21 Mart 2015 Cumartesi

İstanbul efsaneleri, İstanbul'un gizemleri

Boğaz Efsanesi ve Çapkın Zeus Efendi

Gizemler Şehri İstanbul

Bir arkadaşım anlatmıştı. İstanbul'un bir kapısından geçince insan İstanbul'da sürekli başarılı olur muradına erermiş. "Hangi kapı yahu dedim?" Söylemedi. "Hocam ben bu kadarını söylerim, gerisi sana kalmış. Bir de İstanbul ile ilgili bloğun olduğuna göre bu görev sana düşer" dedi ve olayı bitirdi. Hala o kapıyı arıyoruz. Bulursam blogger ahalisi olarak hepbirlikte geçelim derim.

İstanbul'un efsunlu yapıları

İstanbul'un efsunlarını, gizemlerini saymaya başlarsak sayfalara sığmaz. Yılanlı sütun, Ayasofya, Yarımburgaz mağarası, Kız kulesi, Kıztaşı,Terleyen direk...İstanbul efsunlu bir şehir liste uzar gider. 

İstanbul'da milyonlarca insan deli divane gibi bir o yana bir bu yana koşturur durur. Herkesin acelesi var arkadaş. Alayımız tabakhaneye çalışıyoruz sanki. Yorulan olmaz mı? Olur. Ezilen olmaz mı? Olur. Yok alan olmaz mı? Olur. Lakin yerlerine hep yenileri gelir ve İstanbul denen bu heyula insanları üğütür durur. Ben Citta Slow bir şehir istiyorum.

İstanbul'u sevmezse gönül

Hepimiz bu şehirde yaşadığımız göre aslında bu şehre karşı bir vazifemizin olması da gerekmez mi? Gerekir. Ben karınca kararınca 10 tane ağacımı dikmişim. İstanbul kitaplığı oluşturmak gibi ucu bucağı olmayan bir kitaplık sapkınlığına girmişim bunlar basit şeyler. Hatun kişi bizi evden kovana kadar devam.

İstanbul'un efsaneleri

Dedik ya, İstanbul müstesna bir şehir. Zorlukları yok mu? Çokça var, fakat yine de ademoğlunun en çok gelişebileceği ya da en çok alçalabileceği yerlerden birisidir. Ben bu postta bu güzel İstanbul'un bir kaç efsanesini kısaca yazmak istiyorum.

Süleyman Peygamberin İstanbul'u

Efsaneye göre Süleyman Peygamber Sardunyalı bir Kralı yenip kızına aşık olur fakat kız hep üzgündür, Süleyman peygamberden  saray ister. Süleyman Peygamber bu isteği kabul eder bugün ki Sarayburnu'na bir saray İnşaa eder. Alina'yı puta taparken yakalayınca kendine kızıp İstanbul'u terkedir. Gidiş o gidiş...

Bosphorus -Bosporos -İo Efsanesi


Boğaziçine Avrupalılar "Bosphorus" der. Bu kelimenin kökeni Yunanca'dır. "Boo" öküz demektir, sığır demektir, gerikalanı da geçit (İnek Geçidi) demektir. Güzeller güzeli İo'yu gören deyyus Zeus efendi kızı fena takibe alır. Zeus'un karısı Hera buna çok bozulur ve İo'yu ineğe çevirir. Yetmez zavallı İo'ya bir at sineği musallat eder İo kendini denize atar işte o denizin adı "Bosphorus"tur.

Megaralı Byzas'ın İstanbul'u, Körler Ülkesi

Bugün ki Yunanistan'da yaşayan Megaralılar Kralları Byzas'ın öncüğünde bir şehir kurmaya karar verirler. Nerede şehir kuracakları konusunda kafaları karışıktır, gider delfi kahinine sorarlar o da "körler ülkesinin karşısına kurun şehri" der. Ararlar tararlar Sarayburnu'na gelirler ve şehri o yeşille mavinin oynaştığı yere kurarlar. Bakarlar ki karşıda bir şehir var, yuh böyle güzel bir yer varken oraya şehir mi kurulur ülen diyerekten bugün ki Kadıköy ahalisine en sunturlusundan küfürler ederek İstanbul'u kurarlar.

İstanbul'u yazan blogger sayısı artmalı

İstanbul'un efsanesini ben yaza yaza bitiremem. Çünkü yeni efsaneler çıkıyor bakınız Pendik neolitik yerleşimi dehşet verici bir çalışma, belki de İstanbul'un bildiğimiz tarihini yeniden yazacağız. İstanbul'da konu bitmez dostlar en iyisi mi siz İstanbul'da İstanbul'u yazın ya da İstanbul'da kendi efsanenizi yaratın...