28 Ocak 2013 Pazartesi

Oo Istanbul good, Istanbul is good "Ayup Ayup"


İstanbul adalar Alyson Neel

İstanbul ve taciz olayları


Washington Post’ta yayınlanan bir makale ortalığı ayağa kaldırdı. Bu makale o kadar tuhaftı ki Hindistan’daki kadın tecavüzlerinden başlayıp İstanbul’u tacizin tam merkezi konumuna oturtuyordu. Ertesi günlerde Doğan Akın abinin t24 Haber Portalı’ndan Hazal Özvarış, yazının sahibi Alyson Neel ile röportaj yapmıştı.

Alyson Neel ABD, Louisiana’da ‘’siyasal iletişim’’ okuyor, Gazeteciler Yazarlar Vakfı’nın hoşgörü bursu ile Türkiyeyi İstanbul'u tanımaya davet edildiğinde hop otuyor hop kalkıyor, pek seviniyor. Her şey beleş! Neel, Today’s Zaman’da çalışmaya başlıyor. 

Röportajdan bazı kısımları alarak durumu Özetleye çalışacağım. 

“O kadar çok taciz hikâyem oldu ki! Daha buraya gelirken bile tacize uğradım. Ve böyle giyiniyorum… Üsküdar'da, Ümraniye'de, Beşiktaş'ta, Nişantaşı'nda, her yerde tacize uğradım…”
“…Bana Türkçe öğretirken "maşallah”, “inşallah" dediklerinde bayılmıştım. Sırf "maşallah" diyebilmek için bebek görmek istiyordum. Sonra yaşlıca ürpertici, pis bir adam beni süzüp ve vurgulu bir şekilde "maşallah" deyince iğrendim kelimeden. Sorun kelimede değildi, ama söyleniş tarzı başka bir tacizde söylenen "Benimle seks yapmak ister misin" cümlesi kadar kötü hissettirdi…”

“…Bir sefer sabah sekizde işe giderken bir adam beni takip etmeye başladı. Bir süre sonra kolumu kavrayıp "Seks yapmak ister misin" dedi. "Ciddi olamazsın” deyip kaşlarımı çattığımda "Oo İstanbul good, İstanbul good" dedi. Başka bir zaman da üstüme tükürüldü. Kedi çağırır gibi "Pis pis pis" dedi adam. Bir gün de baharat dükkânındayken biri köpek gibi ulumuştu…”

Taciz nedir?
"Taciz, seni rahatsız eden her şeydir.” Yani, bana göre, her şey taciz olabilir, rahatsız oluyorsam bir bakış bile tacizdir. Ki “Dur” demene rağmen gözlerini dikerek bakmaya devam eden insanlarla karşılaştım…”

Hazal Özvarış Soruyor “Nedir söylenmesi gereken? Sizin İstanbul rehberinizde Türkiye’ye gelen kadınlara önerileriniz neler olurdu? Kesinlikle "Çok ayıp" demeyi öğrenmeleri gerektiğini söylerdim. Çünkü söylemesi kolay…”

“…Bir Today’s Zaman parantezi açsak; oradaki ilişkileriniz, yazılarınıza gelen tepkiler nasıl? Today's Zaman'da tacizlere, kadın haklarına, ayrımcılığa dair hayli ilerici hikâyeler yayımladık. Editörlerim çok destekleyici oldular; mesela, Vajina Monologları hakkında yazmam için bana izin verdiler…” 

“…Türkçe konuştum, dinî argüman kullandım. Birkaç kez de taciz edenlere vurdum…” “- Nasıl?”

İstiklal Caddesi’nde bir adam popoma dokundu. Ben de arkasından koşup ensesine vurdum. Kocaman bir adamdı, arkasına dönüp beni görünce çok şaşırdı. Bir erkek bekliyordu herhalde. Karaköy’de de bir adama bu yüzden tokat attım…”

Film gibi yahu. Gerçekten bunlar yaşanmış olabilir mi? Olabilir. Alyson Neel, popüler olmak istiyor olabilir mi? Olabilir. Kadınların kıtır kıtır kesildiği bir ülkede Alyson Neel anlattıkları mümkün mü? Mümkün. Fakat durum Alyson Neel’in antenleri ile de ilgili olabilir! Her şey mümkün. Ben bunları konuşmanın yazmanın ayıp olmadığını düşünenlerdenim. Alyson Neel’in yazdıkları aşırı duyarlılık ürünü olsa da biz biliyoruz ki İstanbul’un çirkinlikleri bunlarla sınırlı değil.  Yazılanlar biz İstanbul severlere ağır gelse de yazılması gereken şeyler yazılsın ki Estambul bu pisliklerinden arınsın. 


Fotoğraf Kaynak: LSU