22 Şubat 2016 Pazartesi

İstanbul'un Deyimleri: Püsküllü Bela

İstanbul'un deyimleri, terimleri, sözleri


püsküllü bela deyim
Püsküllü Belaya İlham Olmuş Fesler
İstanbul o kadar dominant bir şehirdir ki, dilimizde bir çok deyim İstanbul'dan ileri gelmektedir. Hangi kelimeler, deyimler bunlar Blogger Bolat? İlk İstanbul deyimimizle başlayalım ve devam edelim o zaman.

İstanbul'un deyimleri


"Püsküllü Bela" dilimizde bu deyimi, lanet, bulaşık, can sıkıcı kişi ve durumlar için kullanırız bu deyimi, yaşadığımız durum illallah dedirtmiştir bize.  "Püsküllü Bela" deyiminin etimolojisi, hikayesi şöyledir: Osmanlı İmparatorluğu zamanında Sultan II. Mahmud döneminde fes kullanılması zorunlu hale getirilir. Fes başıma fes başıma derdi rahmetli Kemal Sunal hatırlarsınız. İşte bir gün fes zorunlu olunca millet birer ikişer fes almaya başlamış.

AMV'den Püsküllü Bela Almak


Gittin AVM'ye beş on akçeye fes aldın. Kafanın üstünde kocaman bir silindir düşün arkasında da püskülü var, ver poyrazı, al lodosu püsküller karışır, kaküle dolaşır, fesler uçar derken al başına belayı! Bir yere mi yetişeceksin biraz koşayım hızlı gideyim desen fes senden önce önünde yuvarlanıyor. Millete madara oluyorsun.

Kısaca söylemek gerekirse kullanımı çok zahmetli olan bu kafa giysisi millete o kadar gına getirtmiş ki zorluğu ifade etmek için bugün bile "Püsküllü Bela" deyimini çok zorlu bir durumu ifade etmek için kullanıyoruz.


Hay bu etimoloji merakıma ben....