2 Temmuz 2015 Perşembe

İstanbul'un Evsizleri

İstanbul'un Garipleri, Evsizler

İstanbul bir alem

Türlü türlü insan var! Öğleden sonra Anadolhisarı'ndaydım 10 yıl önceki sevgilimi gördüm. Hiç değişmemiş. Hiç yaşlanmamış onu iyi gördüğüme sevindim. İnşallah mutludur, tıpkı benim gibi!

Hisarda Divan pastanesinde toplantı var! Sonra döndük Üsküdar'a tam kız kulesinin karşısı Filizler Köfte'de iftar derken saat oldu mu gece 12:00! Arkadaşlara dedim ki "metrobüse atın beni!" Hayhay dediler, metrobüste ters yöne binmişim 3 durak sonra Boğaz köprüsü yerine  döndüm Söğütlüçeşme'ye. Hay Allah kafa bir dünya!

Vardır bunda bir hayır be Blogger Bolat!

Metrobüsün ilk koltuğundayım yani tam şoför arkası! Yanıma bir evsiz oturdu! İlginç hareketleri var. Kendi kendine duyulacak bir ses tonuyla:

Yapma Memet abiiiiiiiiiiiiiiiiii!
Frene bas şöför abiiiiiiiiiiiiiiii!
Bu metrobüs hep açık!
Aha Araplarda gelmiş!
Yapma Memet Abiiii!

Üzüldüm haline. Muhabbet etmeye karar verdim. Belli ki tiki için tedirgin oluyor. İnsanların ona baktığını biliyor.

Muhabbete Başlıyoruz.

"Nereye gidiyorsun?"

Avcılar Hastanesi'ne.

"Geçmiş olsun neyin var?"

Ayağım sakat kangren, iğne olmam gerekiyor.

"Sigara mi içiyorsun?"

Evet.

"Eve nasıl gideceksin?"

Evim yok benim! Hastanelerde bekleme salonunda iğnemi olunca sabaha kadar uyurum!

(Blogger Bolat insanının boğazı düğümlenir, gözlerinin tam ortasına bir duman bulutu oturur, dokunsan salya sümük ağlayacak)

"İsmini bağışlar mısın?"

Saim benim adım.
(Hiç kimseye böyle bir soru sormadım, bana da sorulmasını hoş bulmam ama sebebi var sormam lazım)

"Nerelisin Saim Abi?"

Doğma büyüme istanbullu.

"Asıl memleket"

Giresun.

"Ailen nerede?"

Aile yok hepsi mezarda.

"Hayatını nasıl kazanıyorsun?"

Hayatı neden kazanayım, acıkınca bir lokantaya gidiyorum, rica ediyorum bir tabak yemek, herkes veriyor. Sonra arkadaşlarla konuşuyoruz, İstanbul'u geziyoruz. Hayatı kazanmak ne demek ki!

"İçki içiyor musun Saim Abi?"

3 ayda bir 70'lik arkadaşlara eşlik etmek için. Buna içmek denirse, alkolle aram yok benim.

"Devlet size yardım ediyor mu?"

Devletimiz sağ olsun, yardım ediyor. Etmez olur mu? Özürlüyüz biz, otobüslere, metrobüse bedava biniyoruz. Bir de 3 aylık maaş 1200 TL yaşayıp gidiyoruz işte...

"Yaş kaç Saim Abi?"

50

"E, bacağın kangren olursa ne olacak?"

Yaşamasını bilene 1 bacak yeter genç

"Kolun sürekli hareketli, sürekli sesleniyorsun, tik mi oldu sende?"

Evet, tedavi de gördüm geçmiyor meret. Kabullendim ancak uyuyunca rahat ediyorum.

"Sen iyi bir adamsın Saim abi sevdim seni"

Evet, iyiyim en azından kadın satmıyorum, millet malı çalmıyorum, halkın malını çalıp hırsızlık yapmıyorum, uyuşturucu satıp milleti zehirlemiyorum. Kimsenin malına, canına zarar vermiyorum. Çalışanım yok, çalışan hakkını yemiyorum! Evet, iyi insanım bence de! Ah bir de şu tikim olmasa!

"Neden oldu bu tik?"

Çocukluğumda korkudan oldu

"Allaha emanet ol Saim Abi"

Sende Allaha emanet ol güzel abi.
(Avcılara geldik, Saim abi hastaneye iğneye, ben Beylikdüzü Metrobüse aktarmaya)

İstanbul, garipler sana emanet. Onlara sokaklarını, caddelerini, çöplerini, köprü altlarını, ATM'leri aç ve onları koru! Onlara merhamet et!

Avcılar Devlet Hastanesi, Büyük Çekmece Devlet Hastanesi, Esenyurt Devlet Hastanesi Giresunlu Saim'e iyi bakın!

Sayın Avcılar Belediye Başkanımız şefkat İnsanı Dr. Handan Toprak,

Sayın Büyükçekmece Belediye Başkanımız Dr. Hasan Akgün, 

Sayın Esenyurt Belediye Başkanımız Necmi Kadıoğlu,

Sayın  Beylikdüzü Belediye Başkanımız sizde devlet hastanesi yok ama muhtaçlara yaptığınız yardımları biliyoruz davetim sizin için de geçerli!


Saim abi sizin ilçelerinizdeki devlet hastanelerinde acısının uyuşturulması için iğne oluyor ve çoğu zaman iğne bulamadığı için acılar içinde sabahlıyormuş, bekleme odalarında uyuyormuş.

Giresunlu Evsiz Saim, sizin merhametinize, şefkatinize muhtaç! 

Lütfen bacağının kangreninin tedavi edilmesi için kendisine merhamet gösteriniz.