8 Mart 2016 Salı

Nezahat Baysel Onbaşı: "Bu mudur sizin erliğiniz, erkekliğiniz?"

Sulu gözlerle okuyacağınız bir kadın hikayesi

Nezahat Baysel'in Torunu İstiklal Madalyasını Alıyor

Bugün dünya kadınlar günü. Herkes kendi anlayışına, kendi meşrebine göre bu günü anlamlandıracak, kutlayacak. Ben kadınlarımız diye başlayan cümleleri sevmiyorum. Çünkü sonundaki "mız" eki bile bir sahiplenme ve benimseme kokuyor. Kadın da benim gibi bir varlık işte. Blog yazılarımı okuyan arkadaşların çoğu bu ülkenin kadınların omzunda yükseldiğini ve yükseleceğini yazdığıma şahit olmuştur. Bugün de size böyle bir hikaye anlatacağım.

Kurtuluş mücadelesinde asker bir kız çocuğu


Kurtuluş Savaşı yılları, 300 yıldır savaşan bir milletin çocukları Anadolu içlerine kadar kıstırılmış! Kuvayi Milliyeciler bir milletin ölüm kalım savaşını veriyorlar! O sıralarda Annesini 1.Dünya Savaşı'nda kaybetmiş kız çocuğu var adı "Nezahat" Babası bir komutan sürekli cephelerde kızına bakacak kimse olmadığı için Nezahat babasının yanında cephededir. Atatürk ve diğer Kurtuluş Savaşı önderleriyle tanışmıştır.

İlk tüfeğini Çerkez Ethem Bey veriyor

Çerkez Ethem 

Hafız Halit Bey Çanakkale Savaşı'ndaki 70. Alay ile Kurtuluş Savaşı mücadelesinin en aktif komutanı. Nezahat babasından ata binmeyi ve silah kullanmayı öğrendi. İlk asker elbisesini 1920 yılında giysi. Bir gün sahada asker üniforması içinde dolaşırken bir grup silahlı adama rastladı yeşil gözleri sarı saçları ve asker üniformasıyla at üstündeki bu çocuğa silahlı kalabalık gruptan biri sordu.

"Kimsen sen kızım?"
Askerim ben efendim, Kuvayı Milliyeci
"Hiç silahsız asker olur mu?"
Belindeki tabancasını gösterdi Nezahat
"Askersen tüfeğin nerede, hiç tüfeksiz asker olur mu?"
Tüfek boyumdan büyük olduğu için taşıyamıyorum efendim!

Silahlı adamların başı sakalını sıvazladı ve "Bu çocuğa Yunan malı bir tüfek verin" dedi. Bu tüfek küçük bir makinalıydı bu tüfek bir baskında Yunan ordusundan alınmıştı. Kız silahı aldı çok sevindi. O silahı veren adam Çerkez Ethem'di.


Türk ordusunun bozgununu önleyin kız çocuğu


Türk ordusunun ilk yenilgisi olan Gediz Muharebesi'nde bozguna uğrayıp kaçarken gören Nezahat kaçan askerlerin askerlerin üstüne atını sürüp şöyle bağırdı:

"Neden kaçarsınız? Neden korkarsınız?"
"Bu mudur sizin erliğiniz?" "Bu mudur sizin erkekliğiniz?"
Atını şahladırıp şöyle dedi "Ben cephede ölmeye gidiyorum, siz nereye gidiyorsunuz?"

Bu duygusal konuşma ile toparlanan askerler derhal mevzi oluşturup siper aldılar. Küçücük bir kız çocuğu büyük bir bozgunu önleyerek bir milletin kaderini değiştirdi.

Yunanlıların "Kızlı Alay" dediği alayda askerdi


Bu çocuğa Yunan askerlerinin “Kızlı Alay” dedikleri  alayda onbaşı unvanı verildi. Savaştan sonra Nezahat Onbaşı babası ile İstanbul'da yaşadı. Önce Bursa Amerikan Kız Koleji'nde, ardından İstanbul Kumkapı'da açılan Fransız Jan Dark Enstitüsü'nde öğrenim gördü.

30 Ocak 1921 günü TBMM'de yapılan 140. oturumun birinci celsesine Bursa mebusu Emin Bey, ilk İstiklal Madalyası’nın Nezahat Onbaşı’ya takdimini teklif etti. Madalya takdimine dair karar zabıtlara geçti fakat sonraki yıllarda bu karar unutuldu.

Nezahat Onbaşı onbaşılık beratını kaybetmişti. 1986’da Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenen bir törenle Nezahat (Baysel) Onbaşı’ya TBMM başkanı Necmettin karaduman tarafından Milli Mücadeleye olan katkılarından dolayı takdir beratı sunuldu. Daha sonraki yıllarda Milli Arşivlerde Çalışan Zonguldaklı Ozan Bey tarafından bu belge bulunarak gündeme getirildi. Ancak Nezahat Hanım’ın ömrü bu madalyayı almaya yetmedi 1994 yılında hayata gözlerini kapadı.

Büyük İnsan Nezahat Baysel - Ruhun Şad Olsun
Ve büyük devletimiz Türkiye Cumhuriyeti Nezahat (Baysel) Onbaşıya vermeyi unuttuğu İstiklal madalyasını 2013 yılında Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in gecikme özrüyle birlikte torunları Şebnem Üçok'un kızı Gizem Ünaldı'ya 95 bin 262'inci İstiklal Madalyası takdim edilmiştir.

Ve istiklal madalyası torunun kızına kısmet oluyor


Bu millet ve bu devlet kadınların omuzlarında bugüne gelmiştir. Aydınlık yarınlar kadınlarla gelecektir. İyi varsınız. Bir kız çocuğu babası olarak 8 Mart Dünya Kadınlar gününüzü en içten dileklerimle kutluyorum.

İyi ki varsınız. Varlığınız varlığımızdır...