14 Eylül 2014 Pazar

İyi bir blog olusturmak için neler yapmalı? İyi bir blog yazısı nasıl yazılır?

İyi bir blog oluşturmanın İpuçları.

Bu postu Beşiktaş'ta otururken bir dostumun: "Abi 8 yıldır blog yazıyorsun hele anlat şu işi nasıl oldu, ne kazandın?" Sorularına cevap olsun diye yazıyorum. Bu yazıda akıl vermek gibi bir amaç yok. Zaten, bizde de o kadar akıl yok! Yaz yaz yaz tam 8 yıl. "Blog yazmak istiyorum Bolat nerden nasıl başlamalıyım?" Diyen insanlara kendimce tavsiyeler.

Blog yazarak para kazanabilir miyim?

Bu soruya hem evet, hem hayır olarak cevap verebilirim. Ayrıca başka bir postu bu konuya ayıracağımdan şimdilik kısa bir cevap vermiş olayım.

Bloğunun ismini "İstanbul İstanbul Olalı" koymuşsun bu bir şarkı sözü.


Evet, ama ben şarkı sözü olduğu için değil, paleotik çağdan günümüze kadar İstanbul'a dair ne varsa anlatmak için öyle bir isimlendirme yaptım. Yani ilk çağdan günümüze İstanbul'u çağrıştırsın diye. Ayrıca o şarkıyı da çok severim, kim sevmez ki! Ah İstanbul İstanbul Olalı...

İyi bir blog oluşturmak için iyi bir blogger adayı olmanız gerekir.

İyi bir blogger adayının özellikleri nelerdir? Paylaşmayı sevmek blogger’lığın olmazsa olmazı. Gözlem en önemli aracınız olmalı. Araştırmayı, okumayı, yazmayı seviyor olmalısınız. Değişime, gelişime ve öğrenmeye açık bir insansanız sizden zamanla iyi bir blogger olur.

Hangi konuda bir blog oluşturacağınıza karar verin.

Bu ilk ve en önemli aşamadır. Faydalı bir blog oluşturmanın ilk basamağı hangi konuda blog oluşturacağınızı bilmektir. Yani amacınız nedir? İnternette içinizi dökmek mi? Hobilerinizi paylaşmak mı? Günlük hayatta ne yaşadığınızı ve tecrübelerinizi aktarmak mı? Bir konuda bilgi vermek mi? Örneğin ben bunların yerine çok sevdiğim İstanbul'a dair bildiklerimi, öğrendiklerimi ve İstanbul'un gündelik hayatından seçtiklerimi paylaşmayı yeğledim. Yani özetle bir şehir bloğu oluşturdum. Bana göre bloğumun konu adı İstanbul Şehir Bloğudur.

Kişisel bir blog yazsam ilgi çekmez mi?

Çeker, ama nereye kadar bunu siz düşünün. Evet, herkes sizin gibi düşünüyor. Benim ne ilginç bir hayatım var, yazsam roman olur.

Bloğunuzun adına karar verin, bloğunuzu ismi ne olacak?

Çok önemli bir konu gibi gözükmese de önemlidir çünkü blog okuyucusuna göz kırpan ilk veri bloğunuzun ismidir. Çok şatafatlı olmasına gerek yok. Yaratıcılık her zaman her yerde önemli, bloğunuzun ismi de yaratıcı olursa fena olmaz.


Blogger olarak hedef kitlenizi belirleyin.

Şunu unutmayın dünyanın en iyi bloğunu yapma şansınız yok, en iyi blog ve en blogger’lık göreceli kavramlar. Size göre dünyanın en özgün bloğu diğeri için öööyk, olabilir. Her konunun bir hedef kitlesi var bunu düşünün, moda ile ilgili bir blog yazdığınızda edebiyat severlerin sizin bloğunuzda işi olmaz ya da şiir ile ilgili bir blog yazdığınızda yemekle ilgilenenlerin sizi sık ziyaret etmesi ne derece gerçekçi bir hedef olur. Kişisel bir blog yazdığınızı düşünün sizin hayatınız nereye kadar ve ne zamana kadar insanlara ilginç gelebilir.

Blog oluşturmak blogger olmak için illa bir hedef mi gerekir?

Hayır, siz keyfinizin kahyasısınız içinizi dökmek için dahi blog oluşturabilirsiniz böyle hedefli amaçlı bir blog oluşturma zorunluluğunuz yok. Bir amacınız, hedefiniz olursa başarılı olma şansınız çok yüksek bu da başka bir şey. Vizyon, misyon gibi süslü laflara blog dünyasında hiç yer yok. Onlar çalıştığımız kurumlarda insanlara ayar vermek, insanları bir hedefe koşturtmak için uydurulmuş yönetim bilimi kelimeleri.

Blog konumuz, blog ismimiz ve temamız belirlendi. Şimdi bizi kimler okuyacak onu düşünmemiz gerekiyor.

Çünkü içeriğimizi ona göre ayarlamamız gerekecek. Dilini ona göre belirlememiz gerekecek. Bunu özellikle yazıyorum çünkü yazdığım bir blog yazısı bir öğrenci kardeşimin başını derde soktu. Neden? Şöyle ki: Galata Kulesi ile ilgili bir blog post yazdım dedim ki, "kule kaç kez yanmış yıkılmış sonra devrin padişahı demiş ki ne oluyor yahu bu kuleye şuna bir kurşun döktürün, o gün bugündür Galata Kulesi'nin tepesinde kurşun kaplı bir kubbe vardır." Zavallı öğrenci, buradaki latifeyi çakamayıp kopyala, yapıştırla benim postu ödevinde kullanır. Ertesi gün sınıfta madara olur. Ben de istemeden öğrenciyi mahcup etmiş oldum. Sonra o da bize saydırdı, “Bolat abi beni yaktın…bla bla” diye!

Hangi blog platformunu kullanacağınıza karar verin

Diyelim ki, bloğunuzun temasını yani konusu belirlediniz. En büyük aşamayı geçtiniz. Şimdi teknik bir konuda karar vermelisiniz. Bir çok blog platformu var. Bunlardan hangisini kullanmayı tercih edeceğinize karar verme zamanı. Wordpress, Blogspot gibi platformlar harika altyapılar sağlar hem de ücretsiz. Benim için içerik tasarım çok önemli değil diyosanız  Google’ın Blogspot’unu tavsiye ederim. Yok, benim için tasarım da içerik kadar önemli diyorsanız Wordpress’i öneriyorum.

Bloğun içeriği nasıl oluşturuluyor?

Önce yazacağınız konuyu düşünün. Hızlıca yazın. Başlığını atın. Blog post başlığı ilginç olsun ama çok da uçuk bir başlık atıp konudan sapmayın yani içerikle başlık örtüşsün. Hızlıca yazdınız, başlığı attınız. Şimdi metninizi baştan aşağı yüksek sesle okuyun. Tekrar yazıyorum “yüksek sesle” okuyun. Bir yerlerde diliniz sürçüyor, nefesiniz okumaya yetmiyorsa oralara noktalama işaretleri koyun veya cümleleri düzeltin. Blog yazınızı yayınlamadan önce en az üç kez okuyun, gerekli düzeltmeleri yapın.

Blog dili nasıl olmalı?

Bu konu önemlidir, yazdığınız blog yazılarında size ait bir dil olsun. Demem o ki, bir tarzınız olsun, insanlar sizi öyle hatırlasın. Blogger önce samimi olmalı, kişiliğini kimliğini bloğuna yansıtmalı. Bloğunuzu edebiyat parçaladığınız alan haline getirmeyin ancak kendiniz okursunuz!

Blog yazılarının uzunluğu ne kadar olmalı?

Paşa gönlünüz bilir. Efem, uzun yazıları kimse okumaz fazla uzatmayın! Yanlış, eğer anlatmak istediğiniz mevzu uzunsa elbette uzun yazmalısınız. Blogla diğer sosyal medya platformlarını karıştırmayın. Bloglar internetin can damarlarından biridir. Siz 7-8 satır blog yazısı yazarsanız kime ne faydası olabilir!

Blog postlarda etiket önemli mi?

Tek kelime ile evet

İyi bir bloğun içeriği nereden anlaşılır?

Konusu ilginç, dili akıcı ve samimiyse, blog yazınızı okuyan sizing samimiyetinize inandı ise o blog içeriği iyi demektir. İyi de ben bunu nereden bileceğim. Cevap, okunma ve yorum istatistiklerinden. Peki, çok okunan en iyi post mu demektir? Hayır, SEO çalışmasından dolayı da o posta çok ilgi gelmiş olabilir. Rahat olun içinize sinen her post en iyi post. Türkçe, dil bilgisi kurallarına mutlaka önem verin. En azından bildiğiniz kadarını uygulamaya çalışın.

Kötü bir blog yazısı nasıl anlaşılır?

İçinde bolca sakil küfür varsa, okuyan yazının sonunda eeee… dediyse! Kendinize ait bir içerik değilse, çalıntı ise bilin ki kötü bir blog posttur.

Her blog yazıma fotoğraf koymalı mıyım?

Yo, ama koyarsanız şahane olur. Mümkünse kendi çektikleriniz olsun. Değilse konu ile uyumlu olsun yeterlidir.

Hangi sıklıkta blog yazısı yazmalıyım?

Bence bu konu çok önemli, bloğunuzu alışkanlık haline getirmek için  haftada 2 kez blog post yazmalısınız. Diyelim ki bunu yapamıyorsunuz ayda en az mutlaka iki blog yazısı yazın. Eğer haftada iki blog yazısı yazıyorsanız siz “iyi bir blogger”sınız. Her gün yazmaya çalışıyorsanız “Hızlı giden atın…..seyrek düşer” moduna girersiniz, bir süre sonar hevesiniz kaçar. Blogda devamlılık esas. Laf olsun, gırgır şamata olsun diye blog açıyorsanız size bir hayrı olmaz.

Bloglarda yorumlara cevap verme adabı.

Bloglar samimi ortamlardır, size yorum yazmış birisine isterseniz ismi ile hitap edebilirsiniz. Blog yazınıza cevap yazanlara cevap vermeden asla yeni bir post yazmayın. Çünkü, şöyle düşünülür, madem blog yazısı yazacak kadar vaktin var seni insan yerine koyduk yorum yazdık bari cevap verseydin! Ben böyle düşünmüyorum bunu da açıkça belirteyim.

Bloğumu daha çok kişiye ulaştırmak için ne yapmam gerekir.

Efenim, Twitter’dan, Google Plus’tan, Facebook’tan, Linkedin’den, Instegram’dan…vb. Alanlardan blog yazılarınızı paylaşmayın demiyorum ama güzel bir içerik oluşturursanız okuyucu sizi bulur buna emin olun. İlginç, özel, özgün ve yeni içerik üretiyorsanız arama motorları da size seviyor demektir.
Diyelim ki, bir hayran kitleniz oluştu, "hep bana hep bana" olmaz! Bazen de siz izleyenlerinize, okurlarınıza ziyarete gidin. Siz de onların beğendiğiniz yazılarına yorum yaparak destek sağlayın.


İstanbul ile ilgili beğendiğin bloglar hangileri?

Beğendiğim yüzlerce blog var. Ama konusu İstanbul olan, İstanbul'u merkez olarak yazan blogger'lar: 

İstanbulium
Delicious İstanbul
Bir Başka İstanbul... 
Unuttuğum, atladığım arkadaşlarımdan peşinen özür diliyorum lütfen yorum kısmına isimlerini yazarlarsa ben de listeyi ona göre genişletirim. 

Sizin beğendiğiniz İstanbul temalı, istanbul konulu bloglar hangileri? Ben de bunu sizden öğrenirsem çok sevinir, yoruma yazarsanız bilgi sahibi olurum.