4 Ekim 2012 Perşembe

İstanbul'a Mektup

Sevgili İstanbul,
Adettendir önce halini hatırını sorayım istedim. Nasılsın iyi misin? Beni soracak olursan, iyilik sağlık diyelim, senden şikâyetimiz var ama yine de sensiz olmuyor. Topoğrafyanın tüm güzelliğine karşı, bitmeyen kavşaklar, eciş bücüş yollar, sürekli bir inşaat halindesin bilemem 50 yıl sonra senin sonun ne olacak Estambul.
          Bizden öncekiler çok güzel eserler bırakmışlar Sağ olsunlar. Fikirtepe’ye gecekondular diktik, Yarımburgaz’ı hayvan ağılı yaptık! İlk İstanbullulardan pek eser kalmadı senin anlayacağım. At Meydanı’ndaki Hipodrum’u Septimus  Severus,  Kızkulesi’ni general Alkibiades, Ayasofya’yı,İmparator Justinianos,  Dikilitaş’ı İmparatorlar Theodosius, Sultanahmet’i I. Ahmet,  Süleymaniye’yi Sultan Süleyman sağ olsun bize miras bırakış. Milyonlarca insan bu eserlere hayranlık içinde bakar bakar dururuz.
          Herkesin bir eseri var da bizim hangi eserimiz var diye soracak olursan, kukumav kuşu gibi düşünüp dururum. Bizde estetik zevk diye bir şey kalmadığı için devlet daireleri bile apartman ve plaza şeklinde yapılır oldu. Kimse geleceğe bir eser bırakmaya hevesli de değil.
Şu aralar esip gürlüyoruz Suriye’ye filan gireceğiz. Akılsız başın cezasını torunlar çekecek! Sonumuz hayır olsun ve bu blog yazısı belki birileri gelecekte okur da şimdiki halimizden ibret alır diye tarihe küçük bir not düşeyim istedim. Artık komplo teorilerinde o kadar ileriye gittik ki eski başbakanlardan Turgut Özal’ın İstanbul'daki anıt mezarı açıldı naaş adli tıpta mezarda bile rahat yok artık!
          Bugün 4 Ekim 2012 günlerden Perşembe önümde Semi’nin gönderdiği “Das Osmanische Reich” adlı Geo Epoche adlı dergi’nin kalan bölümlerini okuyorum. Bu dergideki Ermeni çocukların halini görünce içim acıdı, tarih böyle acıları kimselere yaşatmasın herkes bu olaylardan kendine düşen dersi alsın!
          Sevgili İstanbul, mektubuma burada son verirken, müsaadenle İstanbul Tasarım Bienali’ni de burada anarak elimden geldiğince destek vermek istiyorum, çünkü İKSV sana çalışıyor ve onlarında sana selamı ve mektupları var.
          Sevgiler selamlar.