30 Eylül 2014 Salı

"Seni Yeneceğim İstanbul" yerine "Seni seveceğim İstanbul"

İstanbullulaşmalı mı İstanbullulaşmamalı mı!

İstanbul'da en sevmediğim şey primitif milliyetçilik! 
Yani, hemşerim memleket nire? Abi sana ne! Hepimiz aynı Havvanın çocuklarıyız, İstanbul'da yaşıyorsak hepimiz İstanbulluyuz! Ama gel gör ki bu soruya hep muhatap kalıyoruz. 

- Evlenmişsin Bolat
  Evet
- Yenge nereli!
İstanbullu
- Haa! Asıl memleketi nere?

Arkadaş! Ne desen boş! Memleketi nire? Israr da ısrar! Ananesi 95 yaşında vefat etti ve anane Dame de Sion'dan mezun olmuş! İstanbullu olmak için yetmez mi!

Bizimki daha hala aynı kafada "abi vardır bir memleketi" deyip duruyor! 
Bu kadar mı meraklı milletiz! 

Açıklıyorum, eş dost, akraba, hısım: Yarısı tatar soyu, kuzeyli, yarısı güneyli kıbrıslı, Kıbrısta ise kimi Çerkez asıllıyız diyor kimisi Karaman Türklerinden olduğunu iddia ediyor, durum orada da net değil! Annesi asker çocuğu Diyarbakır'da doğmuş, ananesinin babası Erzincanlı...uzar gider bu soy sop meselesi. 

Hepimiz aynı Adam'ın torunlarıyız yetmiyor mu?

Şu memleketçilik olayına fazla bulaşmayın derim. Doğduğunuz toprakları sevmeyin demiyorum, mutlaka sevin ama İstanbul'da yaşıyorsanız sizin memleketiniz İstanbul, İstanbul'u da sevmelisiniz! Yaşadığı coğrafyayı sevemeyen insan memleketini de sevemez. 

İstanbul'a en büyük kötülük bedeni  İstanbul'da olup da ruhunu memlekette yaşatan insanlardan geliyor. İstanbul'a en büyük kötülük bir triple, bir hırsla İstanbul'a gelip "Seni yenecaaam İstanbul" diyenlerden geliyor.

Ulen bir kez de "seni yenacaam İstanbul" yerine "seni seveceğim İstanbul" deyin!
İstanbul'un her mahallesi köy dernekleriyle dolu. Al sana sivil toplum! Nasıl sivil toplum ise! 


Nasıl olacak bu iş!

Bir türlü İstanbullulaşamıyoruz!

Başta İstanbul Valiliği, İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığı olmak üzere tüm kurumlar İstanbullulaşma üzerine projeler geliştirmeli. 

Bence Türkiye'nin çılgın projesi, İstanbul'un orasına, burasına, şurasına inşaat dikmek yerine,  İstanbul'da yaşayan insan öbeğini İstanbullulaştırmak olmalı!

Bence İstanbul'da yaşayan blogger dostlar da blog yazılarında bu konuya değinmeli!