22 Ekim 2013 Salı

13. İstanbul Bienali ve Barbarlar!

13. İstanbul Bienali sona erdi. Bu yıl ücretsiz olmasından olsa gerek, rekor bir izleyici sayısı ile sona ermiş. Festival “Anne ben barbar mıyım” başlığı ile yer aldı, kamusal alanlardaki baskıları ve olan biteni göz önüne serdi.

Ben demokratım, sen barbarsın!


Demokrasi anlayışında bile “nalıncı keseri gibi” olduğumuzu gördük. Demokrasi kavramını bile kendimize yontar olduk. Benim gibiysen demokratsın, değilsen darbecisin, ocusun, bucusun. 13. İstanbul Bienali bu yüzden demokrasi kavramımızı da sorguladı, anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az, ne diyebiliriz ki!


Türkiye'de her zaman otorite kamusal alanları kontrolü altında tutmayı pek sever. Çoğulculuk yerine çoğunluğun tahakkümü ve anlayışını zorlama toplumda çeşitli yarılmalara ayrışmalara neden olabilir, bu konuda hassas olunmalıdır.


Sanatla politikanın illa ayrılması gerekmez, ben sanatçı politika yapmasın diyenlere karşıyım. Herkes özgürce savını söyleyebilmeli. Sanatçılarımıza karşı ekstra tölaransımızın olması gerekir. Fotoğrafı Antrepo sergilerini birlikte gezdiğimiz  Semi'ye rica etmiştim gönderdi, çok teşekkür ederim. Kendisi şahane bir insan ve iyi bir bloggerdır.

Ben en çok Halil Antındere videsona takıldım, gerçekten güzel olmuş kentsel dönüşüm mağdurlarının sesi olmuş. 

Barbar Kelimesinin kökeni, etimolojisi

Barbar dedik de etimolojisini es geçer miyiz? Geçmeyiz.  Barbar  kelimesini tarihte ilk kez kullananlar çinlilerdir. Hayvan postu giyen kavimleri adlandırmak için kullanmışlardır bu terimi. Hatta Avar Türklerinin bir kolunun Barbarian olarak adlandırıldığı bilinmektedir.

Yunanca Barbaros, Latince Barbarus ve Fransızca Barbare  kökünden gelir. Anlaşılmayan bir dil kullanan kimselere veriler addır. Ee, bu kadar anlatıp da anlaşılamadığımız için Barbar olduğumuz da doğrudur. Annemize onaylatmamıza gerek yoktur.

Tarihteki barbarlar çok değişkenlik gösterse de Barbar denince akla gelenler, Türkler, Vandallar, Franklar, Jütler, Saksonlar, Otrogotlar, Lambardlar, Vizigotlar.... şeklinde uzar gider. Ulusuma barbar denilmesinden sıkıntı duydum mu? Hayır, bana bir barbar listesi yap deseler ben de bambaşka bir barbar liste ile yola çıkardım. Herkesin barbarı kendine!


Artık 14. İstanbul Bienali’ni merakla bekliyor olacağız, tüm küratörlere ve emeği geçenlere teşekkür ederiz.