taksi sürücüsü desek, daha doğru olmaz mı?" dersen. Haklısın ama içimden gelmiyor! Fotoğraf kaynağım İBB.