27 Kasım 2013 Çarşamba

Devletin Kayıkçı Kavgası

Malumun İlanı, Av Yasağı Allaha Emanet!


Dilimizde kayıkçı kavgası diye bir deyim vardır. Sonuca gitmeyen göstermelik sözlü kavga şeklinde açıklayacağımız bir deyimdir. Bugün mailime Balıkçılar. net’ten çok anlamlı bir mesaj düştü. Diyorlar ki:

“…Şu an hala devam eden FSD'nin Lüfer kampanyası sürdürdüğü yasa dışı avcılığa karşı kampanyaların sonuna kadar destekçisi olacağımızı ilan ediyoruz.”

”Gene de 24 metre derinlik sınırlaması ile bir kısım yavru balığın kurtulduğundan umutluyduk ama gecen hafta tebliğ yeniden delindi “Avlanabilir asgari boyları ve ağırlıkları belirtilen türlerden; hamsi, sardalya, istavrit ve lüferde ağırlıkça yüzde 15, diğer su ürünlerine ise ağırlıkça yüzde 5 oranında küçük boylara istisna tanındı Bu değişikliğin gerekçesi nedir ? kanun oluşumunda , tartışılırken , tebliğ değişikliğindeki tebliğ de niçin tartışılmaz !!? Su Ürünleri Hali'nde denetimin yetersiz olduğu, Sahil Güvenlik Kurumu tarafından denizlerin kontrolünün tam yapılamadığı da gene aynı tezgâhlardan belli olmaktadır. Kimsenin korkusu olmadığı gibi, denetim yükümlülüğü bir kurumdan diğerine sürekli atılmakta, her kurumun ilgilisi tarafından yasadan imkânlara her türlü mazeret ilan edilmekte, ancak gene ve yine boy altı yani yavru boy balıklar tezgâhlarda yer bulabilmektedir.”
...

Kayıkçı Kavgası Deyiminin Kökeni, Etimolojisi


İstanbul’dan dilimize girmiş bir deyimdir. Eminönü ile Karaköy arasında yolcu taşıyan kayıkçı esnafı, müşteri beklerken kendi aralarında kavgaya tutuşurmuş. Bu düzmece kavgada ne yaralanan olur ne de sonuca gidilir zira kavganın sebebi yoktur. Siyasetteki zamane kavgaları da kayıkçı kavgasına benziyor.


Bu omurgalı duruşu için Balıkçılar.net’e teşekkür ediyorum. Balıkçılar.net profesyonel balıkçılar formudur.

Fotoğraf Kaynak: insidenanabreadshead