10 Şubat 2014 Pazartesi

Bulgaristan Türkiye TIR Krizinde Alavere Dalavere!

Bulgaristan ile yaşanılan TIR krizinin perde arkası!


Hemen başlıktaki yer alan "Alavere dalavere" pekiştirmesinden başlamak istiyorum. İtalyanca "il dare el'avere" kökünden gelir. Türkçede  iş çevirmek alış veriş yapmak demektir. Belki sıradan İstanbulluları pek ilgilendirmeyen bir haber olabilir ama aslında İstanbul ile o kadar ilgili bir kriz ki.  Krizin perde arkasında Bulgaristan değil bazı aç gözlü Türk lojistik şirketleri var.

Bulgaristan TIR'ları son 5 yılda İstanbul'da cirit atıyordu!


Nasıl yani diyeceksiniz? Şöyle ki, bazı firmalar bir anda Bulgar TIR’ları ile taşımanın maliyetlerini azaltacağını görüp ellerindeki filoyu satıp Bulgar TIR’ları ile taşıma yapmaya başladılar ya da Bulgar kırması denen taşıma şeklini seçtiler! Şöyle ki çekici yani kafa Bulgar, römork Türk ya da tam tersi Römork Bulgar çekici Türk gibi. Oysa ihracatçı faturada yazan lojistik firmasını görüp yükünün Türk TIR’ları ile taşındığını düşünüyordu.

Ulaştırma Bakanlığı Bulgaristan TIR'larını fark etmedi mi?


Ulaştırma bakanlığı durumu hiç fark etmedi mi? Bir kere bile sormadı mı! Her gün sınırlarımdan geçen ve sayıları pıtırak gibi artan Bulgar TIR’ları Bulgar firmalarının organizasyonunu kim yapıyordu! Türk nakliyecisinin suyu mu çıkmıştı! Bu arada İstanbul’da birçok küçük lojistik firması iflas etti ve Bulgar TIR’ları İstanbul ve Türkiye piyasasındaki payı iyice artırdı. Yine kimse ne oluyor demedi mi? 

Şimdi, Bulgar lojistik firmaları daha çok pay, daha çok piyasa için kendi hükumetine baskı yapmaya başladı ve Türkiye bazı aç gözlü lojistik firmaları yüzünden kendi kazdığı kuyuya düştü. Denetimsizliğinin kurbanı oldu!

Bulgar TIR'ı işveren Türk TIR'ı taşeron! Hesabı ihracatçı ödeyecek!


Ulaştırma Bakanlığının bu olayın müsebbibi olan Türk lojistik şirketlerine hesap sorması lazım! Kimse ihracatçıya malını Bulgar TIR'ı ile taşıdım maliyetimi düşürdüm navlunun düştü dedi mi! Neden bazı aç gözlü lojistik firmaları daha çok kazansın diye! İhracatçı bu rezaleti yaşasın! Bunun hesabı sorulmayacak mı!

Gelirler Kontrolörlüğü Denetim Yapsın!


Lojistik alanında yaşanılan bu sıkıntının arka planı araştırılırsa bu ballı kaymaklı gelir heveslisi lojistik firmaları ayan beyan görülecektir. Bu firmaların ülkemizi içine düşürdükleri duruma son verilmelidir. Bir vatandaş olarak tavsiyemdir. Maliye Bakanlığı Gelirler Kontrolörlüğü bazı lojistik firmaları ile ilgili sağlam bir denetim yapmalıdır. Bu denetimde her şey ortaya çıkacaktır. Yoksa vatandaşlar olarak biz mi bu denetim talebini isteyelim resmi olarak! Kimse kanunlardan muaf olmamalıdır. Bu krizin bedeli küçük lojistik firmalarına çıkarılmamalıdır onlar taşerondur bu büyük lojistik firmalarına çalışmaktadırlar.

Türk ihracatçısının alın teri gidiyor!



Türkiye ihracatçısının alın teri emeği bazı aç gözlü lojistik firmalarının dalaveresinden dümeninden daha değerlidir. Ulaştırma Bakanlığına sesleniyorum şimdi ihracatçımızı kendi küçük çıkarlarına alet eden ve ihracatçımızı Bulgaristan TIR’larına emanet eden lojistik firmaları hangileridir?


Bulgar TIR'larını piyasaya kimler soktu!


Devletimiz bu krizden gereken dersi almalı ve bu sektörü zaptu-rapt altına almalıdır. Zavallı ihracatçımıza kesilen faturaların tamamı Türk nakliye ve lojistik firma faturasıdır. Oysa durum vahim İstanbul nakliye piyasasında dolaşan onca Bulgar TIR’ını kim organize ediyor ya da yıllardır organize etti! Ohh ne ala logistics !

Küçük nakliyeci batıyor!


Meseleyi ancak geçiş belgesi adedi yani "dozvala krizi" olarak görüp örtmek istiyorsak olay başka! Küçük lojistik firmaları mevta olacağından Türk ihracatçısı bir kaç şirkete teslim olacaktır! Yetkililer bunun müsebbiplerini araştırmalı!

Evet, etimolojik kökeni İtalyanca alış veriş anlamına gelen "il dare el avare" kelimesine yakışacak şekilde bu ticareti ülkemizin yakasına yapıştıranlara toz duman geçince kriz halledilince inceden bir hesap sorulmalı!