12 Eylül 2015 Cumartesi

Yanık hastanesi ve yanık ünitesi olmayan İstanbul'u neyleyelim!

Hepimiz potansiyel olarak yanık hastasıyız


Söze nasıl başlayacağımı bilemedim. Evet, bugün size bir ihmalkar baba olarak yazıyorum. 14 ayını doldurmuş bir kızım var ismi  Zeynep Öykü. Allah isteyen herkese çocuk kısmet etsin, her dileyene versin. 

Yanık Hastanesi Darıca
Gebze Darıca Farabi Devlet Hastanesi
Geçen gün tatlı bir akşamın başlangıcındayız. Ben kontrol edeceğim projemi bitirmişim, eşim akşam yemeği sofrasını toplamış. Çayımız tavşan kanı olmuş, Teomancığım(oğlum) tabletinde oyunda, Öykü ortalıkta ayaklarını vura vura yürüyor! Bildiğin helikopter bir abisine sarkıyor bir mutfağa gidiyor bazen bana sırnaşıyor.

 Çocuk: En olmadık zamanda en olmadık işleri yapan, hayret edilecek varlık!


Çayımdan bir yudum aldım, mutfağa bisküvi almaya giden eşimin çığlıkları ile fırladım. Kızım masanın üzerinde duran çay bardağının kulpunu çekiyor ve bütün o sıcak çay yanağından göğsüne doğru dökülüyor. Cam bardak paramparça!

Feryadı figanı telaşımızdan duyamıyoruz, hemen elbisesini çıkarıp banyoda soğuk suyun altına tutuyorum. Kahretsin! Gördüğüm manzara soğukkanlı beni bile telaşlandırıyor. Çünkü suyu tuttuğumda  çocuğun derisi naylon poşet gibi kabarıp soyuluyor! 

Şortum, terliğim ve kucağımda Öykü ile arabayla 7-8 dakika mesafadeki özel hastanedeyiz. Arabada hayatta öğrendiği ve telaffuz edebildiği ilk ve tek kelimeyle ağlıyor "baba babaaa" dayanılacak gibi değil!

Hastanede yanık hastalarına nasıl müdahale ediliyor?



Acilden içeri giriyoruz hemen bir enfeksiyonları önleyici sıvı ve beyaz merhem ile bandajlanıyor o minik vücut. İki hastaneden sonra, plastik cerrahın olduğu Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeyiz, Acilden içeri giriyoruz, plastik cerrah çocuğa müdahale ediyor. Eski bir yanık uzmanı olması içimizi rahatlatıyor. 1 saat önce yapılmış bandajlar kalkıyor yerine yenisi geliyor. Müşahade odasındadayız çocuk rahatladı ağlaması kesildi stres atmak için parmağını emiyor!

Doktor "112 haber verdim, çocuğu bir yanık ünitesine almamız lazım haber bekleyelim" diyor. O gece hastanedeyiz. telaşımızdan oğlumuzu nereye emanet edeceğimizi bilememişiz komşuyu arıyoruz.

Yanık hastalarını bekleyen en büyük tehlike su kaybı


Öykü'ye serum takılıyor, çünkü yanıkta insan vücudu su kaybediyor bu kayıp ölümlere neden oluyormuş. Sakın olaki çocuğunuz çayla, çorba ile sıcak su ile yandığında aman evde merhem süreriz geçer demeyin! Yanık işi ciddi.

Devlet baba kaza kusur affetmiyor! Polis ensenizde!



Öykü rahatlıyor, kır saçlı orta yaşlı bir adam etrafımda, çocuğa ne oldu beyfendi gibi sorular. Sonradan anlıyorum ki bu sıradan bir vatandaş değil Polis. Kitabına uygun olarak size bazı belgeleri imzalamanız gerektiğini kibarca söylüyorlar. Nasıl yani oluyorsunuz. Elinizdeki kağıda bakınca, bu gerekçenin doktordan geldiğini anlıyorsunuz. Raporda şunlar yazıyor "Ev ahalisinin dikkatsizliği sonucu yanık, yaralanma" yani o çocuğa bir şey olursa devlet baba tepenizde!


Bir gece Bağcılar Devlet Hastanesi Acil Bölümü müşahade odasındayız. Eşim bedenen direnemiyor kızın yanına kıvrılıp uyudular. Sabah oldu ama biz hala açık yanık ünitesi bekliyoruz. Aklıma takılıyor bu kalabalıkta nasıl bulacak bizi bu plastik cerrah eve gitmeden yakalayayım ne yapacağımızı bize söylesin! 

Doktorların çalışma saatleri çok yüksek!


Doktoru yine hasta başında buluyorum sakince dinliyor: "Merak etmeyin merkezi bir sistemle çalışıyoruz 112 boşalan ilk yanık odasına çocuğu alacak!" Doktorluk zor meslek bir önceki gece saat 22:00'de gördüğün doktor ertesi gün saat 15:te hala hasta muayene ediyordu! Eşyaları almak için eve dönüyorum semtin polis merkezinden arıyorlar, geçmiş olsun çocuğun durumu nasıl..!
hastane, yanik ünite
Resim yazısı ekle

Ambulansla Darıca Farabi Hastanesi'ne Gidiyoruz 


Nihayet 112 geliyor İstanbul'da boş yer yokmuş bizi ya helikopter ambulansla ya da normal ambulansla Gebze Darıca Farabi Devlet Hastanesi Yanık Ünitesi'ne gönderecekler. Anne çocuk 122 ambulansta ben arkalarından Darıca'ya gidiyorum.

Yanık ünitesine ziyaretçi kabulu yasak, enfeksiyon riski var. Hasta yakını refekatçiler dahi dışarı çıkamıyor. Rahat bir yer, banyosu, odası, yemeği, hijyen şartları iyi diyor eşim.

Tam 1 hafta Darıca Devlet Hastanesi'ndeyiz ve Öykü taburcu oluyor. Değişen bir şey yok. Kızım helikopter gibi ayaklarını vura vura yine koşuyor, yürümeye abisine saldırmaya ya da babaya sırnaşmaya devam. Hayat kaldığı yerden devam ediyor!

Şimdi su soruyu Sayın Sağlık Bakanımıza soruyorum:



Koskoca İstanbul'da Kartal dışında neden yanık ünitesi olmaz? Efenim, sürekli ihtiyaç olmuyormuş! Eee ordumuza da sürekli ihtiyaç yok ama memleket bütçesinin üçte birini orduya ayırıyoruz! Çünkü biliyoruz ki o orduyu 1 kez kullanacağız işte o zaman ya Saddamın ordusu gibi olursun ülken yerle yeksan olur ya da Türk ordusu gibi olursun kaya gibi bu coğrafyaya memleketim demeye devam edersin tersi bir durumda haymatlos olursun!

Neden İstanbul'da yeterince yanık ünitesi yok! Beklenen o depremde binlerce insan doğalgaz nedeniyle yanarsa ne yapacaksınız soğutmak için denize mi atacaksınız?


Neden İstanbul'da 1 hastane dışında yanık ünitesi yok? Bağcılar Devlet Hastanesi'nde varmış kapanmış! Neden? Bulduğu boş saksıya bile konut diken devlet bir yanık hastanesi mi yapamayacak!

Neden yok sorusuyla ilgili mini bir araştırma yaptım ve insanlığımdan utandım! Siz de utanacaksınız! 


Eğer, doğru ise yanık tedavisi uzun ve maliyetli bir süreç olduğu için döner sermayeciliğe ve performans sistemine uygun değilmiş. O yüzden performans sistemi nedeniyle kimse yanıkçı olmak istemiyor çünkü bir hasta uzun süreli yatıyor ve hasta sürümü yok. Sürümden kazanamıyorsunuz!!!

İstanbul'da neden yanık ünitesi yeterli değil, yok seviyesinde? 



Sevgili İstanbullular, sakın ola ki yanmayın! Kızım 2 gün içinde yer bulduğu için şanslıymış, mazallah ateşler içinde yandığınız halde sağlık sisteminin bu absürt uygulaması ile yeniden ateşler içinde beklerken yanarsınız!

Sağlık sisteminde hiç mi iyi bir şey yok! 


Var. 1 hafta hastane hastane dolaşan biz, yeminle söylüyorum 5 lira dahi ödemedik! Adamlar yapmış ama eksikleri söylemek bizden ki daha güzel şeyler olsun memleketimizde!


Doktorlar çok çalışmaktan bitap bir de psikolojisi bozulmuş hasta yakınları, işleri zor! 


Daha ağır ve sitem dolu bir yazı yazacaktım! Dedim ki kendi kendime Blogger Bolat senin kızının yanağı ve vucudu yanışmış olabilir!


Ama kahpe kurşunlara vatan savunması için göğüs geren aslan parçaları askerlerimiz yandı!

O lanetli teröristler şehitlerimizin annelerini, babalarını, kardeşlerinin ciğerini yaktı!

Senin acın hafif be Bolat!

Yunus'un dediği gibi:

Bu dünyada bir nesneye

Yanar içim göynür özüm

Yiğit iken ölenlere

Gök ekini biçmiş gibi



Şehitlerimize rahmet diliyorum, ailelerine başsağlığı!

Vatan eğer uğrunda ölen varsa vatandır!


Ruhunuz şad olsun kahraman çocuklarımız!