4 Mayıs 2013 Cumartesi

Küfür kelimesinin kökeni!


köken bilgisi küfür
Çoğu zaman ikiyüzlüyüz. Erkek çocuklarını tenasül uzuvlarından seven babalar, kız çocuklarına gelince prensesim, annem diye sever. Çocuklarımız konuşmaya küfürle başlıyor çok yazık. Küfürle artan testostoran oranımızı dayakla destekliyoruz. Sonra ahlaktan bahsediyoruz. Dizileri, kitapları, filmleri yasaklatmaya çalışıyoruz neymiş ahlakımıza uygun değilmiş! TBMM'de bile küfrün binbir türlüsü mevcut.

Bu ikiyüzlülüğümüzü bazen kamuya açık ortamlarda gayri ihtiyari fora ediyoruz.  Küfürlerin neredeyse tamamına yakını kadınlar üzerine! İstanbul’da Metrobüs'te zaman zaman buna şahit oluyorum.

Aynı ikiyüzlülüğümüzü atalar üzerinde de gösteriyoruz. Tarihimizi çok seven bizler her nasılsa çok kızdığımızda “ecdadını…….” diye başlayan küfür ediyoruz.

Konu Ahmet Hakan’ın da dikkatini çekmiş geçen gün güzel bir yazı yazdı. İşte Hürriyet’te yayınlanan köşeden kısa bir alıntı:

"Ağızlar açıldığında “Ana gibi yâr olmaz” denilen, buna karşılık edilen bütün küfürlerin de analara yöneltildiği memleket neresidir?

Şarkılarında “Benim anam garip anam” diye haykırılan, buna karşılık edilen bütün küfürlerin içine anaların katıldığı memleket neresidir?

“Cennet anaların ayağı altındadır” kutlu sözünün çok tekrarlandığı, buna karşılık “senin ananı ...” diye başlayan iğrenç küfürlerin de aynı oranda sallandığı memleket neresidir?

“Analar ağlamasın” denildiğinde akan suların durdurulduğu, buna karşılık en kibarının bile karşısındakine “Senin anan güzel mi?” diye laf sokmaya çalıştığı memleket neresidir?"

Küfrün Etimolojisi

Küfür Arapça küfr şeklinden dilimize geçmiştir. Nimeti inkar, suçu örtmek gizlemek, sövmek anlamı taşır. Teoloji kökenli bir sözcüktür. Küfür kültürümüz geniştir: Sunturlu küfür, oturaklı küfür, kandilli küfürlerimiz mevcuttur. Küfür eden için de yiyen için de matah bir şey değildir. Hay bu etimoloji merakıma!