13 Aralık 2015 Pazar

Asparagas Amina Abdallah Arraf al Omar, bloggerların sahte peygamberi!




Amina Abdallah Arraf Al Omar
Sahte Blogger Amina Abdallah Arraf
Yanı başımızda vahşi bir savaş var. Hem de ne büyük iç savaş. Bu savaşın kışkırtıcılarını biliyoruz!  Savaş ekonomisi yaratma konusunda mahir insanlar özellikle Batılılar orada bir savaş çıkarmayı başardı! Türkiye'nin de kafasına vura vura Türkiye'nin ekseni şakülü kayıyor diyerekten bu savaşın içine çektiler! Bu Arap baharı değil savaş ekonomisinin baharıydı!

"Nedir bu komple teorisi ayakları Blogger Bolat!" O zaman başlayalım derdimizi anlatmaya!


"A Gay Girl In Damascus" Amina Abdallah Arraf al Omar Suriye iç savaşına çanak tutan sahte blogger!


Hatırlarsanız, Suriye’deki ilk olaylar sırasında "Amina Abdallah Arraf al Omar" adında bir lezbiyen blogger’ın yardım çağrılarıyla dünya gündemi Suriye'ye odaklanmıştı. Emine Araf diyordu ki  ben lezbiyenim bana lezbiyemim diye işkence ediyorlar! Neredesin özgürlük!

Bu Blogger'ın açıklamalarını dünya medyası satın aldı, kapak kapak, sayfa sayfa yer verdiler bu lezbiyen kadına! Artık, Amerikalılar, Avustralyalılar, Avrupalılar bu haberlerle ikna olmuşlardı. Toplumun en zor ikna edilen grubu olan vicadan sahibi feministler, lezbiyenler, gay’ler de ikna edildiğine göre sorun kalmamıştı. Sonra ne oldu biliyor musunuz? 


"Amina Abdallah Arraf al Omar" iç savaşa çanak bloggerların sahte peygamberi!


Suriyedeki iç savaşa çanak tutan insan müsveddesi kimdi? Suriyeli lezbiyen bizim söyleyişimizle Emine Araf, Avrupalıların Amina Abdallah Arraf al Omar'ı kim çıktı biliyor musunuz? Aslında o blogger da değildi! Suriye’yi cehenneme çevirecek bir iç savaşa kaynaklık eden blogger lezbiyen de değildi. Hatta kadın bile değildi Tom Macmaster adında bir y..vşakt..! Kusura bakmayın ara sıra argo sözlüğünü kullanıyorum. Rahmetli Levent Kırca gibi “Tam yerine rast geldi manzara koydum”



Türk İstihbaratı MİT sahte blogger'ın İstanbul’da ensesine bindi!

blogger logo türkiye
Türk İstihbaratı Enseler
 Fake Blogger Tom Macmaster aslında bildiğin kıllı, tüylü, yünlü biriydi. Eliyle  aklıyla değil, bir yerlerinden üfleyerek yazan savaş çığırtkanlığı yapan bir Amerikalıydı! Suriye’den değil İstanbul’dan yazıyordu! Hem de Beyazıt Meyda'nı çevresinden! Türk İstihbaratı tarafından yakalanınca Hürriyet’e ötmek zorunda kaldı! Burası çadır devleti değil, aldılar çıkardılar Hürriyet Gazetesine röportaj yaptırdılar hatta o gazeteci eliyle şu soruyu da Tom Macmaster’a sordurdular! Sen ajan mısın Tom, fakat o inkâr etti, roman yazıyorum, o hikaye kahramanınımdı dedi, eveledi geveledi! Özür diledi.

Deşifre olan Tom Macmaster Hürriyet'te çarşaf çarşaf yayınlandı, boy boy resimleri çekildi! Artık bir başka ülkede bir başka kılıkta çalışmak zorunda kalacak, belki de başka bir isimle!

Eee Blogger Bolat amacın bu eski haberi bize hatırlatmak mıdır? Hayır, aslında amacım size yanı başımızdaki iç savaşın kurbanlarına biraz merhamet etmemiz konusundadır mesaj vermektir.

Metrobüste dilenen çocuklar!


Dün Metrobüste bir adam muhtemelen 6-7 yaşında mendil satarak dilenen çocuğu başından sertçe itti! Sendeleyen çocuk düşmek üzereyken zorla ayakta kalabildi!

Ve vicdan sahibi genç bir kadın, kendinden en az 20 yaş yaş büyük olan adama aynen şunu söyledi:

“Beyefendi o dilenci de olsa bir çocuk neden ona şiddet uyguluyorsun”

Adam şaşırdı! Bunları siz şımarıyorsunuz! Sizin gibi insanlar yüzünden....!

Kadın: “Çarpıtmayın lütfen! Ben dilensin demiyorum! Siz bir çocuğa vurma hakkını kendinizde nasıl bulabiliyorsunuz onu soruyorum!”

Adam susmak zorunda kaldı!
metrobüs türkiye blogger
Metrobüste Dilenen Suriyeli Çocuklar

Seni alnının orta yerinden öpüyorum güzel kız, güzel kadın, vicdan sahibi insan!

Senin gibi insanlarla dünyamız güzelleşiyor!

Kurduğum cümlelere, ders veren o sesinin tonuna, terbiyene, cesaretine ve en çok da seni yetiştiren anneye, seni yetiştiren babaya, yetişmendende katkısı ölen öğretmenlerine selam olsun!!

Unutmayın İstanbul mülteciler şehridir! Dün Yahudiler, Ruslar, Yugoslavlar, Iraklı Kürtler, Afrikalılar, Myammarlılar bugün Suriyeli Araplar, Kürtler, Türkler. Burası bir mülteci şehridir.

Üç göbek yerli olduğunu iddia edenlere sorun! Onlar da mültecidir! İstanbul'un yerlisi kim Cenova'dan ticaret için bu şehre gelen İtalyanlar mı? Daha müreffeh bir hayat için Constantinople'a gelen Rumlar mı? Şehri feth eden Türkler mi? Fakir toprakları bırakıp İstanbul'a göç eden Kürtler mi? Rusya'dan, İspanya'dan, Almanya'dan kaçan Yahudiler mi? Ermeniler mi? 

Kim İstanbul'un yerlisi?